Gittiler, gördüler yazdılar: Bugün Tunus

Gittiler, gördüler yazdılar: Bugün Tunus

Fransa'nın yaklaşık 70 yıl sömürdüğü ülkede Fransızca'nın anadil kadar yaygın olması; batı kültürünün eski bir Osmanlı şehrinde hâkimiyeti ele geçirmesi iç sızlatıcı.

Derileri siyah olsa da; içleri en az dişleri kadar beyaz Müslümanların ülkesine yol alırken gördük Tunus’u. Beyaz Arapların ülkesi de denebilir Tunus’a.
Görünümleri Türkleri andıran, konuşmaları Arapça ve Fransızca olan Tunuslular yabancı dil konusunda sınıf atlamış bir toplum. En az 2 dil bilen neredeyse nüfusun tamamı iken, dil sayısını 5’e (Arapça, Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca) çıkaranların sayısının da ciddi oranda olduğunu öğreniyoruz. 26 Kasım günü saat 15'de hareket edeceğimiz Moritanya öncesi Tunus'u biraz gezme imkânı bulduk. Osmanlı 300 yılı aşkın süreyle elinde tutmuş bu ülkeyi. Adım attığımız her yerde kendimizi Anadolu'nun bir köşesinde hissettiğimiz başkent, nüfusu 10 milyonu bulan toplam ülke nüfusunun da yaklaşık 5'te birini içinde yaşatıyor.

Tunus, Osmanlı'dan günümüze kalan eserlerin turizm cazibesini değerlendirmeye çalışmanın pek hesabını yapmamış gibi görünse de, ecdadın cazibesi; ülke nüfusunun yarıdan fazlasına tekabül eden yabancı turisti - ki bu da yaklaşık 7 milyon – ülkeye çekmeye yetiyor. Zeytinyağı üretiminde İtalya'dan sonra dünyada hatırı sayılır bir yerde olduğunu öğrendiğimiz Tunus, 24 eyaletten oluşuyor. Zeynel Abidin Bin Ali'nin şehrin hemen her köşesinde gördüğümüz resimleri yaklaşık 2 ay önce yapılan seçimlerden geriye kalan izlerdi. Çöp kovasını neredeyse hiç göremediğimiz halde şehrin bu kadar temiz kalması da önce İslam'ın sonra insanlığın gereği yorumlarını yaptırıyor.

Fransa'nın yaklaşık 70 yıl sömürdüğü ülkede Fransızca'nın anadil kadar yaygın olması; batı kültürünün eski bir Osmanlı şehrinde hakimiyeti ele geçirmesi iç sızlatıcı. Zira, Demir, Demirci, Bakır, Bakırcı, Süleymanoğlu, İbrahimoğlu, ...oğlu gibi soyisimlerin hala kullanılıyor olması bile bunun için bir sebep. Üniversiteyi bitirenleri 7 yıl sigorta ile ödüllendiren devletin bu teşviki, nüfusun eğitim seviyesinin yükselmesini de beraberinde getirmiş.


TUNUS:
Kuzey Afrika'da, Akdeniz'e kıyısı olan bir Arap İslam ülkesidir.Kurucusu Habib Burgiba 'dır Batısında Cezayir, doğusunda Libya ve Akdeniz, Kuzeyinde de Akdeniz yer alır. Ülkenin güney kısmını Büyük Sahra Çölü kaplar. Tunus yazları sıcak kışları ılımlı bir hava etkisindedir, kar don olayları bu ülkede görülmez. Savanlar ülkede önemli yer tutmaktadır. Dağlar kıyıya paralel uzanır. Ülkenin güneyinde mevsimsel sığ ve büyük tuz gölleri vardır. Tunus halkının %99 kadarı Müslüman'dır ve Arapça konuşur. Ülkenin güneyinde yaşayanlar Berberice konuşur. Bu kesim Müslüman nüfusun %1'i kadardır. Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.Ama herkes iyi derece de Fransızca da  konuşmaktadır.Eğitim de 3.sınıftan itibaren eğitim Fransızcadır.Fakat şu anda yeni düzene göre eğitim yarım gün Arapça ve Fransızca verilmektedir.

Ancak acı bir gerçek var ki, o da;Tunus'ta da en büyük ülke sorununun işsizlik olması... 25 Ekim'de yapılan Devlet Başkanlığı seçimlerini %89'luk bir oy oranıyla alan Zeynel Abidin Bin Ali 22 yıldan bu yana bu ünvanı elinde tutuyor. Devletin yaptığı ekmek ve şeker yardımlarının oy oranını artırdığını öğrendiğimiz Tunuslular, Bin Ali'yi seviyor ve önemli oranda da destekliyor.
Tarımın önemli bir geçim kaynağını oluşturduğu ülkede yabancı yatırımcılara kapılar sonuna kadar açık. Öyle ki; kimi yatırımlara gümrük kaldırılıyor, kimi yatırımlara altyapı desteği sağlanıyor, kimilerine de sigorta desteği veriliyor.
Tüm bu bilgileri bize veren Eyüp Yaşar isimli bir kardeşimiz. 2 yıldır burada danışmanlık hizmeti veren Eyüp, bize biraz da Başkent Tunus’un çarşılarını gezdiriyor. El sanatları sergisini andıran dükkanlar, ağzına kadar dolu kahvehaneler, tömbeki içenlerin farklı bir koku saldığı Medina sokaklarına attık adımımızı.

Mardin sokakları kadar dar bir yerde 5-6 metrekarelik dükkanların ortasındayız. Burası Medina Çarşısı...  Her bir dükkan tarih kokuyor. Berber, Lokanta, Aktar, Ayakkabıcı, Mobilyacı ve Süs Eşyacılarının iç içe olduğu çarşıda Türk olduğumuzu hemen anlayan esnaf Merhaba diyerek bağırıyor. Konuşmaları arasına sıkıştırdığı bir iki Türkçe kelimeyle kendilerini anlamamızı bekleyen esnaf ısrarla dükkanlarına davet ediyor bizi. Hasan Şaş, Polat Alemdar ve Recep Tayyip Erdoğan'ın isimlerini hemen her dükkan sahibi ardımızsıra bağırıyor. Türkleri çok sevdiklerini kimi zaman sarılarak, kimi zaman elindeki bardağı göstererek yeşil naneden ve bolca şekerden kaynatılarak yapılan bir çayı ikram etmek isteyerek gösteriyorlar. Tüm ısrarcı seslerin içerisinden çocuklar ertesi gün kesilecek olan bir koyunu süsleyerek gezmeye çıkarmışlar... Kurbanlığın üzerine bağladıkları bezlerin renkleri dikkatimizi çekiyor, günün esprisi de beraberinde geliyor: Bu koyunlar dağdan mı indi?

Zeytuna Medresesi, Hammudapaşa Cami, İbn-i Haldun'un ders gördüğü medreseyi de Moritanya'ya hareket etmeden önce ziyaret etme imkânımız oldu. Sizin de yolunuz bir gün Tunus’a düşerse, el yapımı bir bebek, maske, kuş kafesi, hurma, harisa (acı sos) almayı ihmal etmeyin deriz.






Selim Çorum, Rami Vefa Coşkun, Özgür Özey,
Soner Cesur, Ali Uluşan, Osman Güneş, Cem Ali Aksoy, Muhammet Fatih Özsoy, İsmail Alemdar ve Galip Marlalı’dan oluşan Konya heyeti, Tunus ve Moritanya’da oldukça duygusal bir bayram geçirdiler.