Hacı Kömür neden cami yaptırmadı

Hacı Kömür neden cami yaptırmadı

‘Kendi Uçağını Kendin Yap’ kampanyasına bir cami yaptıracak kadar para bağışlamıştı.

Namık Kemal Zeybek / Radikal

 

Orduyu sevmek

 

Lise yıllarımda heveslendiğim mesleklerden biri de askerlikti. Sonradan ordunun seçkin generallerinden olan yakınım Binbaşı Bayram Arslan beni caydırdı. 1960 öncesiydi ve ordu mensuplarının geliri çok düşüktü.

Yedek subaylığı severek ve sevinerek yaptım. Ordumuzu seviyorum.

 

Milletimizin varlık güvencesi olarak görüyorum. Ama militarist falan değilim.

“Demokrasiye inanıyorum. Bulunan en iyi yönetim biçimi olarak halkın kendi kendisini yönetmesi” yöntemini görüyorum. Özgürlüklerle, çoğulculukla, katılımcılıkla tamamlanmak şartıyla...

 

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat müdahalelerini ordudan aldıkları gücü sömüren birilerinin büyük yanlışları olarak biliyorum.

27 Mayıs tuttuğum bir iktidara karşı yapıldı.

12 Eylül’de tutuklandım. 33 ay eksik yaşadım. Aklandım ve çıktım. O günler ‘Uyusam da çıkınca uyansam’ diye yaşanılan günlerdi.

28 Şubat’ta hükümetin üyesiydim. Yani müdahalenin doğrudan muhataplarından birisiydim.

Diyorum ki ‘Ordu Müdahalesi’ denilen işlerden doğrudan zarar gördüm.

Eziyet de gördüm...

 

Ancak!

Asla!.. Asla!.. Asla!.. Ne ordu karşıtı ne de renk düşmanı olmadım. Gördükleri muameleye dayanamayıp ordu karşıtı olanları da uyarmaya çalıştım.

Çünkü yanlışları yapan ordumuz değil; konumunu siyasi ihtirasları ya da ideolojik saplantıları veya başkalarının ticari çıkarları için sömürenlerdir. Her kurumda böyleleri vardır. Orduda da olanlar pahalıya mal olur, o kadar...

Bütün bunlardan sonra diyorum ki: “Kimse ordumuzu yıpratmaya çalışmasın!..”

Ordu, her millet için gereklidir.

Bizim içinse olmazsa olmaz bir kurumdur.

Ordumuz güçlü olmazsa varlığımızı koruyamayız. Yurdumuzun konumu ve tarihimizin niteliğinin anlattığı gerçek budur.

Üstünde yaşadığımız toprakları vatanımız yapan ordumuzdur.

Atatürk gücünü milletinden aldı ama zaferleri ordu ile kazandı.

 

Ordumuz güvencemizdir.

Kâhtalı Hacı Kömür’ün verdiği ders herkesin kulağında küpe olmalıdır: ‘Kendi Uçağını Kendin Yap’ kampanyasına bir cami yaptıracak kadar para bağışlamıştı Hacı... Yıl 1975’di. Kâhta’da kaymakamdım. “Hacı! Sen hacısın, niye paranı camiye vermiyorsun” diye takılan bir yurttaşa şöyle demişti: “Ben cami de yaptım. Ama ordumuz güçlü olmazsa, uçağımız olmazsa ne cami kalır ne cemaat!”

Şiranlı yurttaşımızın verdiği dersi de anlatmalıyım: 1969’da Şiran’da kaymakamdım. Bir yurttaş Hazine’ye belli bir bağışta bulunmak istedi. Sebebini söylemiyordu. Sonunda öğrendik. 30 yıl önce askerlik yaparken kırdığı tüfeğin bedelini ödemek istiyormuş.

Halkın irfanı doğruyu biliyor.

O yüzden bütün kamuoyu yoklamalarında en güvenilen kurum ordu oluyor.

Ordumuzun Irak’ın kuzeyinde yürüttüğü üstün başarılı harekât, kimi ‘fuzuli kurmayları’ memnun etmese de halkımız yapılanların değerinin farkında...

Diyorum ki: Ordumuzla kimse oynamasın. Ne içeriden ne dışarıdan.

Ne içinden ne dışından.

Milletimiz ordusunu seviyor.