Fransa'dan flaş libya kararı

Fransa'dan flaş libya kararı

Libya'da olaylar bir türlü durulmuyor... İşte yaşanan son gelişmeler...

12.21: KIZILHAÇ: "LİBYA'DA ÖLEN VE YARALANANLARIN SAYISINDA KESKİN BİR ARTIŞ VAR"

Uluslararası Kızılhaç teşkilatı başkanı Jakob Kellenberger, Libya'daki doktorların, ülkedeki saldırılar ve çatışmalarda çoğunluğu sivil olmak üzere ölen ve yaralananların sayısında keskin bir artış tespit ettiklerini bildirdi. Kellenberger, Cenevre'de yaptığı açıklamada, Libyalı doktorların, hava saldırılarının ve şiddetti çatışmaların olduğu Ecdebiye ve Misrata'daki hastanelerin verilerine göre son günlerde ölü ve yaralı sayısında büyük artış olduğunu belirttiğini kaydetti.

Kızılhaç Başkanının açıklamasına göre, Misrata'da tedavi altındaki 40 kişi ağır yaralı, 22 kişi öldü ve Kızılhaç'ın Ecdebiye'deki cerrahi ekibi geçen hafta içinde 55 kişiyi ameliyat etti. Kellenberger, teşkilatlarının Libya'da başkent Trablus dahil batı bölgelerine ulaşımının kesildiğini belirterek, bu bölgedekilerin, muhaliflerin kontrolündeki doğu bölgelerinden daha fazla çatışmalardan etkilendiklerini tahmin ettiklerini söyledi.

12.17:NATO Libya hava sahasını 24 saat izlemeye aldığını duyurdu.

12.10: ALMANYA, LİBYA HÜKÜMETİNİN BANKA HESAPLARINI DONDURDU

Almanya hükümeti, Libya Merkez Bankası ve Libya Yatırım İdaresine ait hesapların dondurulması talimatını verdi. Almanya Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamada, talimatın, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin denetimindeki devlet bankalarına sınırlamalar getirilmesi yönündeki AB kararı doğrultusunda verildiği, emrin Libya Afrika Yatırım Portföyü ve Libya Dış Bankasını da kapsadığı belirtildi.

Bakanlık açıklamasında, "Libya Merkez Bankası, Libya Afrika Yatırım Portföyü, Libya Dış Bankası ve Libya Yatırım İdaresi'nin hesaplarına erişim yeni bir emre kadar yasaklanmıştır" denildi. Açıklamada, hesapları dondurulacak bankaların "Muammer Kaddafi'nin denetiminde bulunduğu ve Kaddafi rejimine mali destek sağlayabileceği" ifade edildi. AB, hafta içinde, Kaddafi, ailesi, bazı yardımcıları ve hükümetin destekçilerine mali yaptırımları artırma kararı almıştı.

12.08: FRANSA, LİBYALI MUHALİFLERİN KURDUĞU LİBYA MİLLİ KONSEYİ'Nİ TANIDI

Fransa'nın, Libya Milli Konseyi'ni Libya halkının yegane meşru temsilcisi olarak tanıdığı bildirildi. Açıklama, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin makamından yapıldı. Libya Milli Konseyi, 27 Şubat'ta ülkenin doğusundaki isyancılar tarafından kurulmuş ve konseyin başına eski Adalet Bakanı Muhammed Abdülcelil getirilmişti.

12.03: FRANSA'DAN FLAŞ LİBYA KARARI

Fransa'nın, Libya Milli Konseyi'ni Libya halkının yegane meşru temsilcisi olarak tanıdığı bildirildi. Açıklama, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin makamından yapıldı. Libya Milli Konseyi, 27 Şubat'ta ülkenin doğusundaki isyancılar tarafından kurulmuş ve konseyin başına eski Adalet Bakanı Muhammed Abdülcelil getirilmişti.

11.26: LİBYA HÜKÜMETİNİN BİR TEMSİLCİSİ, ATİNA'DA TEMASLARDA BULUNUYOR

Libya hükümetinin bir temsilcisinin, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile bir araya geldiği bildirildi.

Uluslararası ajansların haberine göre, Libyalı temsilci Muhammed Tahir Siala, Atina'da Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Dollis ve Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Büyükelçi İoannis-Aleksios Zeppos ile görüşüyor.

AB dışişleri bakanlarının bugün Brüksel'de Libya'daki ayaklanmayı ele alacağı toplantı öncesi Libyalı temsilci, dün akşam da Portekiz'de temaslarda bulunmuştu. Siala, dün gece Lizbon'da Portekiz Dışişleri Bakanı Luis Amado ile görüşmüştü.

Libyalı temsilci, Atina'da görüşme için dışişleri bakanlığına gelişinde bir açıklama yapmazken, Yunan Dışişleri Bakanlığı görüşmenin, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile birlikte kararlaştırıldığını bildirdi.

Libya ordusundan üst düzey bir yetkili de dün Muammer Kaddafi'nin bir mesajını iletmek üzere Kahire'ye gitmişti.

11.13: RAS LANUF'UN DOĞUSUNDA BOMBARDIMAN

Libya'nın petrol kenti Ras Lanuf'un doğusunda direnişçilerin mevzilerinin yeniden bombalandığı bildirildi. AFP muhabiri, Libya hava kuvvetlerine ait bir bombardıman uçağının alçak uçuş yaptığını, ardından bölge üzerinde yoğun bir duman görüldüğünü aktardı.

Aynı kaynak, atılan bombanın çöle düştüğünün sanıldığını, ölen ya da yaralanan olup olmadığı hakkında bilgiye henüz ulaşamadığını belirtti. Direnişçilerden İzzeddin Şeyhi ise bombalardan birinin sivillere ait bir eve isabet ettiğini, bombardımanın denizden yapılmış gibi göründüğünü söyledi. Bu kaynak da Ras Lanuf üzerinde bir savaş uçağının görüldüğünü kaydetti.

11.08: PORTEKİZ GAZETESİNİN İDDİASI: ''KADDAFİ, İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİYLE İLGİLİ GÖRÜŞMEYİ KABUL ETTİ''

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin iktidar değişikliğiyle ilgili görüşmeyi kabul ettiği ileri sürüldü.

Portekiz'in Publico gazetesi, diplomatik bir kaynağa dayandırarak verdiği haberde, Dışişleri Bakanı Luis Amado'nun Lizbon'da Kaddafi'nin temsilcisiyle biraraya geldiğini belirtti.

Görüşmede, Libya'da isyancılara karşı düşmanlığa son verilmesi ve ülkede barışçıl bir şekilde iktidar değişikliği yapılması yönündeki Amado'nun önerisine yanıt olarak temsilcinin bir mesaj getirdiği kaydedildi.

Haberde, ''Libya liderinin temsilcisi, Trablus'un 'geçiş süreciyle ilgili müzakere sürecine başlamayı kabul edeceğini'' Amado'ya iletti'' denildi.

Portekiz Dışişleri Bakanlığı, Kaddafi'nin temsilcisinin, ülkesindeki olaylar hakkında Trablus'un görüşünü açıklamak için Amado ile biraraya geldiğini bildirdi.

Portekiz bu hafta yaptırımlar konusunda BM Güvenlik Konseyi komitesine başkanlık etmesi için seçilmişti.

Bakan Amado da bugün Brüksel'de Libya konusunu ele alacak olan AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısına katılıyor.

10.48: LİBYA'DAN YAKLAŞIK 10 BİN VİETNAMLI TAHLİYE EDİLDİ

Libya'da şiddet olayları nedeniyle yaklaşık 10 bin Vietnamlı göçmen işçi sağ salim evlerine döndü.

Viet Nam News ajansı, çoğu inşaat işçisi Vietnamlıları taşıyan 10 uçaktan sonuncusunun dün gece Hanoi'ye ulaştığını duyurdu. Son gelen uçakta 209 işçinin bulunduğu ve böylece Libya'dan Vietnam'a gelen işçi sayısının 8.728 olduğu kaydedildi.

Libya'dan gemiyle yaklaşık 1000 kişinin daha ayrıldığı ve bu ayın sonunda ülkelerine ulaşmasının beklendiği belirtildi.

10.42: LİBYA'NIN DOĞUSUNDA HÜCUM BOTLARI MUHALİFLERE SALDIRDI

Libyalı yönetim karşıtlarının, Akdeniz'deki hücum botlarının ülkenin doğusundaki muhalif mevzilerine saldırdığı yolundaki haberlerin ardından denize roket saldırısı düzenlediği bildirildi.

Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin saldırıları yüzünden, muhaliflerin, ağır silahlı saldırının ardından çekildikleri stratejik Bin Cevad kentinin de bulunduğu doğu kıyısında ilerleyişlerini durdurmak zorunda kaldıkları belirtildi.

Bir yönetim karşıtı, Bin Cevad'a kadar geldiklerini, ancak hücum botlarının saldırısı yüzünden geri çekilmek zorunda kaldıklarını anlattı.

Muhaliflere katılan Albay Beşir Abdülkadir, donanma gemilerinin kullanılıp kullanılmadığını bilmediklerini ancak denizden bombardıman düzenlendiğini söyledi.

Muhalifler, Bin Cevad'ın dış kesimleri ve dünkü saldırılarda isabet alan Sidre petrol tesisi yakınında konuşlandıklarını bildirdiler.

10.05: RUSYA'DAN LİBYA'YA SİLAH AMBARGOSU

Rusya Devlet başkanı Dimitriy Medvedev, BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'ya yönelik yaptırımlarına Rusya'nın da katılmasını öngören kararnameyi imzaladı.

Kremlin Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Medvedev'in Güvenlik Konseyi'nin Libya'ya yönelik yaptırımlarına katılmayı öngören kararnameyi imzaladığı belirtilerek, kararnamenin Libya'ya silah, mühimmat ve askeri malzeme satışını yasakladığı kaydedildi.

Rus devlet şirketi olan "Rus Teknolojileri" Başkanı Sergey Çemizov geçen hafta yaptığı açıklamada, yaptırımlar yüzünden Rusya'nın Libya'ya silah satışındaki kaybının yaklaşık 4 milyar dolar civarında olacağını söylemişti.

Rusya'nın saygın ekonomi gazetelerinden Kommersant da geçen hafta yayımladığı haberde, Rusya'nın Libya ile şu anda 2 milyar dolarlık bir silah satışı sözleşmesi olduğunu belirterek, Rusya'nın Libya'ya 1,8 milyar dolar değerinde askeri savaş uçağı ve hava savunma füzeleri satma anlaşmasının da tamamlamak üzere olduğunu vurgulamıştı.

09.12: BİNGAZİ'DE ÇIKAN ÇATIŞMALAR SIRASINDA TÜRK KONSOLOSLUĞUNUN ARAÇLARI DA İSABET ALMIŞ

Libya'nın Bingazi kentindeki çatışmalar sırasında Türk Konsolosluğu araçlarının da isabet aldığı öğrenildi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bingazi'de Muammer Kaddafi'nin paralı askerleri ile muhalifler arasında Şubat ayı ortasında patlak veren silahlı çatışmalarda Türk Konsolosluğu hizmetindeki otomobiller de kurşunların hedefi oldu.

Olaylar sırasında konsolosluk görevlilerinden yaralananlar olmazken, otomobillerin zarar gördüğü ifade edildi.

Bingazi'de, yabancı misyon temsilciliklerinin dış güvenliğini sağlayacak resmi hiçbir güç bulunmuyor.

Geçici Ulusal Konseyin tavsiyeleri üzerine silahlı bazı gönüllü gençler geceleri yabancı misyon temsilcilikleri önünde nöbet tutuyor. Türkiye'nin Bingazi Konsolosluğu önünde de bu gençler bekliyor.

Öte yandan, kimliklerini gizlediği belirtilen Kaddafi yanlılarının yanı sıra cezaevlerinden kaçan yaklaşık 1200 firari mahkum ile yağmacıların olduğu kentte, halk güvenliğini bireysel silahlanmayla sağlıyor.

Bingazi'de, polis ve askerin ayrılmasının ardından silah depoları yağmalandığı için her türlü silah kolayca bulunabiliyor.

Gençlerin ellerinde tabanca ve kaleşnikofların yanı sıra ağır makineli tüfekler de olduğu görülüyor. Kentte, muhalif güçlerden gelen haberlere ve Kaddafi'nin televizyonlardaki açıklamalarına duygusal tepki veren gençlerin sık sık havaya ateş açtıkları dikkat çekiyor.

Bu nedenle, birçok cafe ve restoranın camlarında gece silah kullanılmamasına, çocuk ve yaşlıların rahatsız edilmemesine yönelik uyarı afişlerine rastlanıyor.

Bu arada, Bingazi'de yabancıların da kaldığı bir otele Kaddafi yanlısı olduğu belirtilen kişilerce ateş edildiği de belirtiliyor.

08.37: TÜRKİYE'NİN LİBYA'DAKİ OLAYLARA YÖNELİK DURUŞU ABD BASININDA

Brandeis Üniversitesi Crown Ortadoğu Araştırmaları Merkezi uzmanı Joshua Walker ve aynı üniversiteden Ortadoğu ekonomisi profesörü Nadir Habibi, "Türkiye'nin, Libya'daki katliama son vermeyi amaçlayan yaratıcı diplomatik girişimlere öncülük etme adına, Ortadoğu ülkelerinden oluşan bölgesel koalisyonu harekete geçirme potansiyeline sahip olduğu ve barışçıl çözüm için anahtar olabileceği yorumunda bulundu.

Walker ve Habibi, Boston Globe gazetesinde kaleme aldıkları yazıda, Türkiye'nin Libya lideri Muammer Kaddafi'ye karşı herhangi bir askeri operasyona ve ekonomik yaptırımlara karşı olduğunu hatırlatarak, bunun Türkiye'nin, Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'i güçlü biçimde kınayan tavrıyla keskin bir zıtlık oluşturduğunu savundu.

Türkiye'nin bu duruşunu yaptırımların Libya halkına zarar vereceği ve Libyalıların askeri müdahale istemediğine dayandırdığını belirten Walker ve Habibi, "Bu doğru değil. Kaddafi üzerine uluslararası baskı, onun iktidardan ayrılışını hızlandırarak Libya halkının acılarını azaltabilir. Müdahalenin yoksunluğu sadece şu anki katliamı ve artan insani krizi uzatır. Dahası, Türkiye'nin savunduğunun tersine, Kaddafi'ye karşı savaşanlar açıkça uluslararası yardımı istiyor" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜN ANAHTARI OLABİLİR"

Türkiye'nin Libya'daki katliama son vermeyi amaçlayan yaratıcı diplomatik girişimlere öncülük etme adına, Ortadoğu ülkelerinden oluşan bir bölgesel koalisyonu harekete geçirme potansiyeline sahip olduğunu ve bunu yapması için Batı tarafından teşvik edilmesi gerektiğini belirten Walker ve Habibi, "Türkiye, barışçıl çözüm için anahtar olabilir, ama Kaddafi'yi kınamada şu anki isteksizliği, krizin son bulması için uluslararası ve bölgesel çabaların altını kazıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Walker ve Habibi, Ankara'nın Libya'ya yönelik duruşunun kökeninde, Türkiye'nin Libya'da büyük yatırımları olması, Türk şirketleri ve Türk vatandaşlarının Libya'da iş yapması gibi hususların yattığını savundu.

Ancak, "Türk yetkilileri, Kaddafi üzerindeki uluslararası baskıya karşı çıkarak Libya'daki Türk yatırımlarını kurtarabilecekleri şeklinde bir düşünce içindeyse, bunun yanlış bir hesap olduğunu" öne süren Walker ve Habibi, Libya'daki isyanın günden güne ivme kazandığını, Kaddafi'nin yenilgiye uğrayacak gibi göründüğünü ve Libya halkının kimlerin kendilerine yardım edip etmediğini izlediğini ifade etti.

"TÜRKİYE, KREDİBİLİTESİNİ RİSKE ATMIŞ OLACAK"

Walker ve Habibi, Türkiye'nin bir aydan az süre önce Ortadoğu'daki demokrasi yanlısı hareketlerin yanında yer alarak "bölgedeki tüm taşları tersine çevirebilen ve tarihin akışını değiştirebilen bir rol oynadığını" ilan ettiğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Barack Obama da dahil diğer liderlerden önce davranarak Mübarek'i istifaya çağıran ilk lider olduğunu hatırlatan Walker ve Habibi, bunun Türkiye'nin kendi deneyimlerine dayanarak diğer Müslüman ülkelerinde demokrasiyi teşvik etme yolunda öncü rol oynayabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Walker ve Habibi, ancak Türkiye'nin Kaddafi'ye yönelik duruşunun, "bölgesel lider olarak kredibilitesi ve samimiyeti" konusunda sorular uyardırdığını ileri sürerek, "Eğer Türkiye, Kaddafi üzerindeki baskılarını giderek artıran ülkelere katılmazsa, sadece, bölgede demokrasinin savunucusu olarak güçlükle kazandığı kredibilitesini kaybetmeyi değil, Kaddafi yenilgiye uğradıktan sonra Libya ekonomisine girişini de riske atmış olacak" ifadesini kullandı.

Libya'da büyük ölçekli ekonomik yatırımları olan ABD ve Avrupa ülkelerinin de yatırımlarının geleceğini önemsediğini belirten Walker ve Habibi, "Ancak, çıkarlarına en fazla, isyanın yanında olmalarının yarayacağına karar kıldılar. Yakın zamanda kimlerin doğru, kimlerin yanlış hesap yaptığı ortaya çıkacak" değerlendirmesinde bulundu.

03.21: BBC LİBYA'DAKİ 3 MUHABİRİNİN DÖVÜLMESİNİ KINADI

İngiliz televizyon kanalı BBC'nin yetkilileri, Libya'da röportaj yapan üç muhabirinin "gözaltına alınıp dövülmesini" kınadı.

BBC dış haberler yetkilisi Liliane Landor yaptığı açıklamada, BBC'nin Libya'da röportaj yapan üç muhabirinin kötü muameleye maruz kalmasını kınadığını belirterek, kanalın, Libya hükümetinin ülkede çalışan bütün medya mensuplarını korumasını ve işlerini özgürce yapmalarını sağlamasını istediğini ifade etti.

Landor açıklamasında, "Bütün bu saldırılara rağmen, BBC içerden ve dışarıdan Libya'daki olayları izlemeye devam edecektir" dedi.

BBC, Filistin asıllı Feras Killani, İngiliz Chris Cobb-Smith ve Türk asıllı Göktay Koraltan adlı muhabirlerin Pazartesi günü gözaltına alındıklarını, sürekli şiddet gördüklerini ve daha sonra da serbest bırakıldıklarını bildirmişti. BBC, üç muhabirin 21 saat gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldıklarını ve Libya'yı terk ettiklerini aktardı.

Kanala göre, üç muhabir Libya'nın batısında yer alan, Kaddafi güçleriyle isyancıların arasında çatışmaların meydana geldiği Zaviye kentinin 10 kilometre güneyinde bulunan bir kontrol noktasında gözaltına alındıklarını, Libya ordusuna mensup askerler ve Libya gizli polisine mensup polisler tarafından dövüldüklerini belirtti.

BBC'nin Ortadoğu haberler servisi baş redaktörü Jeremy Bowen'a açıklamalarda bulunan muhabirler, gözaltına alanların sopa, plastik boru, çizme ve dizleriyle dövdüklerini ve sanki kurşuna dizecekmiş gibi bir duvara dayadıklarını söyledi.

Muhabirlerden Chris Cobb-Smith, "Sivil giyimli bir polis kulağımın dibinde iki kez silahının tetiğini çekti ve kurşunlar kulağımın yanından geçti, olay sırasında askerler gülüyordu. Daha sonra, çok iyi İngilizce konuşan bir adam askerlere ellerimizi çözmesini emretti, bürokratik formaliteler bitince kabus sona erdi ve bize sigara, çay, kahve ve yemek ikram ettiler" dedi.

"Çok korktum" diyen Smith, "Sanki bir an bizi öldürüp, suçu El Kaide veya isyancıların üzerine atacaklarını sandım" diye konuştu.

Feras Killani ise "Bana karşı bir şeyleri vardı, sanki beni tanıyorlardı, neyi izlediğimi biliyorlardı" şeklinde açıklamada bulundu. Geceyi bir hücrede geçirdiğini anlatan Killani, "Hücrede, Zaviye'de tutuklanmış 10-12 kişi vardı, bazılarının durumu çok kötüydü, hatta bazılarının dayak yediğini ve kaburgalarının kırıldığını gördüm" dedi.

02.38: LİBYA'DA 3 BBC MUHABİRİ GÖZALTINA ALINIP DÖVÜLDÜ

İngiliz televizyon kanalı BBC, Libya'da röportaj yapan üç muhabirinin "gözaltına alınıp dövüldüğünü" bildirdi. BBC, Feras Killani, Chris Cobb-Smith ve Göktay Koraltan adlı muhabirlerin Pazartesi günü gözaltına alındıklarını, sürekli şiddet gördüklerini ve daha sonra da serbest bırakıldıklarını belirtti. Muhabirlerden Feras Killani, kendilerini askerlerin gözaltına aldığını belirterek, "Bana, sopa, çizmeleri ve dizleriyle vurdular" diye konuştu.