Gülüşü 5000 Dolar !

Yol bazen büyülü bir dolambaç gibi insanı çeker götürür. Köyümüzün, yakınındaki Sarılar Kasabasına, baş sağlığına giden annemlerin peşine düşüp giderken nere gittiğim umurumda değildi. Beni yolda arkadaşlarımla oynarken gören kuzenlerim çağırmış ama annem anlamadığım bir sebepten kabul etmemiş, beni yanına almamıştı. Onların ardından kalkan toz bulutuna bakarken sinir oldum ve o anda karar verdim. Ben de yürüyerek gidecektim.

O zaman ne kadar olduğunu bilmediğim, şimdi yol tabelasında 6 km. yazan kasabaya kadar yürüdüm. On yaşlarındaydım ve elbette daha önce yalnız başıma hiçbir yere gitmemiştim.  Yol kenarında, büyük bir çeşmenin başında kadınlar yün yıkıyordu. Cenaze evini sordum. “Bugün üç cenaze var ismini biliyor musun?” dediler. O anda başıma nasıl bir iş açtığımı fark ettim. Kasabada dedemin birçok dostu ahbabı ve birkaç akrabamız vardı. Muhtemelen bizimkiler hepsine uğrayacak, ben birini bulduğumda diğer eve geçeceklerdi. Belki kaybolacaktım. Burada, dönüşlerini beklemekten başka çare görünmüyordu.

Yün yıkayanların, anne ve üç kızından oluşan bir aile olduğunu ve ilerideki üç katlı evde oturduklarını öğrendim. En küçükleri Necla on yedi yaşlarında, görünce dönüp bir daha bakacağınız güzellikte ve candan bir genç kız. Ayaklarımı yıkayıp dinlenmem için çeşmenin üstündeki duvara oturttu. ” Sorun etme dönmezlerse bize gideriz babam istediğin zaman seni köyünüze götürür” dedi. Neşe içinde, şen şakrak, türkülü şarkılı fıkralı işlerini yapmaya koyuldular.

Kızların hepsi çok hoş, candan ve çalışkandı. Ama o en küçüğü, işte o ayrı bir şeydi. Gözlerinin yüzünün endamın güzelliği, hareketlerindeki uyumun tasviri mümkün değil. Bir gülüşü vardı ki ömre bedel…

Bir ara, Charlie’nin Melekleri isimli diziyi konuşmaya başladılar. Necla dedi ki “Jill gülüşü 5000 dolarmış”. Çocuk kafamda bunu anlayamadım. Gülüş nasıl satılabilir, kim alır? Buna benzer safça sorularıma bir kahkaha atsalar da açıkladılar. Amerikalı bir iş adamı Farrah Fawcett’ı o kadar beğeniyormuş ki her tebessümüne 5000 dolar bağışlarım demiş. Bence Ferah gülümsemiyor yüzünü yırtarcasına ağzını kocaman açıyordu ve kesinlikle Necla çok daha güzeldi, gülüşü daha samimi…Dedim ki “Necla abla onun bir gülüşü beş bin dolarsa seninkini ödeyemez Amerikalılar!” “Ay kurban olurum ben sana!” diyen genç kız bana şöyle bir sarıldı ve kulağıma dedi ki “Hasan da öyle diyor” sonra birbirimize bakıp gülümsedik. Bir sevdiği vardı ama henüz evdekiler bilmiyordu. Elbette o konuda artık konuşamadık ama Hasan her kimse benimle aynı fikirde olduğuna sevindim.

Nihayet bizimkiler döndü, annemin orada beni görünce yaşadığı şaşkınlık ile beni parçalarıma ayırma isteğini ve yengemler tarafından nasıl kurtarıldığımı söylemeyim. Ama eve döner dönmez ablamlara “Jill gülüşü 5000 dolarmış” haberini yetiştirdim. Ablam da “O da bir şey mi Jackie Kennedy gülüyor diye Onassis’in altın çatal bıçak takımını tek tek Akdeniz’e atıyormuş” dedi. Oysa benim duyduğum bildiğim sevda öykülerinde böyle şeyler hiç yoktu. Merakımdan Onssasis’in resmine de baktım ve o kadar çirkin geldi ki “A, şimdi anladım! Bu adamlar kadınları başka türlü ya da parasız güldüremiyor!” dedim.

Sevgililer gününde bunlar aklıma gelince, belki de çocukken daha sağlıklı düşünüyorduk diye inanmaya başladım. İşin şakası bir yana, kim ne derse desin, Anadolu Kadınlarının gülüşüne paha biçilemez. Çünkü onlar sadece özgürken gülümserler…Onların tebessümü vatandır! Erkekleri de bunun için can verir. Şehit cenazeleri arasında sevgililer günü en çok bize yakışır. Ve “uzaktan sevmelerde birinci” olsak da biz şarklılar iddialıyız, bir güne sığdırmayacak kadar sevdayı biliriz.

Mevlâna der ki:

Aşkın Cihan'dan rahatlığı aldı götürdü.

Ayrılığın ecel kesildi can alıyor.

Yüzbinlerce cana karşılık vermediğim gönlümü;

Senin bir gülüşün bedava aldı götürdü …

 

Ve Fuzuli:

Yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem ıyd içün,

Dem-be-dem sâ'at-be-sâ'at ben senün kurbânınam...

(Yılda bir kez kurban keser alem halkı bayram için, oysa ben an be an, saat be saat her gün, her an senin kurbanınım...)

 

Her gününüz sevgiyle dolsun Cumanız Mübarek olsun.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.