Gül aday olursa paranoyası
Fatih Altaylı, Gül’ün adaylığına geçen dönemde karşı çukan hatta askerin muhtırasını destekleyen yakın dostunun “AKP’ye istediğini Cumhurbaşkanı seçmek helaldir” sözü üzerine şaşırmış…
Gül aday olmalı mı?
Dün siyasetçi olmayan ama siyaset yiyip, siyaset içen bir dostumla sohbet ediyorduk.
Geçen dönem AKP’li bir Cumhurbaşkanı’na şiddetle karşı çıkıyordu.
“Daha çok yeni bir parti. Niyetlerinden şüphe ederim. Cumhurbaşkanı’nı da belirlemeleri çok tehlikeli” diyordu.
27 Nisan Muhtırası sonrası neredeyse zil takıp oynayacaktı. “Asker doğru yaptı” diyordu.
Dünkü sohbetimizde ise tam tersi bir yorum yaptı:
“Cumhurbaşkanını belirlemek AKP’ye analarının ak sütü gibi helaldir. Halk bu yetkiyi onlara verdi. Bu Meclisin Cumhurbaşkanı’nı seçeceğini bile bile yüzde 47 oy attı. AKP kimi isterse, buna Abdullah Gül de dahildir, onu Cumhurbaşkanı adayı yapar. Hiç birimizin buna itiraz hakkı yoktur. Demokrasinin gereği budur” dedi.
Şaşırdım.
“Bir ay önce tam tersini söylüyordun. Ne değişti?” dedim.
“Seçim rüşt ispatı oldu. Halk onlara yetkiyi verdi. Artık şüphe duymamızı gerektirecek bir durum yok” dedi.
“Halk geçen dönem de yetkiyi vermişti. Şüphelerini ortadan kaldıran ne?” diye sordum.
“Aldıkları oy. İkinci kez onay aldılar” dedi.
“Peki, geçen dönem somut olmayan bir nedenle şüphe duyuyordun. Şimdi o somut olmayan neden hala geçerli. Ya gelip rejimi değiştirmek için adım atarlarsa”
“Halk onay verdi” dedi.
“Yani halk onlara, senin geçmişteki şüphelerine dayanarak söylüyorum, Cumhuriyeti yıkma onayı verdi mi?”
“Artık yıkmazlar”
“Ne değişti?”
“Bu oy önemli”
“Yani oyu alan rejimi değiştirebilir mi?”
“Şüphe duymaya hakkımız yok”
“Yani demokrasi oyu alanın demokrasiyi ortadan kaldırma hakkını almasına imkan sağlamalı mı?”
“Sağlamamalı”
“Eee, o zaman”
“Devrimle kurulan rejimler devrimle devrilir oyla değil”
“Oyla gelenler devirirse”
“Rejim kendini koruyacak önlemleri almıştır”
“Cumhurbaşkanlığı makamı o önlemlerin kilit noktasında değil mi?”
“Öyle”
“O zaman Cumhurbaşkanlığını alıp, devrimi geriye götürebilirler”
“Götürebilirler”
“Yargıyı, rejimi koruma görevini üstlenen orduyu, üniversiteleri pasifize edebilirler”
“Edebilirler”
“Demek ki, oyla ikinci kez gelinmesi şüpheleri ortadan kaldırmaz”
“Bence kaldırır”
“Bence şüpheleri bir tek şey ortadan kaldırır. Cumhurbaşkanlığı makamına otururlar ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik bir hamle yapmazlarsa şüpheler ortadan kalkar” dedim.
“Haklısın. Asıl olarak şüpheler o zaman ortadan kalkar” diye katıldı.
Peki ya şüpheler haklı çıkarsa!
NOT: Ben kendi adıma AKP’nin böyle bir niyeti olduğunu düşünmüyorum. Benim tek korkum Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin ayaklar altına alınması ve çoğunluk diktatoryasına geçilmesi.