Genç kalmanın formülü: Ozon tedavisi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mehmet Portakal, ozon tedavisini Konya’da uygulamaya başladı.
Konya’mızın tanınmış Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mehmet Portakal ile bilgilendirici bir söyleşi yaptık. Okurlarımız kendilerine çok yakın olan ancak oturup karşılıklı sohbet etme ve akıllarına gelen soruları sorma fırsatı yakalayamadıkları tanınmış kişilerle yapılan bu tür sohbetleri ilgiyle okumaktalar… Biz de bu ihtiyaçtan yola çıkarak aynı zamanda biyokimya eğitimi almış olan, Akademi Hastanesi'nde görev yapan Uz. Dr. Mehmet Portakal’ın kapısını çaldık. Kendisine sağlıkla ilgili yönelttiğimiz tüm sorulara içtenlikle cevaplar verdi.
-Mehmet Bey, öncelikle hükümetin sağlık politikasını sağlıklı buluyor musunuz?
-İnsanların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması, hasta hakları konusunda yapılan yenleştirme çalışmaları çerçevesi içinde hastanın kendi doktorunu seçme hakkı, hasta reçetelerinin SSK da dahil tüm eczanelerden alınabiliniyor olması, Aile Doktoru uygulaması ile tam teşekküllü hastanelerde yığılmanın önüne geçilmesi açısından çok faydalı hizmetler geliştirilmektedir. Bu konularda atılan adımlar tabiî ki gerekliydi ve olumlu gelişmelerdir.
Tam Gün Yasası Danıştay’dan iptal edildi. Yasanın mantığı doğru ancak suiistimale de açık. Bu konuda daha farklı önlemler alınmalı. Hem muayenehanesi olan hem de Devlet Hastanelerinde görev yapan doktorlar için iki çalışma alanında zamanı ve gücü dengeli kullanamamaktan ortaya çıkan sorunlardır. Bu; çoğu zaman hastane aleyhine gelişiyor. Sorunların çıkmasına sebep oluyor. Özel kliniklerde zaten bu durum söz konusu değildir. Yeniden ele alınacak bu Tam Gün Yasası umuyorum daha sağlıklı hale getirilebilir. Söz konusu olan hastanın haklarının korunmasıdır.
Doktor seçme hakkı yeni bir uygulama; “halkımız bu hakkını yeterince kullanıyor mu?” diye sorarsanız, bir şey diyemem. Bizim gibi özel hastanelerde halkımız doktorunu seçerek geliyor. Bu konuda bizde bir sıkıntı yok. Devlet hastanelerinde bu uygulamaya hasta tarafından gerekli ilgi gösteriliyor mu bilmiyorum. Aslında bu yöntem rekabeti de beraberinde getiriyor. İnşallah rekabet ortamında daha sağlıklı sağlık hizmetleri üretilir.
-Doktor-hasta ilişkileri bilindiği gibi çok önemli bir konudur. Siz Konya’mızda bu konuda öne çıkmış bir doktorsunuz. İnsanlar sizden hep olumlu sözler ediyor. Merak ediyoruz, geliştirdiğiniz bu sağlıklı doktor-hasta ilişkisinin püf noktası nedir? Bize bunlarından söz eder misiniz?
-Hastanın sizin çözüm ortağınız olması gerekiyor. Hasta doktoruna sihirbaz gözü ile bakmamalı. Doktor demek hastayı görünce ne olduğunu hemen tahmin eden, tanı koyan değildir. Hastanın bilmesi gereken; iyi bir tedavi için iyi bir teşhise ihtiyaç olduğudur. Bunun da ortaya çıkması bizim mesleğimizde “Anamnez” dediğimiz; hastanın hikâyesini doktoruna olduğu gibi anlatmasına bağlı. Böyle bir anlatım ile yüzde 60-70 doğru teşhis yolu kat edilmiş olur. İyi bir tedavi için İkinci konu güvendir. Her meslekte olduğu gibi güven önemli bir ihtiyaç ama bu tıpta daha da fazla bir ihtiyaçtır. Hasta; doktoruna güvenme ihtiyacı duyar. Ama bunu ifade edemeyebilir. Doktor, empati yapmasını bilmelidir. Birçok hasta muayenenin ardından dışarı çıktığında rahatladığını hissetmektedir. Doktor hastasını dinlerken onaylamalı, böylece hasta kendisinin anlaşıldığı duygusuna varmalıdır. Fizik tedaviden örnek verecek olursak romatizma hastalıkların bazıları doğrudan ortaya çıkmaz. Bu tür bir rahatsızlığı olan hastayı romatizma hastası olduğuna ikna etmek zordur. Hasta bu konuda güven bulmamışsa doktor doktor gezmekte ve hastalığına isim bulma çabası içinde olacaktır. Bu durum hem hasta için büyük masraflar demek hem de doktor için kayıp bir hasta demektir.
-Basında zaman zaman çıkan haber ve yorumlarda göze çarpıyor. “Konya İç Anadolu bölgesinin sağlık merkezi olma yolunda..” gibi yazılar yazılıyor… Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
-Evet Mustafa Bey, Konya’nın sağlık merkezi olma noktasında hem özel hem de kamunun yatırımlarında ivme var. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri, Akademi Hastanesi, BSK (Birleşik Sağlık Kuruluşları) Sabancı’nın, Beyhekim Sağlık Kompleksi, Numune Hastaneleri, Farabi Özel Hastanesi, Vakıf (Mevlana) Hastanesi, Selçuklu Hastanesi, Anıt Hastanesi, Başkent Hastanesi, Nakipoğlu Hastanesi, Kızılay Hastanesi v.s. gösteriyor ki Konya’nın gelecekte sağlık merkezi olma yolunda büyük bir potansiyeli var. Bu da bizim için, bölgenin kalkınmasında önemli bir faktördür. Artık hastalarımız Ankara, İstanbul, İzmir gibi merkezlere taşınmamaktadır.
-Sohbetimizin asıl konusuna geldik Mehmet Bey. Siz Konya’da Ozon Tedavisini ilk başlatan doktorsunuz. Bu konuyu sizinle konuşalım istiyorum. Ozon tedavisi nedir?
-Konya’da Akademi Hastanesi olarak fizik tedavide yeni uygulamalara kapı aralıyoruz. Bu konuda halkımızdan çok güçlü destek alıyoruz. Biz ozon tedavisinde Konya’da ilkiz. Bizden sonra diğer sağlık kuruluşları da bu konuda uygulamalara geçtiler. Rekabet işte böylesi güzel gelişmelerde faydalıdır. Ozon tedavisi nedir sorunuza gelince; Oksijenin yüksek enerjili halidir 02 iken 03’e dönüştürülmesidir. Ozon tabaksı bilindiği gibi gökyüzüne mavi rengi veren tabakadır. Bu tabaka güneşten gelen ve insan ve çevre sağlığını olumsuz etkileyen Ultraviyole ışıklarına karşı ozon tabası koruma kalkanı oluşturur. Onlara geçit vermez. Ancak son zamanlarda yapılan çevre kirliliği sonucu bu ozon kalkanın zayıfladığı ve istenilen korumayı sağlamadığı görülmektedir.
Medikal anlamda karışım yüzde 95 oksijen yüzde 5 oranında karıştırılarak elde ediliyor. Bu karışımın hastaya uygulaması bazen serum gibi damardan veriliyor. Bazen eklem doğrudan zerk ediliyor. Halkımızın anlayacağı dilden söyleyecek olursak porçöz gibi bir etki bırakıyor. Hasta üzerindeki etkisi dokuların kanlanması, beslenmesini sağlıyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde dünyaca tanmış polisiye roman yazarı Agata Christina 120. yaş gününü kutladı. Yıllarca bu tedavi şekli Avrupa’da genç ve zinde kalmak adına kullanıldı. Yaygın bir kullanım alanı var.
Biyokimya Doktoru eğitimimi Almanya’da tamamladım ve söz konusu Ozon Tedavi ünitesini sistem olarak oradan Konya’mıza getirdik. Akademi Hastanesi bünyesinde kurduk. Hastalarımıza hizmet veriyoruz. Faydası konusunda bir örnek vereyeim… İki tane imam hastamız vardı. Şikâyetleri namazda eğilip doğrulurken eklem yerlerinden rahatsızlık duymaları idi. 1 Hafta arayla 5 hafta ozon tedavisi uyguladık ve imamların ikisi de rahat bir şekilde namazlarını kılabiliyorlar artık. Siyatik, bel ağrıları, romatizma konularında çok faydalı bir yöntemdir. Hastaya acı vermeden uygulanır.
-Sizin gibi ideal bir doktorun gelecek ile ilgi beklentileri nelerdir?
-Gelecek ile ilgili umutlarımız var Mustafa Bey, biz de geleceği inşa etmekteyiz, tıp alanında insanları yeniliklerle buluşturma çabasındayız. Gelecekte insanlar bilgiye daha çabuk ulaşacaklardır. Ancak TV’lerde yayınlanan sağlık programları bir şekilde denetlenmelidir. Doktorlar olarak bildiğimiz konularda ortada dolaşan onca yanlış bilgilendirme bizleri üzmektedir. Hastalarımız tavsiyemiz kendilerinde ortaya çıkan bir sorunda mutlak klinik tedavisi alsınlar, TV’lerdeki anlatılanlar çok yanlış sonuçlar verebilir. Bu konuda bize müracaat eden çok hastamız var. Hareketsiz yaşama son vermeliyiz. Şehir toplumu gerekli hareket ortamından yoksun kalmaktadır. Bu durum fizik hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır. Günlük belli miktarda yürümeyi işlerimizin çoğunu yürüyerek yapmayı sürdürmeliyiz. Yürüdüğümüzde, oturduğumuz mekândan dışarı çıktığımızda vücudumuz SERATONİN ve TİROZİN mutluluk hormonu salgılar. Bunu göz ardı etmemeliyiz.
-Mehmet Bey, yoğun iş temponuz var ve bize zaman ayırdınız. Yaptığımız bu sohbet için size teşekkür ediyoruz.
-Rica ederim Mustafa Bey, ben size zahmet edip geldiğiniz için ve Memleket Gazetesi’ne çok teşekkür ederim.
Röportaj: Mustafa Karaçelebi
Fotoğraf: İbrahim Karaçelebi