'Her şeyden korkuyoruz vesselam'

'Her şeyden korkuyoruz vesselam'

ADD ve ÇYDD'nin Malezya'da miting düzenlemesinden Doğan'ın gazete almasından korkuyoruz.

Türkiye'de korku söyleminin imtiyaz temin etmek için kullanıldığını söyleyen Yasin Aktay, Genç Siviller'in korkularını hatırlattı: ADD ve ÇYDD'nin Kuala Lumpur Meydanı'nda Cumhuriyet Mitingi düzenlemesinden korkuyoruz. Doğan'ın Malezya'da gazete almasından korkuyoruz. Daha başka neler nelerden korkuyoruz...

 

Yasin Aktay / Yeni Şafak

 

Başörtüsü yasakçılığı kendi ideolojik fanatiklerini de üretmiş ve bugün özgürlükçülüğe direnişin ön cephelerine sürmüştür. Bir korku söyleminin iktidar, imtiyaz veya pozisyon temin etmek için bu kadar verimli olduğu fark edilmişse bundan vazgeçilmesini beklemek safdillik olur. Sorun korkulara bu kadar çok ödül vermek.

İnsanlar hayatları boyunca bir sürü değişik şeyden bir sürü nedenden dolayı korkabilir. Ama bu korkuları onları başkalarına karşı imtiyazlı kılamaz. İmtiyaz üreten korkular artık istismar konusu olabilir, o yüzden başkalarının özgürlük sınırına dayanır.

GENÇ SİVİLLER DE KORKUYOR

Genç Siviller tam bu ortamda yine yapacaklarını yapmış, en şık eylemlerden birine daha imza atmışlar. Korku terörüne karşı ironik bir misilleme yapmışlar, onlar da uzun bir liste halinde kendi korkularını ifade etmişler.

2006 yılında bile darbe olan Tayland gibi olmaktan korkuyoruz.

Irkçılığın ve ayrımcılığın gündelik hayat haline dönüştüğü Apartheid Güney Afrika'sı olmaktan korkuyoruz.

Sokaklarda bile başörtüsüyle gezmenin yasak olduğu Tunus olmaktan korkuyoruz.

Yeni Anayasaya 'Türkiye Malezya olamaz, olması teklif dahi edilemez' maddesi konmasından korkuyoruz.

Emekli Subaylar, ADD ve ÇYDD'nin Kuala Lumpur meydanında Cumhuriyet Mitingi düzenlemesinden korkuyoruz.

Türkiye'deki cuntacıların Malezya'da darbe girişiminde bulunmasından korkuyoruz.

Genel Kurmay'ın, Malezya tehlikesi üzerine, iç hizmet kanunundan kaynaklanan sorumluluklarını hatırlatan bir gece yarısı bildirisi yayımlamasından korkuyoruz.

Malezya'ya benzememek için Türk bayrağından ay ve yıldızın çıkarılmasından korkuyoruz.

Bu tartışmaları ciddiye alan Malezyalıların incinmesinden korkuyoruz.

Malezya'ya benzemek isteyen İslamcı müteahhitlerin boğaza Petronas Kuleleri dikmesinden korkuyoruz.

Cumhuriyet Gazetesi reklamlarındaki 'Tehlikenin Farkında mısınız?' yazısının Malay alfabesiyle yazılmasından korkuyoruz.

Doğan Medya Grubunun Zaman ve Yeni Şafak Gazetelerini de satın almasından korkuyoruz.

Doğan Medya Grubunun Malezya'da gazete almasından korkuyoruz. Bu gazetenin de 'Malezya Malaylarındır' sloganıyla çıkmasından korkuyoruz!

Ertuğrul Özkök'ün bu gazeteye Genel Yayın Yönetmeni olmasından ise Malezyalılar korkuyor!

Ramazan reklamı yapan Coca Cola'nın yeşil sermaye diye ilan edilmesinden korkuyoruz.

İsmail Türüt'ün Eurovision'da bizi temsil etmesinden korkuyoruz.

Ozan Arif şiirlerinden ÖSS'de soru sorulmasından korkuyoruz.

Katilleri öven açıklamalar yapan İzmir Baro Başkanının bir dönem daha seçilmesinden korkuyoruz.

Yeri gelmişken, Fadime Şahin-Ali Kalkancı filminin devamının çekilmesinden korkuyoruz.

Meclis'i dualarla açılan Yunanistan'ın bizden önce Malezya'laşmasından korkuyoruz!