Hayır Leyla, her şey para değil!

Hayır Leyla, her şey para değil!

Prof. Berktay'ın konuşması üzerine toplantıyı terk eden Alaton'a cevap gecikmedi…

Hayır Leyla Alaton, her şey para değildir

 

Ünlü işkadını Leyla Alaton’un "Korkuyorum anne" türküsünü söyleyenlerden olduğunu öğrendik.

Meğer Leyla Hanım, türban yasağını savunuyormuş.

Gerekçesi ise şu:

"Türkiye’de kızlar üzerinde ataerkil bir baskı var... Üniversite dönemindeki genç aileye bağımlıdır... Hayatıyla ilgili vereceği kararda ne kadar bağımsız olabilir? Kendi kararlarını kendileri veremezler. Ancak kendi paralarını kazandıktan, ekonomik özgürlüklerini sağladıktan sonra kapanıp kapanmayacaklarına karar verebilirler. Her şey paradır... Para kazansınlar, sonra da ne yaparlarsa yapsınlar."

Leyla Alaton’un, en azından "Kanun yasaklamış kardeşim... Kanuna uyacaksın... Başka yolu yok" şeklinde bir kestirip atma yöntemi izlemeyip, "akılcı" bir gerekçe bulma çabasını tabii ki önemsiyorum.

Ancak...

Leyla Hanım’ın bu çabası da, maalesef tartışmaları sona erdirici ve herkesi mutlu kılıcı bir sonuç vermiyor.

* * *

Neden mi?

Çünkü Leyla Hanım’ın tezi, empatiye hiç yer vermeyen bir tez...

Oysa Leyla Alaton’un, her ailenin bir etki alanı oluşturduğunu ve bunun da normal olduğunu düşünmesi gerekirdi...

Mesela...

Leyla Alaton’un ailesi de mutlaka bir etki alanı oluşturmuştur...

Bugünkü Leyla Alaton’un fikirlerinin, yaşam tarzının ve dünya görüşünün oluşumunda ailesinin oluşturduğu bu etki alanının payı vardır...

Liberal ailelerin oluşturdukları etki alanında çocuklarını yetiştirmeleri mübahken, muhafazakár ailelerin oluşturdukları etki alanında çocuklarını yetiştirmeleri neden kabul edilemez olsun ki?

Üniversite çağına gelmiş bir gence, "Hop! İçki içemezsin... Önce paranı kazan, ekonomik özgürlüğünü sağla, ondan sonra hayat tarzını oluştur" diyebilir miyiz?

Ya da...

"Anne ben ateist oldum" diyen oğul ya da kıza, "Dur bakalım evlat! Para kazanıyor musun? Paranı kazan, sonra ne olursan ol" denilebilir mi?

Yani...

Ailelerin oluşturduğu etki alanlarını bir tür "baskı" olarak nitelersek, kendi ailelerimizin oluşturduğu etki alanlarına da şöyle bir göz atmamız kaçınılmaz olur.

* * *

Bir de şu var:

Ataerkil baskı nedeniyle türbanı üniversitede yasaklarsak...

Bu tür bir baskıyla karşılaşmamış...

Kendi özgür iradeleriyle davranan...

Ve başını örtmek isteyen genç kızlara ne öneriyoruz?

"Senin ataerkil baskı altında olan akranların var... O yüzden özgür iradenle de olsa başını örtemezsin" mi diyeceğiz?

Kısacası Leyla Hanım, gördüğünüz gibi her şey para değildir.

Ahmet Hakan/Hürriyet