Durali Göğüş

Durali Göğüş

HADSİZLİK PARASIYLA MI?

İnsan imanla bir hazinedir, değerdir. Eğer ki imanla şereflenmemişse yâ da imanı yok sayıyorsa diğer varlıklardan nasıl ayırt edebiliriz ki insanı. Bu ise yalnız bir Allah'a ve en son gönderilen peygamberine şehadetle teslimiyetle kazanmış olduğu eşref-i mahlûkat vasfıdır insanın. İnsan olabilmek ancak imanla bütünlük arz eder. “İnneddine İndallahil İslam.” Anlamı: "Şüphesiz Allah katında din İslâm'dır. İman, Rabbimizin bizlere bahşetmiş olduğu fani hayatı onun isteği doğrultusunda yaşamaktır. İnsanoğlu huzuru, mutluluğu sevgi ve saygıyı barış içinde bir süreci, ancak iman sahibi ise kazanabilmiştir insanlık tarihinde. Yoksa Rabbine karşı kibrini kutsarsa şeytani bir kimlikle, insanlık vasfından çıkar. Bu da dünyasını ve insanlığı kaosa ve karma karışık, mutsuzlar, kötüler dünyasına çevirir. Yıkım ve gözyaşlarının, adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir çağı sunar. Kendileri yapıp kendileri bulma dünyası yaşarlar.

 Onun için yazımıza iman nimetini, nimetlerimizin en kıymetlisi olarak ilk sıraya koyduk. İman varsa imkân da vardır sözü bunu teyit eden bir slogandır aslında. İşte bu nimeti akılla, fikirle kabul de zorlanan cahiller var. Şeytani ve nefsani ben akıllı bir yaratığım aymazlığında olanlar var. Adına da sekülerizm, rasyonalizm bir yaşam dediler. Evet Allah bizi yarattı ama bizim dünyevi işlerimizi biz ufacık aklımızla ayarlarız hadsizliğinde insan. Akılsız, nankör sayısı toplumda maalesef azımsanmayacak derecede. Haşa Külli iradeye cüzi iradesi ile akıl ve kibirsel bir serserilik tavrı ve hareketi. İşte insan buradan sonrasında hayatı yaşanmaz hale dönüştürme sahnesinde rolünü oynamaya başlıyor. Çok cahil ve zavallı bir varlık olduğunun farkında olmadan gurur yapar, üstünlük taslar kendi çapında. Allah’ın doğruları tektir, kesindir ve şüphe götürmez. İnsan aklınca doğruların olacağı düşünülebilir mi? Elbette her insan, kendi dediği doğruya göre bir hareket tarzı ortaya koyar.  Ve sonunda çatışma, kargaşa ve kaos, kaçınılmaz son.

Şimdi gelelim yazımıza neden nimetlerin en güzeli İman ile başladığımıza. İman neydi? Rabbine âşık ve onun resulünün yoluna gönülden sevdalı bağlılık ve teslimiyet. Bu aşkı ve sevgiyi kaybedersek ne olur derseniz, kısaca ‘’Hadsizlik ‘’etmiş oluruz. İnsanlıktan uzaklaşıp utanmayan, ikiyüzlü, düzenbaz sahtekâr, yalancı değersiz bir varlığa dönüşmüş oluruz. Kim diyor derseniz şimdi gelin kendi ülkemizden bu duruma düşmüş çapsızlara kısaca bir bakalım.

 İlericiyiz, aydınız, çağdaşız entelektüeliz, hatta moderniz. Yaşam tarzımızı sadece batıcılıkta görürüz diyen çağdaş yobazlar var mı? Sürüsüne bereket maşallah.

Kendilerinden olana yabancı hatta düşmanca zarar veren, aşağılık kompleksi olan batılı efendilerine yalakalık ta yarışan çapsızlar baya bir yekûn…

Başta siyasetçisinden tutunda, sanatçısı, iş adamı, bilim, ilim adamı sermaye sahibi vs.vs. saymakla satırlara sığdıramazsınız.

Bir siyasetçi çıkarılıyor parti genel başkanlığına oturtuluyor. Kirli siyasettin duayeni adeta. Ülkenin öz değerlerine, kutsallarına, ilerlemesine ve gelişimine karşı trojan virüs programı olarak kodlanmış. Halkının yararı, faydası,  huzur ve güveni için yapılan girişime, harekete ve her atılan adıma karşı.  Böyle bir siyasetçi var mı dünyada? Var. İnanın elli yıldır böylesi ne görüldü nede duyuldu. Geçen yazımda akademisyenlere çağrı yapmıştım alın size bir tez donesi diye ipucu vermiştim. Umudumuz bu çağrımızın yabana atılmadan ciddiyetle incelenmesi.

Her politikası, bu güzelim yurdun bekası ve insanın mutluluğu, güvenliği için 24 saatini bu millet ve ümmet sevdası yolunda aşk ile çalışan, yüz yılın liderine gölge etmesi. Tek bundan vazgeçse hiçbir katkı sunmasa bile bu yeter. Âmâ adamcağızda yok yok. Yalan, dolan, iftira, hakaret devletin başkanına ve halkın her kesimden vatandaşa HADSİZLİK aymazlığında bir kişilik.

Sadece başkanları değil etrafındaki şürekâsı;

Çukur karakter, merhum Adnan Menderesi ağzına alarak tehdit etme hadsizliğinde. Bir ara da bu insancık biz muhalefetiz iktidar dünyanın en güzel icraatını da yapsa biz ona da karşı çıkarız. Çünkü biz muhalefetiz çıkışı ile insanların aklına hadsizlik etmişti. Aman yarabbi bu insan ne hale gelmiş. İnsan olan böyle bir söylemde bulabilir mi? Bulunur. Bana genel başkanını söyle senin kim olduğuna halk karar versin mukabilinde.

Terör sevici Kürkcüoğlu’nun kayıp para yalanı afişinde ümmetin sabi şehidi Aylan bebeğin naaşını insanlıktan nasipsiz bir şekilde suistimali. Hadsizliği. Parayla mı? Madem öyle dağdaki eşkıyalarla çekindiğin resimleri afişe koy vicdansız, kalpsiz bir ruhla.

Yine şer ittifakın belediyeye oturttuğu jön Akram’ın cumaya gidecek personele forum imzalatma Hadsizliği. Nasıl olsa bedava salla gitsin.

Kanal İstanbul’u yaptırmamak için devreye sokulan emekli bunakların Hadsizliği. Parayla mı?

Sanatçı birinin İbrahim Kalın’la düetinde linç edilmek istenmesi. Onun çapsızca  pişmanlık manevrası yapma korkaklığı. Parasıyla mı?

Bizdenseniz sanatçısınız, aydınsınızı, çağdaşsınız bizle değilseniz size hayatı zehir ederiz, linçi. Durun beyler! Bu köprünün altından çok sular geçti. Sürün eşeğinizi bağlı olduğunuz ecnebi yurtlarına. Bak Pensilvanya’daki loca efendiye…

Bu asil millet kim kiminle ihanette, kim bu ülke için kefenini giyip yolculuğuna devam ediyor gayet iyi biliyor. Yüzyılın yeniden dirilen gücü ve ülkesi olduğunun farkında.

Çok hayran olduğunuz batılı efendileriniz sizi laboratuvarlarında geliştirip kodlayıp ülkemizin içine bir kurt, parazit veya virüs olarak yerleştirdi.

Bir de bizim mahalleden göçen Hadsizlik ekibine katılan şaşkınlar var. Allah’ım onları da bildiği gibi yapsın ne diyelim. Kimliksizlik bu kadar kolay olmamalı.

Ya aslınıza millet olma kodlarınıza dönmelisiniz. Ya da Milletin gözünde silinip buharlaşıp gideceksiniz.

Bu ülkenin ve insanının zamanını çalmayı bırakın, omuz verin ,bir kere de olsa ülkenizin gücüne güç katın. Aşk ile koşan insanların zamanını ve enerjisini çapsızlığınızla heba etmeyin.

Örnek mi istiyorsunuz. Ülke sevdalısı insanlık ve ümmet sevdalısı nasıl olunur? Yukarıda size insanın imanla doğru orantısını yazmıştım. İşte o fıtrata uyan yaşamış ve yaşamakta olan kimlikler.

Ülkesi, ümmeti ve insanlık için;

Küresel şeytani güçlere karşı tek vücut tek yürek olmuş yiğit insanlar.

Üç kuruşluk dünya için fırıldak olmaya gerek yok. Dört duvar arasında betondan üşüyüp güneşimi kapatmayın pencereler diyen ‘’Yiğit.’’ Ben Müslümanların iktidara gelmesine engel oldu dedirtmem diyen Muhsin Reis.

Ülkenin bekası, ümmetin ve insanlığın huzuruna göz koyanlara haddini her söyleminde korkusuzca haykıran ‘’Devlet başbuğ.’’

Biz bu yola kefenimizle çıktık ey çapsız güruh piyonları. Topunuz gelin diye küresel haydutlara ve iç hainlere meydan okuyan lider ‘’Recep Tayyip Erdoğan.’’ Size her çıkışınızda Haddinizi bildirmekteler.

Hakikat medeniyeti yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen güçlü bir milletiz. Gerisi lafı güzaf…

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.  (Fuzüli)

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum