Gıda Zirvesinde Duygusal Veda! Profesör Tamer Gözyaşlarıyla Anıldı
Bursa'da düzenlenen gıda zirvesinde, merhum Prof. Dr. Canan Ece Tamer anıldı. Annesi Gülşen Tamer’in "Nasıl yaşatacağım diye düşünün" sözleri salonda duygu dolu anlar yaşattı.
Bursa Uludağ Üniversitesi, geçtiğimiz yıl 49 yaşında hayatını kaybeden kıymetli akademisyen Prof. Dr. Canan Ece Tamer için düzenlenen anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ziraat Fakültesi Gıda Topluluğu tarafından organize edilen zirve, bilimsel içeriğinden ziyade vefa dolu anlarıyla hafızalara kazındı. Dr. Mete Cengiz Salonu’nda bir araya gelen akademisyenler, öğrenciler ve aile fertleri, merhum profesörün mirasını gözyaşları içinde yâd etti.
Bir Annenin Kürsüdeki Vakur Duruşu
Törenin en çarpıcı anı, Canan Ece Tamer’in 80 yaşındaki emekli öğretmen annesi Gülşen Tamer’in kürsüye çıkmasıyla yaşandı. Zorlukla ayakta duran ve kelimeleri seçerken güçlük çeken acılı anne, salondaki gençlere adeta bir hayat dersi verdi. Kızına çocukluğundan itibaren güler yüzlü ve hoşgörülü olmayı öğütlediğini belirten Tamer, insanın bu dünyada bıraktığı iz kadar değerli olduğunu vurguladı.
"Yaşantınızla Değil Yaşattıklarınızla Anılırsınız"
Genç gıda mühendisi adaylarına "altın değerinde" tavsiyelerde bulunan Gülşen öğretmen, konuşmasını şu etkileyici sözlerle sürdürdü:
"Kötü niyet insanı kötülüğe sürükler. Hayat düsturunuz her zaman 'nasıl yaşayacağım' değil, 'nasıl yaşatacağım' olsun. Çünkü insan yaşantısıyla değil, başkalarına yaşattıklarıyla anılır. Güzellikler yaşatırsanız, güzel anılırsınız."
Konuşması sırasında fenalık geçiren ancak metanetini koruyan yaşlı çınarın sözleri, tüm salon tarafından ayakta alkışlandı.
Bilim Dünyasında Bir Boşluk: Canan Ece Tamer
Geçtiğimiz yıl amansız bir hastalık nedeniyle aramızdan ayrılan Prof. Dr. Canan Ece Tamer, sadece akademik başarılarıyla değil, öğrencilerine olan yaklaşımı ve güler yüzlü kişiliğiyle de tanınıyordu. Meslektaşları, onun gıda bilimine kattığı değerin ve bıraktığı akademik mirasın her zaman yaşatılacağını belirterek, zirvenin adının bu nedenle Tamer’e ithaf edildiğini ifade ettiler.

Kaynak: