Güçsüzseniz güç-siz-siniz

Sevdiğim güzel sözlerden: “Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın.”

Kendimi Adem gibi hissediyorum. Her şey mübah sadece bir tane haram var. Sen git tüm helalleri bırak o bir haramı işle şeytanın da kandırmasıyla sonra olmadık işler gelsin başına dünyada ve uğraş dur. Bu yetmezmiş gibi bir de evlat acısı yaşa. Daha acısı katil de diğer evladın olsun.

Kendimi Habil gibi hissediyorum. Öz kardeşiniz size sizi hırsından, kıskançlığından dolayı öldüreceğini söylüyor sizin yapabildiğiniz “sen beni öldürmek istesen de ben seni öldürmek için teşebbüste bulunmayacağım.” Demek ve sonuçta kendinizi korumaya çalışmanıza rağmen öldürülmekten kurtulamıyorsunuz.

Kendimi Nuh (as) gibi hissediyorum. Yaklaşık 1000 yıl tebliğ ve irşat yap sana inanan ümmetin büyüklüğünü bilmediğimiz bir gemiyi doldurmasın gece-gündüz, gizli açık tüm yöntemleri kullanmana rağmen. Üstelik hanımın ve oğlun da sana inanmasın ve sen onların ateşe gidişine hiçbir şey yapamama.

Kendimi Lut (as) gibi hissediyorum. Çaresiz, gücü olmayan , elinden bir şey gelmeyen. Misafirlerini kavminin saldırılarından koruyamayacak gibi olan, karısı tarafından erkek görünümlü melek misafirleri ispiyonlanan.

(Lut) "Ah, keşke size karşı koyacak gücüm ya da sırtımı yaslayacağım sağlam bir dayanak olsaydı!" dedi. (Hud Süresi 80)

Kendimi İbrahim (as) gibi hissediyorum. Her türlü örnekle tebliğinizi yapıyorsunuz, babanız put imalatçısı mesajınızı ona bile anlatamıyorsunuz ve ateşe atılıyorsunuz.

Kendimi Yusuf (as) gibi hissediyorum. Tek suçunuz babanız tarafından çok sevilmek. Bu yüzden başınıza gelmedik kalmıyor, bunu da abilerin yapıyor çocukluğunuzu bile yaşayamıyorsunuz. Sonra tam rahata erdiğin bir zaman yakışıklılığın başına bela oluyor iftiraya uğruyorsun hem de ne iftira taciz etmekle ve tecavüzle suçlanıyorsun. Kendini aklamak için yıllarca hapiste yatıyorsun.

Kendimi Musa (as) gibi hissediyorum. Haklıyı koruyayım derken kasıtsız adam öldürüyorsun. Hem de Firavun halkından Sarayda yetişmişken başını sokacak bir kulübe bulmakta zorlanıyorsun. 8-10 sene gurbetten sonra Peygamber olarak dönüyorsun. Tebliğ yapacaksın ama boynunda katil yaftası var.

Dünyanın en büyük zalimlerinden biri olan Firavun’a karşı dünyanın en zor kavimlerinden biri olan İsrailoğullarını savunacaksın ve onları irşad edeceksin. Allah sana ve kavmine denizi ikiye yaracak Firavun’dan kurtaracak kavmine yine yaranamayacaksın ve gün yüzü göremeyeceksin.

YA PEYGAMBERİMİZ

Kendimi Mekke’deki Peygamberimiz gibi hissediyorum. Size inanan ümmetiniz, kardeşiniz iman ettiğinden dolayı, sizin Peygamber olduğunuzu kabul ettiğinden dolayı bir aile işkenceye uğratılıyor sizin gözünüzün önünde yapabildiğiniz tek şey “Sabredin ey Yasir ailesi size cennet var.”

Kendimi Taif’ten dönen Peygamberimiz gibi hissediyorum. Güçsüz ve çaresiz. Bitmiş ve tükenmiş. Tek yapabildiği durumunu Rabbine arz etmek:

“İlahi ! Kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor görüldüğümü, ancak sana arz eder, sana şikayet ederim! Ey merhametlilerin en merhametlisi ! İlahi ! Eğer bana karşı azaplı değilsen, çektiğim mihnetlere, belalara hiç aldırmam.” 

SONRA kendimi Medine’deki Peygamberimiz gibi hissediyorum. Bedir’de muzaffer olan komutan. Uhut’ta sözü yerine getirilmediği için şehitlerle sarsılan ama savaşı kazanma konumunda olan bir komutan.

Farklı bir taktikle kazanılan ve Mekkelilerin ümidini kesen Hendek zaferi.

Akabinde mağlubiyet gibi görünen ama Kur’an tarafından “apaçık bir zafer” olarak isimlendirilen Hudeybiye antlaşması. Barış süreci dinin anlaşılmasına ve kabilelerin fevç fevç Medine’ye gelmesine vesile oldu.

Ve muhteşem zafer hem de kansız bir şekilde “MEKKE’NİN FETHİ”

Ve NASR süresindeki müjde “ALLAH’IN YARDIMI VE FETİH GELDİĞİNDE…”

Evet öldürülüyoruz. Gücümüz yetmiyor. Evet terörle üzerimize geliyorlar. Gücümüz yetmiyor.

İslam şehirlerini yerle bir ediyorlar. Durduracak gücümüz henüz yok.

İslam ve insan kardeşlerimizi evlerinde öldürüyorlar ve onları yurtlarından çıkarıyorlar muhacir ve mülteci konumuna düşürüyorlar ve siz o zalimleri durduramıyorsunuz. Tek yapabildiğiniz onlara kapılarınızı açmak sağ kalanları barındırabilmek. Bunu başarmak da çok önemli.

ÜMİDİMİZ DEVAM EDİYOR

Ama ümidimiz devam ediyor. Çaresiz değiliz. Allah bize yardım edeceğini vaad ediyor.

Biz yeterli gücü elde etmek için çalışacağız. Gücümüzü ve imkanlarımızı birleştireceğiz.

Bir gün gelecek ve gücü Allah bize nasip edecek ve hiçbir Müslümana zulmedilmeyecek. Hiçbir Müslüman öldürülmeyecek. Hiçbir batılı devlet İslam ülkesini işgal edemeyecek. İslam şehirlerinde bombalar patlamayacak. Batılılar bunu akıllarından bile geçiremeyecek. Bir sonraki aşamada batılılar Müslüman olmayan başka ülkelere de saldıramayacaklar.

Haydi o zaman yapmamız gerekenleri ertelemeden yapmaya ve Allah’a yardım etmeye Çünkü “Siz Allah’a yardım ederseniz Allah da size yardım eder.” Buyuruyor Rabbimiz.

Muhabbetlerimle
TONY BUZAN’DAN GÜZEL SÖZLER

  • Kulağınız şimdiye kadar tasarlanmış en olağanüstü müzik aletidir. Bu organınız sesteki milyonlarca farklı ayrıntıyı birbirinden ayırt edebilir.
  • Aklını en iyi şekilde kullan, hayret verici ve zihinsel evreninizi keşfetmenize yardımcı olmak için tasarlanmış bir kitaptır.
  • ''Akıl Haritası'' kavramı, düşünen ve plan yapmak durumunda olan her insan için daha akıllıca ve daha hızlı faaliyet göstermeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir. Bir Akıl Haritası'nın yaratılması, beyninizin sonsuz kaynaklarına erişmek, doğru kararları vermek ve duygularınızı anlamak yolunda devrim niteliğinde bir adımdır. 
  • Zihninizi hep açık tutun. Duygusal tetiklerinize basan sözcükler sarf edildiğinde bunları daha tarafsız bir gözle yorumlamaya ve konuşmacının bunları hangi bakış açısıyla söylediğini anlamaya çalışın. Aynı görüşte olmasanız bile, duyduğunuz bakış açılarının tıpkı sizinkiler gibi birer bakış açısından ibaret olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.