'Hekimlik daha çok kazandırırdı'
Üniversitelerin döner sermaye gelirlerinin bölüşümü ve rektör maaşları konuşuluyor. SÜ Rektörü Okudan ise maaşının çok olmadığını söylüyor.
Türkiye kamuoyu bir süredir üniversitelerin döner sermaye gelirlerinin bölüşümünü tartışıyor. Rektörlerin Cumhurbaşkanı, Başbakan, milletvekili ve üst düzey bürokratlardan döner sermaye gelirleri aracılığıyla daha fazla gelir kazandıkları iddia ediliyor. Bu durumun kamu yönetiminin itibarı açısından uygunsuz olduğu vurgulanıyor. Genelde tıp fakültelerine sahip üniversitelerin tıpçı rektörleri ise, aldıkları döner sermaye gelirlerinin abartıldığını belirterek, bağımsız hekimlik yapmaları durumunda devlet görevinden edindikleri gelirin 5-6 katını rahatça elde edebileceklerini öne sürüyor.
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, döner sermaye tartışmalarında, bütün tablonun göz önünde tutulmadığını ifade ederek, Tıp Fakültesi’nde çalışan unvanlı bir doktorla devlet hastanelerinde çalışan uzman doktorların aldığı maaşlar arasındaki uçuruma dikkat çekiyor. Tablonun doğru okunması halinde tartışmaların daha sağlıklı yürüyeceğini düşünen Prof. Dr. Okudan, yaptıkları bütün tasarufların kanunlara uygun olduğunun altını çiziyor.
REKTÖRLERE DAHA AZ DÖNER SERMAYE GELİRİ VERİLECEK
Üniversitenin kazandığı gelirden (döner sermaye) maaşının 4 katı pay alabilen rektörler için yeni bir düzenlemeye gidiliyor. Bakanlar Kurulu'nda imzalanarak Meclis'e gönderilen tasarı, rektör ve öğretim üyelerinin döner sermaye gelirlerini 'maaşın 2 katı'na düşürüyor. Döner sermaye daha çok bünyesinde tıp fakültesi bulunan rektörlerin işine yarıyor. Hazırlanan kanun değişikliği, mesai saatleri dışında üniversitede çalışan veya yaptığı araştırmalarla kuruma ek gelir sağlayan hocaların aldığı parayı ise yükseltiyor.
Tasarının kabul edilmesi halinde öğretim üyelerinin gelirlerinde yaklaşık 250 YTL artış olacak. Mevcut yasa, hem ek ödeme hem de döner sermayeden pay alan öğretim üyelerinin gelirlerinden kesinti yapılmasını öngörüyor. Bu da hocaların çalışmalarını üniversite dışına taşımasına sebep oluyor.
YÖK Kanunu'na göre rektörler döner sermayeden iki türlü pay alıyor. Rektörler, maaşının iki katı tutarında bir payı, üniversitelerin normal gelirlerinden, maaşının dört katı tutarında bir payı da hocaların mesai saatleri dışında yaptıkları çalışmalarla elde edilen döner sermayeden alıyor.
Toplamda rektörler maaşlarının 5 katına kadar döner sermaye geliri elde ediyor. Hükümetin hazırladığı kanun tasarısı ise rektörlerin döner sermayeden aldıkları 'maaşının 4 katı' payı 'maaşının yüzde 10'una indiriyor. Maaşının 'iki katı' tutarındaki pay ise korunuyor. Bu durumda tasarının aynen kanunlaşması halinde rektörler döner sermayeden 'maaşının 2 katı+yüzde 10 pay' alacak.
Tıp fakültesi olmayan üniversitelerde ise hiç döner sermaye geliri olmayan rektörler de bulunuyor. Kanun tasarısı ayrıca mesai saatleri dışında üniversitede çalışan hocaların aldıkları parayı yükseltiyor. Hem 'ek ödeme' hem de 'döner sermayeden pay' alan öğretim üyelerinin gelirlerinden mahsuplaşma ile 200-250 lira kesiliyor, bu durum da hocaların çalışmalarını üniversite dışına taşımasına sebep oluyordu. Kanun tasarısının aynen kabul edilmesi halinde üniversiteye gelir getirici çalışma yapan öğretim üyelerinin gelirlerinde 200-250 lira civarında bir artış olacak.
“KANUNLARA UYMAKLA MÜKELLEFİZ”
Hükümet tarafından hazırlanan yeni kanun tasarısını gazetemize değerlendiren ve rektörlerin yüksek maaş aldıkları şeklindeki iddiaları eleştiren Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, kanun dışı herhangi bir uygulamanın mümkün olmadığını belirterek “AK Parti hükümeti tarafından yapılan düzenlemede öğretim üyeleri maaşlarının 2 katı, dekanlar 3 katı, rektörler ise 4 katı döner sermayeden katkı alabiliyor. Benim aldığım maaş da bu kanuni düzenlemeye uygundur. Ben performans almıyorum, BAP vb. araştırma projesi kapsamında da herhangi bir miktar almıyorum. Yapılan yeni düzenleme kanunlaşırsa ona da uyacağız. Ancak şunu söylemek istiyorum. Ben dışarıda hekimlik yapsam devletin bana verdiği maaşın en az 5 katını kazanırım. Sadece ben değil, Tıp Fakültesi’nde görevli bütün hocalarımız da aynı durumdadır” diyor. Tıpta çalışan akademisyenlerin döner sermayeden daha fazla, diğer akademisyenlerin az almalarının oluşturduğu farkın da bu akademisyenlerin Bilimsel Araştırma Projesi, TÜBİTAK, özel sektör vb. alanlardan kazandıkları gelirlerle kapatıldığını ifade eden Prof. Dr. Okudan “Birçok akademisyenimiz özel sektörde danışmanlık yapıyor. Bunun karşılığında hak ettikleri geliri alıyorlar. Biz üniversite olarak bunun önünü açtık. Zaten döner sermaye yasalara uymayan ve usulsüz bir şekilde bölüştürülüyor olsaydı bu Sayıştay denetlemelerinde ortaya çıkar ve usulsüz ücretlendirilen miktar ilgili kişinin maaşından kesilir” şeklinde konuşuyor. Döner sermaye bölüşümünün yürürlükteki kanunlara göre yapıldığını bildiren Prof. Dr. Okudan, herhangi bir kanun değişikliğine de aynı şekilde uymakla mükellef olduklarını kaydediyor.
ABARTILI RAKAMLAR TELAFFUZ EDİLİYOR
Bazı üniversite rektörlerinin maaşının döner sermayeden aldıkları katkılarla 50 bin YTL’ye kadar çıktığı iddialarına Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dinçer Bedük, gülerek “Abartılı rakamlar telaffuz ediliyor. Bu mümkün değil. Zaten kanunda belirtilen oran ve miktarlar da brüt maaşlar. Bu rakamlardan yapılan vergi ve prim kesintileri de yazılmıyor” şeklinde konuşuyor.
TABLONUN TAMAMI İYİ OKUNMALI
Tıp Fakültesi’nde çalışan bilimsel unvanlı doktorların devlet hastanelerinde çalışan uzmanlara nazaran daha az döner sermaye payı aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Okudan, ‘döner sermaye gelirleri’ konusunda kamuoyunun tablonun tamamını görmesi gerektiğini belirterek “Nedense üniversitelerin ve tıp fakültelerinin döner sermaye bölüşümleri iki de bir söz konusu ediliyor. Devlet hastanelerinde çalışan uzmanların döner sermayeden elde ettikleri gelirlerle Meram Tıp Fakültesi’nde çalışan bir Prof. Dr.’un elde ettiği geliri karşılaştırmak kimsenin aklına gelmiyor” şeklinde tartışmalardan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Üniversitelerin çalışanlarına dağıttığı döner sermayeden yapılan vergi kesintilerinin devlet hastanelerinde çalışanlardan daha fazla olduğuna işaret eden Prof. Dr. Süleyman Okudan, kamuoyunun tablonun tamamını gözeterek okumasının daha iyi olacağını ifade ediyor.
DEVLET HASTANESİNDE GÖREVLİ UZMANLARIN GELİRİ BİLİNMİYOR
Konya’da devlet hastanelerinden ne kadar döner sermaye dağıtımı yapıldığı ise bilinmiyor.
Numune Hastanesi’nde çalışan bir uzmanın döner sermaye bölüşümünden elde ettiği gelir miktarını sormak için aradığımız Numune Hastanesi Başhekimi Dr. Rıza Sarıbabıccı, bu rakamı telaffuz etmesinin yanlış anlaşılacağını ifade ederek “Sadece şunu söyleyebilirim: Dışarıda muayenehanesi olan bir uzmanımız, tamamen hastane bünyesinde çalışan bir uzmanımızın aldığı miktarın üçte birini alır” şeklinde herhangi bir rakam ifade etmeden durumu özetliyor.
REKTÖRLER CUMHURBAŞKANINDAN FAZLA MI KAZANIYOR?
Cumhurbaşkanı 15, başbakan 9, milletvekilleri 8, müsteşar ise 4 bin YTL maaş alıyor. Rektörlerin yüklü miktarda döner sermaye almasına tepki gösteren eğitim çevreleri ise yeni bir düzenleme yapılmasını istiyor. "Ülkemizde bilimsel çalışmaların ve rasyonelliğin beslendiği ana damar olan üniversitelerde şeffaflığın her zaman hüküm sürmesi gerektiğini düşünmekteyim" diyen Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı Başkanı Mehmet Emrah Nalçacı da cumhurbaşkanının, başbakanın ve üst düzey bürokratların aldıkları maaşlar bilinirken sadece bilimsel çalışmalar ve öğretim konusunda özerk olması gereken üniversitelerin bu konudaki gizliliğini anlamadıklarını belirtiyor. 2007 yılında 54 kamu üniversitesinde toplam 528 milyon YTL, 2008'in ilk üç ayında 134,9 milyon YTL döner sermaye dağıtıldı.
DÖNER SERMAYE NEDİR?
Genel bütçe içinde idare olunan hastane, mesleki okullar, darphane gibi kuruluşların faaliyetlerinde etkinlik sağlamak için bunlara döner sermaye veriliyor. Bunların mal ve hizmet üretimleri sonucunda sağladıkları paralar, döner sermayeye gelir olarak kaydediliyor. Harcamaları da yine döner sermayeden yapılıyor. Buraya başlangıçta tahsis olunan ödenek, diğer normal ödeneklerde olduğu gibi yok olmamakta, gelir-gider akımı içinde devamlı olarak kullanılabiliyor. Faaliyetleri sonucunda elde ettikleri gelirleri de genel bütçeye değil döner sermayeye gelir kaydediliyor, böylece ilgili kamu kurulunca sermayenin tekrar tekrar kullanılması imkânı doğuyor.
İŞTE ÜNİVERSİTELERİN DAĞITTIĞI DÖNER SERMAYE MİKTARLARI:
Ocak-Mart 2008'de en fazla döner sermaye dağıtan üniversiteler: Hacettepe (9,4 milyon YTL), İstanbul (9,2 milyon YTL), Ankara (7,9 milyon YTL), Dokuz Eylül (7,7 milyon YTL), Gazi (7,4 milyon YTL), Anadolu (5,8 milyon YTL), Akdeniz (5,6 milyon YTL), Selçuk (5,7 milyon YTL), 19 Mayıs (5,6 milyon YTL), Ege (5,5 milyon YTL). Murat Güzel-Memleket