Gökten üç elma düşer…

Bir ömür boyu silik yaşanır mı?

Yaşayanlar var…

Bir ömür boyu birilerinin gölgesinde yaşanır mı?

Yaşayanlar var…

Bir ömür boyuca haysiyetli yaşanır mı?

Yaşayanlar var…

Bugün size üç kişiden bahsedeceğim, ama bunların kim olduğunu sormayın bana. Çünkü bu tip insanlar müşahhas bir şekilde aramızdalar ve hep var olacaklar. İsimlerinin şu ya da bu olması hiç önemli değildir. Onlar varlar ve biz onları biliyoruz…

Hiç öne çıkmaz, kim öndeyse hemen onun yanında konuşlanır. Öndeki ne derse, o da onu söyler, ona hak verir, onu savunur. Öndekinin yanında, sağında veya solunda olmakla övünür. Öndekinin kararlarına sahip çıkar, başkalarına bu kararların alınmasına etki ettiğini ima eder...

Asla öne geçmeye çalışmaz, böyle görünmekten bile rahatsızlık duyar. O hemen arkada ikinci sırada işine gücüne bakar. Çeşme akarken testisini doldurmak en büyük maharetidir…

 

Diğeri Donkişot gibidir. Soyut düşmanlara atar, tutar; hiddetlenir. Gerçekte yapması gereken işlere gelince sıra sıvışır. Kendisinden beklentisi olanları yanıltır. Bir davasının olduğunu zannedersiniz yıllarca, ama asıl davanın makam ve paradan ibaret olduğunu gözlerinizle görürsünüz. O bundan gocunmaz, bildiği yolda yürümeye devam eder. Hayal dünyası geniş ve her an ağlamaya meyillidir. Oysa ismi kendisinin fersah fersah önünde müthiş efsanedir…

 

Haysiyetli, şahsiyetli, gururlu olanlar da vardır. Onlar istemezler, erbabı tarafından istenirler. Hep koştururlar ve düzgün yaşayıp vakti gelince bu dünyadan düzgünce ayrılmaktır niyetleri, ama… Onların düzgünlüğü suç gibidir. Layık görülmezler çok yere. Karakolda da mahkemede de doğruyu söyler, durumu idare etmezler. Onların evleri, arabaları, kıyafetleri gösterişten uzaktır. Hesabı olanlar sever gibi görünür, diğerleri gerçekten sever onları…

Gökten üç elma düşer. Biri üçünü de kapmaya çalışır, diğeri iki elmanın kendisine yeteceğini düşünür. Üçüncü ise, hakkı olan elmanın kendisine verilmesini bekler…

 

--------------------------------------------------------------------------------------

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...

Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...

Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...

Çünkü kimin kimi yiyeceğine "suyun akışı" karar verir…

Kızılderili sözü

---------------------------------------------------------------------------------------

 

Padişah vezire sormuş:

- "Vezir! Eğitim mi, cibilliyet mi (soy, sop, nesep) önemlidir?"

- "Cibilliyet padişahim" diye düşünmeden cevap vermiş vezir.

Padişah memleketin her yerinden tellallar çağırtmış. Duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın...

En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkartılmış. Padişah hayvan eğiticisine sormuş:

- "Bir kediye tepsiyle servis yapmasını ne kadar zamanda öğretebilirsin?"

- "Altı ayda öğretirim padişahım"

Altı ay dolmuş, eğitici huzura alınmış. Padişah:

- "Öğrettin mi?"

- "Öğrettim padişahım"

Saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi, servis yapmaya başlamış. Tam vezirin önüne gelmiş.

Padişah vezire tekrar sormuş:

- "Vezir! Eğitim mi, cibilliyet mi önemli?

Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce, cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış.

Kedi tepsiyi attığı gibi, farenin peşinde koşmaya başlamış. Tabii altı aylık eğitim boşa gitmiş.

Vezir cevap vermiş:

- "Cibilliyet padişahım"

Önüne bir fare düştüğünde; eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarları için, vatanını satmaktan, milletini harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli büyük kedilerden Allah bu memleketi, bu milleti muhafaza kılsın!

Amin!

 

------------------------------------------------------

 

Gazetecilik biraz da budur!

Geçen hafta, Yazıişleri Müdürümüz M.Ali Köseoğlu iyi bir gazetecilik örneği gösterdi. AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun’un basın toplantısıyla tanıtacağı yeni yönetim kurulu listesinin bir bölümünü bir gün evvelden ele geçirerek yayınladı. Kimileri bunu eleştirdi, niye beklemediniz diye… Oysa gazetecinin eline haber değeri olan bir bilgi geçerse, yayınlar. Gazetecilik biraz da budur. Öte yandan bizim bu yayınımızın kimseye de bir zararı olmadı…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum