HADİM ve KİRAZ
Hadim'de tarım arazileri coğrafi yapı nedeniyle, hem geniş değil, hem de her türlü tarıma elverişli değil. Çok bilinçli bir tarım politikası uygulamak gerekiyor.
Hadim Kaymakamı Zekai Erdem'le-2
Söyleşi: Özkan ŞAFAK
Hadim'de tarım arazileri coğrafi yapı nedeniyle, hem geniş değil, hem de her türlü tarıma elverişli değil. Çok bilinçli bir tarım politikası uygulamak gerekiyor. Doğru seçim yapılamazsa çiftçinin emeği, harcamaları boşa gider. Ekim-dikim yapılacak ürünün doğru seçilmesi, ekim alanlarına iyi bakılması lazım. Özellikle meyvecilik en az 5 yıllık bir bakım, emek ve masraf demektir. Yanlış bir karar, çiftçiyi zor durumlara sokar.
Kirazın bizde güçlü bir şekilde 1015 yıllık bir geçmişi var. Bunca yılın çabaları yeni yeni sonuç veriyor. Bu yıl yaklaşık 1500 ton ürün alınmıştır. Buda çiftçimize 4-5 trilyon getiri sağlamıştır. Yeni dikilen bir milyon fidanın, birkaç yıl sonra sağlayabileceği rekolteyi düşünmek gerek. Her ağacağın 20 kg kiraz vermesi durumunda bir milyon ağaçtan yirmi bin ton ürün alınır. Kilosu 2 milyon lira üzerinden bir hesapla, Hadimli çiftçilerin sadece kirazdan elde edeceği gelir 40 trilyona ulaşacaktır. Bu da Hadim için çok büyük bir atılım olacaktır.
Neden kiraz sorusunun bir başka cevabı da; iklim özelliği sayesinde Hadim Kirazının hem ilk turfanda hem de son turfanda olarak yetişme imkânı bulmasındandır. Bu nedenle hadim kirazı başka yörelere göre daha fazla değer bulmaktadır. Pazar sıkıntısı pek yaşanmamaktadır. Gelecek yıllarda üretimin artmasından kaynaklanabilecek değer kaybı ve Pazar sıkıntısı konusunda şimdiden araştırmalar yapılıyor gerekli alt ve üst yapı hazırlanıyor. Bu konuda ilçemizde yeni kurulan kiraz birliğinin çok önemli bir rol üstlendiğini burada ifade etmeliyim.
Temennimiz seçilen diğer ürünlerde de kirazda olduğu gibi güzel sonuçlar almak.
Kirazın Hadim üzerindeki bir başka etkisi de dışarıdaki Hadimlilerin şimdilik yavaş ta olsa geri dönüşlerini sağlaması olmuştur. Bir yandan mevsimlik dönüşler sağlanırken diğer yandan genç, enerjik ve dinamik nüfusun dışarıya akışını durdurmuştur. Bu Hadim'in geleceği için bir kazançtır.
Arazilerimiz kiraz yetiştirmek için tam kapasiteyle kullanılması halinde, şuanda ki bir milyondan fazla ağaç yanı sıra bir o kadarı daha yetiştirilebilecek durumdadır.
Biz kiraz dikimine teşvik ederken rasgele değil, kaliteli, modern yöntemlerle kiraz yetiştirilmesini istiyoruz. Dar tarım arazilerimizden en iyi verim ve kalitenin alınmasını sağlamaya çalışıyoruz.
Çiftçimizin tek atımlık mermisi var. Attığını on ikiden vurmak zorunda. Aksi bir durum kirazda 67 yıllık emek, çaba, yatırım ve masrafın boşa gitmesi demektir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için iklim-toprak-su ilişkisini doğru kurmak ve sağlıklı devam ettirmek gerekiyor.
Bir yandan karasal iklim yaşanırken, diğer yanda Akdeniz ikliminin özellikleri yaşanıyor. Hadim her iki iklimin kesiştiği bir yer. Bunun avantajlarını değerlendirmek gerekir.
Ayrıca yükseltilere göre değişkenlik gösteren potansiyelin de iyi bilinmesi lazım. 6001000 metre de yetişen meyve türleri ile 1000 metre den 25003000 metre ye ulaşılan yükseltilerde hangi ürün ve türünün yetişebileceği iyi tespit edilerek uygulanmalı.
Bugün Hadim bölgesinde yetişen şeftaliler, tanınmış Bursa şeftalisiyle yarışır hale gelmiştir. Daha sulu oluşu pazarda tercih sebebi olmasına neden olmuştur.
Ancak şeftali henüz istenen seviye ye ulaşmamıştır. Yeni yeni gelişmektedir. Üretimin yeni artmaya başlaması, pazar sorununu da gündeme getirmiştir.
Depolama imkânının olmayışı, bir dezavantaj olarak önümüze çıkıyor. Bu sorunları aşmanın yollarını ararken, bir yandan şeftali üretimini destekliyor, öte taraftan hangi yükseltideki hangi toprağa hangi ürünün uygun olduğunu araştırıyoruz.
Bu konuda bazı tespitlerimiz ve uygulamalarımız var: Yeni elma türleri ve çilek uygulamalarına başladık. Fasulye deneme uygulaması yapıldı. Sonucu bekliyoruz.
Badem üretilebilecek iklimlerde badem dikimini öneriyoruz. Bu konuda vatandaşımıza ucuz ve güvenilir badem fidanı sağlayabilmek için badem fidanı üretimine başlamış durumdayız. Gelecek yıl ilk ürünü vatandaşlarımıza gelecek yıl dağıtabilmeyi umut ediyoruz. Aynı plan cevizde de mevcut. Onunda da fidancılığına başlanmış durumda. Ancak geçmişte yaşanan yanlış uygulamalar yöremizde cevize karşı bir önyargıya yol açmış durumda. Ancak her ikisinde de büyük avantajlar mevcut. En başta Pazar sorunu yok, halen her ikisini ithal ediyoruz. Ayrıca her ikisinin bakım-dikim maliyetleri çok düşük. Tek istenen sabır. Çiftçimiz diğer rutin işlerini takip ederken bu işi de götürebilir ve 7-8 yıl sonra ekstradan güzel bir gelire sahip olabilecektir. Şanlıurfa'da 175 dekarda badem üreten bir çiftçimizi ziyaret etme şansını bulmuş, yaptığı çalışmaları yakından inceleme şansı bulmuştuk. Çiftçimiz 6. senesindeki bahçesinden dönüm başına net 1000 YTL gelir bekliyordu. Ceviz de aynı miktarda gelire sahip. Vatandaşımızı bu konuda elden geldiği kadar bilinçlendirmeye çalışıyoruz, bu konuda da mesafe de aldık. Özel ormancılık yasası ceviz ve badem üretimi konusunda özellikle toprağı olmayan vatandaşlarımıza çok büyük olanaklar sunuyor. Kaymakamlık olarak biz ceviz ve badem özel ormancılığına bu sonbahar hayırlısıyla başlamayı hedefliyoruz.
Yine orman fidancılığı ve süs bitkisi yetiştiriciliği konusunda, hele de yeşile duyarlılığın ve sevginin arttığı günümüzde, arazisi kıt fakir vatandaşlarımız için büyük fırsatlar vardır. Bu konuda epey uğraştık, ancak vatandaşımızın dikkatini yeni yeni çekmeye başladık, nihayet üretime Bolat beldemizde başlıyoruz.
Elbette bütün bunlar zaman içerisinde gelişip sonuç verecek. Bir yerden başlamak gerekiyordu, biz onu başlattık. Sonuçları görmek zaman bağlı.
Bu noktada halktan da beklentilerimiz var: Birlik kültürüyle ve birlikte iş yapma bilinciyle teşebbüste bulunmalarını bekliyoruz. Birlikte hareket etmenin sağladığı gücü kullanmalıyız.
Zaten halktan da girişimler başladı. Ziraat Odası kuruldu. Henüz çok yeni. Ancak işlevlerini tam olarak yerine getirilebilirse ziraat odası hem gerekli hem de faydalı. Ziraatçilerimizin bu odadan faydalanma şeklini ve yollarını iyi öğrenerek, azami derecede yararlanmalarını istiyoruz.
Hadim tarımının gelişmesine en büyük katkı, tam olarak kullanılıp değerlendirilemeyen suların tarım alanlarına kazandırılmasıyla olacaktır. Su konusunda yaşanılan sıkıntılar giderildiği taktirde, değerli topraklar daha da değerlenecek, kaliteli verim elde edilebilecektir.
Sahip olunan iklim ve toprak, su ile bütünleşince ilçenin tarım potansiyeli artacaktır. Dolayısıyla ekonomiye olan katkıda hissedilecektir.
Bu konuda Devlet Su İşleri tarafından yürütülen 3 ayrı çalışma var: Hadim İnönü, Bağbaşı barajı ve Yelmez Göletleri. Bu göletlerden 4-5 yıl içerisinde faydalanır hale geleceğimizi umuyorum.
Bize düşen bu sular gelinceye kadar, bu sularla neler yapılabileceğini halkımıza öğretmek, göstermek, örneklerini uygulatmak, arazilerini hazır hale getirmek.
Efendim, öğretmekten bahsetmişken Halk'a neyi nasıl öğreteceksiniz?
Halk'ı eğitmeden, bir şeyi öğretmeden, anlatmadan halktan bir şeyler beklemek yanlış olur. Bu tarımda da böyledir diğer alanlarda da.
Hadim halkı yapı olarak başka yerlerde de olduğu gibi, yeni başlanan bir girişimin sonuçlarını bir yerlerde, birilerinde görmeden başlamaya pek cesaret edemez. Haklıdır, çünkü elindeki toprağı, imkanı ve zamanı dardır. Riske girmeyi göze alabilecek gücü yoktur. Bu kirazda da böyle olmuştur.
Halkımızdan bir şey beklerken, karşılığının ne olacağını, ne yapması ve nasıl yapması gerektiğini öğretmek gerekir. Tarımın geliştirilmesi için, halkımızdan girişim yapmalarını isterken de önce onların eğitilmesi şart.
Ancak bizim yaşadığımız sıkıntı halkın eğitiminde değil, halkı eğitecek olanların eğitilmesinde. Eğitimcilerin eğitimlerini gerçekleştirebilirsek, halka çok daha çabuk ulaşabilecek ve eğitebileceğiz.
Önce çiftçilerimizin bilgiye ihtiyaç duymalarını sağlamak gerekir. Bunu, hepsine ulaşamasak da, belli ölçülerde aştık. Şimdiye kadar kendilerinin bilip yaptıkları işin daha iyi nasıl yapıldığını göstererek, gezdirerek bilgiye ihtiyaçları olduğunu fark ettirdik. Onlar da zaten hemen kabullendiler ve yeni öğrendikleri bilgileri uyguladılar.
Asıl sıkıntı, onlara bildiklerinden daha iyisini, onların dilinden anlayacakları şekilde anlatabilecek eğitimcilerin eğitimi. Bunu başardığımızda halk da bilgiye ihtiyaç duyacaktır. Kendisine verilen bilgileri ölçüp tartacak uygulayacaktır.
HERŞEY EĞİTİMLE YÜRÜR
-Hadim'in kalkınması konusunda yaptığınız başka girişimler de var. Bunlardan da bahsedebilir miyiz?
Bugün Hadim'in en büyük sorunlarından biri eğitimdir. Gerek yetişkinlerin, gerekse çocukların eğitimi maalesef hakkıyla gerçekleştirilemiyor.
Çocukların eğitiminde problemler çözülemiyor. Öğrenciler için uygun çalışma ortamları yok. Teknolojinin getirdiği imkânlardan mahrum. Oturup kitap okuyabileceği bir kütüphaneleri bile yok. Kitap var kütüphane yok. Var olan kütüphaneden kitap alıp yararlanamıyor. Bu yıl için kütüphaneyi daha iyi durumda olan bir binaya geçici olarak taşıyoruz. Yeni bir kütüphane yapımının da gelecek yılın İl Özel idaresi yatırım programına alınma sözünü aldık. Umuyoruz ki artık Hadim gibi tarihi bir kütüphaneye sahip eski bir kültür beldesinde yakın zamanda bu sorundan artık bahsetmeyeceğiz.
Okul ihtiyacı taşımalı sistemle giderilemiyor. Var olan okullarda öğretmen açığı ve tecrübeli öğretmen sıkıntısı had safhada. 427 öğrencimizi bu yıl taşıdık. Bunun da çaresi Pansiyonlu İlköğretim okulu. Burada yapılması gereken işlemleri tamamladık. Artık sonuç bekliyoruz.
Bir yandan sorunları çözmeye çalışırken, diğer tarafta yetişkinlerin eğitilmesi gerektiğini de görüyoruz. Her yetişkinin toplumda olması gereken ve olabileceği en iyi yere gelmesini istiyoruz. Her bireyin tüketici olmaktan çok üretici, kendisine, çevresine, ülke ekonomisine fayda sağlayacak nitelikte olmasını sağlamayı başarmak istiyoruz.
Bunu başarmanın yolunun da eğitimden geçtiğini bilerek çalışmalar yapıyoruz.
Söyleşi, Hadim'de eğitim atağı, her yaşta
herkese eğitim projeleri ile devam edecek