Hükümet programı TBMM'de

Hükümet programı TBMM'de

CHP Kocaeli Milletvekili Güneş:

TBMM (AA) - CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, "Biz CHP olarak 62. hükümete güvenmiyoruz. 62. hükümetle 61. hükümet aynıdır. Sadece başındaki kişiye vekalet verilmiştir. Başı Meclis'te değildir" dedi. 

Güneş, TBMM Genel Kurulu'nda hükümet programı üzerine partisi adına yaptığı konuşmaya başlarken, iktidar partisi milletvekillerinin büyük bölümünün salonda bulunmadığını belirterek, bu durumu eleştirdi. 

Hükmet programının taslak olarak hazırlandıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderildiği, Erdoğan'ın bazı bölümlerin çıkarılmasını istediği yönünde haberler olduğunu ifade eden Güneş, bunun doğru olup olmadığının açıklanmasını istedi. Güneş, "Gerçek başbakan Davutoğlu mu? Yoksa Köşk'te diyeceğim ama başka bir saraya gitti, orada oturan sayın Erdoğan mı? Bunu öğrenmek istiyoruz" dedi. 

Hükümetin sürekli "Yeni Türkiye" ifadesinin kullandığını belirten Güneş, "Sizin Yeni Türkiye dediğiniz, Tayyip Erdoğan'ın her dediğinin olması. Her şeyin onun tarafından tayin edildiği bir Türkiye'yi söylüyorsunuz" şeklinde konuştu. 

Güneş, hükümet programında yeni anayasadan söz edildiğini hatırlatarak, iktidarın yeni anayasadan kastettiğinin de başkanlık sistemi olduğunu savundu. 

Son günlerde herkesin seçilmiş cumhurbaşkanı ifadesini kullandığını belirten Güneş, ancak seçilmiş milletvekillerin yıllarca tutuklu kaldığını, iktidarın bu duruma gerekli duyarlılığı göstermediğini ileri sürdü. Güneş, "Demek ki milli irade cumhurbaşkanı için geçerli, ama milletvekilleri için değil. Bu doğru değil" dedi. 

Güneş, "Biz CHP olarak cumhurbaşkanının meşruiyetini sorgulamıyoruz. O makama gayet saygılıyız. Burada hiç kuşkunuz olmasın. Bizim söylediğimiz şudur; eğer cumhurbaşkanı hukuka uymazsa, biz anayasa ve hukuktan yana oluruz diyoruz. Bizim söylediğimiz budur. Anayasada parlamenter sistem varken siz eğer başkanlık sistemi uygulamaya kalkarsanız bu olmaz. Bu rejimin omurgasını kaydırır. Omurgası kaymış bir rejim de ayakta kalamaz, çöker" diye konuştu. 

 

-"Benim bu bahsettiğim kişi Beşar Esat"

 

Milletvekillerine bir lideri tarif edeceğini, bunun kim olduğunu bulmalarını isteyen Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu lider her seçimde seçimleri büyük farkla kazanıyor. Muhalefet partilerine göz açtırmıyor. Başvekili o tayin ediyor, bakanlar kurulunu o belirliyor. Tüm sözde vesayetleri kaldırmış, tek vasi kendisi olmuş. Her cuma ayrı bir camide namazını kılıyor, Allah kabul etsin, çıkışta da açıklamalar yapıyor. Ülkede bu lidere bağlı bir istihbarat örgütü var, çok güçlü. Her yerde herkesi izleyebiliyor, dinletebiliyor. Bir sürü televizyon kanalı var, ama çoğu onun. Ve o kanallarda sadece onun izin verdiği kişiler veya bakanları boy gösterebiliyor. Biz CHP olarak bu rejime, bu lidere çok karşıyız."

"Şimdi sizin aklınıza muhtemelen şu kişi geliyor değil mi?" diyerek, The Economist dergisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir fotoğrafı kullanılarak hazırlanan kapağının, büyütülmüş halini milletvekillerine gösteren Güneş, sözlerini "Hayır benim bu bahsettiğim kişi Beşar Esat. Beşar Esat'ın ülkesinde böyle bir rejim var ve biz Beşar Esat'ın böylesi rejimine karşıyız" diye sürdürdü.

Konuşmasında 62. hükümet programında yer alan ekonomik değerlendirmeleri eleştiren ve AK Parti iktidarları ile daha önceki dönemlere ait ekonomik verilerden örnekler veren Güneş, iktidarın hayal tacirliği yaptığını ileri sürdü.  Güneş, "Benim anladığım şudur, sayın Başvekil TÜİK bültenleri önüne geldiğinde, bültenleri kokluyor ama içini açıp okumuyor. O anlaşıldı. Çünkü AKP grubunda ben gördüm, 'kağıt koklamayı çok severim' dedi. İçini açıp okusa çok iyi olacak" dedi.  

 

-"Silahların bırakılmasıyla Kürt sorunu çözülmez. Onunla sadece ateşkes olmuş olur"

 

Yeni Türkiye'nin en önemli parçalarından birinin de çözüm süreci olarak nitelendiğini söyleyen Güneş, bu sürecin ne olduğunu hiç kimsenin bilmediğini ileri sürdü. TBMM'nin sürecin dışında bırakıldığını bunun kabul edilemez olduğunu ifade eden Güneş, "Meclis'in devre dışı kaldığı bir barış sürecinin demokratik olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Kürt sorunu, Türkiye'de demokrasi ve insan hakları sorunun bir parçasıdır. Kürt sorunu ancak bir büyük uzlaşma ile sağlanabilir. Parlamenter sistemde onun sağlanacağı yer bu Meclis'tir. Çözüm süreci buraya gelmelidir. Silahların bırakılmasıyla Kürt sorunu çözülmez. Onunla sadece ateşkes olmuş olur. Kürt sorununun çözülmesi için Kürt kökenli yurttaşlarımızın özgürlüğe ve adalete kavuşması gerekir. Bu konuda da iktidarın attığı hiçbir adım yoktur" değerlendirmelerinde bulundu. 

AK Parti hükümetlerinin dış politikasını eleştiren, başarısız olarak nitelendirdiği bu dış politikayı yöneten kişinin 62. hükümette başbakanlığa terfi ettirilmesini anlamanın mümkün olmadığını söyleyen Güneş, "Dünyanın neresinde 49 diplomat teröristler tarafından rehine alınsa, o ülkenin dışişleri bakanı anında istifa eder. Oysa ki neredeyse üç ay geçti, bu konuda basın yasağı getirildi, onunla da yetinilmedi, bu dışişleri bakanı başvekilliğe terfi ettirildi. Çok üzücü" şeklinde konuştu. 

AK Parti iktidarının Suriye politikasını da eleştiren Güneş, muhaliflere silah yardımı yapıldığını iddia etti. Güneş, sonunda bölgede dünyanın en büyük terörist örgütü IŞİD'in oluştuğunu söyledi. 

İktidarın Gazze'de de esip gürlediğini, ancak yağmur damlası bile yağdıramadığını savunan Güneş, Türkiye'nin dış politikadaki itibarının giderek yok olduğunu ileri sürdü. Güneş, 12. cumhurbaşkanının yemin törenine katılan ülkelere bakıldığında bunun açıkça görüleceğini belirterek, milletvekillerine "Bu ülkelerin haritada yerini bilen var mı?" diye sordu. 

 

-"Ben çocuklarımla kriptolu telefonda konuşmuyorum"

 

Başbakan danışmanı iken seçimin ardından cumhurbaşkanlığı danışmanlığına geçen bir kişinin 26 Mayıs 2014 tarihinde bir köşe yazısında o dönem başbakanlık görevinde bulunan Erdoğan'ı Sadrazam Mahmut Nedim Paşa'ya benzettiğini söyleyen ve Erdoğan ile Nedim Paşa'nın büyük boy fotoğraflarını milletvekillerine gösteren Güneş, "Ben bakıyorum, bakıyorum bir benzerlik bulamıyorum. Ben açıkçası benzetsem, benzetsem sadrazamlardan Koca Sinan Paşa'ya benzetirim" dedi. 

İktidarın yolsuzlukla mücadele vaadiyle iş başına geldiğini, ancak en çok da bununla suçlandığını ifade eden Güneş, "Ben çocuklarımla kriptolu telefonda konuşmuyorum. Başbakan neden çocuklarıyla kriptolu telefondan konuşuyor bunu açıklaması lazım" ifadesini kullandı. 

 

-"Bizimle ilgili de böyle yolsuzluk suçlamaları yok" 

 

Paralel devlet konusunu aile içi bir mesele olarak gördüğünü, bu nedenle çok değinmek istemediğini, ancak birkaç noktayı paylaşması gerektiğini söyleyen Güneş, şöyle devam etti:

"Bu haşhaşi olarak nitelendirilen paralel devletin Pensilvanya'daki başıyla ilgili bir açıklamayı okumak istiyorum. Şöyle diyor; 'Konu Amerika olunca ben doğrusu Türkiye'den ayrılmadan mümkün olursa hoca efendiyi bir ziyaret edebilir miyim diye gönlümden geçirmiştim. Sayın başbakanımıza da konuyu açtım. Fırsat bulursam böyle bir ziyaret yapmak istiyorum. İzin verir misiniz, uygun görür müsünüz dedim. Çok memnun oldu. Hatta bizim için de mümkün olsa biz de görüşebilsek dedi. Ama programları çok yoğun'. Devamında da şöyle diyor; 'Bize çok büyük iltifatlarda bulundu, dostane karşıladı. Geçmiş dostluğumuzun hiç eksilmediğini, belki arttığını gördük. Hükümetimiz, Sayın Başbakanımızla ilgili düşünceleri de müsbet. Daha başarılı olmamızı, çok daha temkinli ve dikkatli olmamızı hem çevremizdeki, bölgemizdeki olaylarda, dünya politikasında hem de bazı konularda hassasiyet göstermemizi istiyor' diyor. Kim o biliyor musunuz? Bu görüşme yolsuzluk operasyonundan 7 ay önce, 15 Mayıs 2013 tarihinde burada oturan Sayın Bülent Arınç tarafından yapılmış."

Güneş'in sözleri üzerine AK Partili bazı milletvekilleri "Sizden gidenleri söyle" diyerek tepki gösterdiler. Güneş de "Bizden gidenler böyle ifade etmiyor. Bizimle ilgili de böyle yolsuzluk suçlamaları yok" karşılığını verdi.  

 

-"Bu parlamentoda, Esma El Bilteci'ye, Ali İsmail Korkmaz'a yüreği yanmayan var mı?"

 

Devletin herkese eşit mesafede ve hakkaniyetli olması gerektiğini söyleyen Güneş, 14 Ağustos 2013'de 17 yaşındayken Mısır'da Rabiatül Adeviye Meydanı'nda darbe karşıtı gösterilerde hayatını kaybeden Esma El Bilteci'nin büyük boy fotoğrafını gösterdi. "Bu Meclis'te Esma El Bilteci'ye, bu fidana yüreği yanmayan var mı?" diye soran Güneş, ardından Eskişehir'de Gezi olayları sırasında dövülerek hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ın büyük boy fotoğrafını da gösterdi. Güneş, "19 yaşında bir fidan Ali İsmail Korkmaz. Gezi Parkı eylemlerinde sivil polisler onu öldüresiye dövüyorlar. 38 gün sonra yaşamını yitiriyor. Bu memlekette, bu parlamentoda Ali İsmail Korkmaz'a yüreği yanmayan var mı? Varsa Sıratel Mustakim'den geçerken onun ifadesini verirsiniz" şeklinde konuştu. 

Güneş, konuşmasının sonunda, CHP olarak 62. Hükümet'e güvenmediklerini belirterek, "62. Hükümet'ten asla ümitli değiliz. Türkiye'de 62. Hükümet, 61'inciden daha iyi olmayacaktır. Dervişin önüne bir şarap koymuşlar, içmiş, en kötüsü bu demiş. Diğerlerini tatmadın demişler. Bundan daha kötüsü olmaz demiş. Bundan daha kötüsü olmaz. 62. Hükümetle, 61. Hükümet aynıdır. Sadece vekalet verilmiştir. Başındaki kişiye vekalet verilmiştir. Başı Meclis'te değildir" dedi.  

Hurşit Güneş'in konuşmasından sonra yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 3 partinin 62. Hükümet programı üzerinde görüşlerini aktardığını ancak hala Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Genel Kurul Salonu'na gelmediğini ifade ederek bu durumu eleştirdi. 

Kaynak:Haber Kaynağı