'Her işe maydonoz olabiliyorum'
Milliyet'ten Meral Tamer, ALKEV'in bahçesinde dinlediği Cüneyt Zapsu'nun sohbetinden satır aralarını köşesine taşıdı.
Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV'in Çarşamba Sohbetleri'nin sonuncusunda Cüneyd Zapsu'yu dinledik. Zapsu konuşmasını yer yer Almanca deyimlerle renklendirince, sorular da Almanca kelimelerle zenginleştirildi.
Cüneyd'i Alman Liseli damarlarımın epey kabardığı bir ortamda dinleyince, onun Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çok yakınında durduğu halde neden milletvekili ya da bakan olmadığını, siyasi formel bir kimliğe bürünmediğini anladım sanki. Değil yatılısı, yarım gün olduğu için öğle yemeği bile olmayan okulumuzun kültüründen gelen, kanımıza işlemiş geniş bir özgürlük alanı var. Özgürlüğümüzden taviz vermiyoruz.
Danışman değil asistan(Zapsu'nun söyledikleri)
"Ayağımdaki şu spor lastik ayakkabılarla yabancı devlet başkanlarının yanına girebiliyorum. Mini Cooper'ımla dolaşıyorum. Bürokrasiyi şaşırtmak hoşuma gidiyor. Ankara gibi bir yere tıkılmak benim için olacak iş değil. Diplomat değilim. Bürokrat değilim. Avukat değilim. Siyasetçi hiç olamam. Onun için de zaten hiyerarşiye hiç girmedim. Girdiğiniz zaman her şey için izin almanız gerekiyor.
O kadar çok danışman var ki etrafta. Ben bu sıfatı kullanmıyorum. Ben Tayyip Bey'in özel asistanıyım. Sevdiğim saydığım bir arkadaşıma çok zor bir işte yardımcı olmaya çalışıyorum. Zaten benim ölçülerime göre danışmanlık uzmanlık ister. Ben de ancak fındıkta danışmanlık yapabilirim.
Tayyip Bey benim için "Veri koordinatörüm" diyor. Nerede ihtiyaç varsa, oraya ulaşmaya çalışıyorum. Tren kazası, deprem, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Almanya, ABD, Ermeni Konferansı... Her işe maydanoz olabiliyorum." Meral Tamer/Milliyet