Filistinli Annenin Ömrü "Hapishane Ziyaretiyle" Geçiyor
Oğulları İsrail'in Askalan Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Filistinli Ümmü Nasır:"Yaklaşık 30 yıldır bir hapishaneden diğerini ziyaret etmekle ömrüm geçiyor. Neredeyse İsrail'in tüm hapishanelerine gittim""Çocuklarımla gurur duyuyorum. Onları tutuklansınl
RAMALLAH (AA) - KAYS EBU SEMRA - Filistinli anne Latife Ebu Hamid'in (Ümmü Nasır) ömrü, yaklaşık 30 yıldır müebbet hapis cezalarına çarptırılan 4 oğlunun tutulduğu Askalan Hapishanesi ve gösteriler arasında mekik dokumakla geçiyor.
"Filistinli Esirler Günü" münasebetiyle evi ziyaret edilen kişiler arasında yer alan Ümmü Nasır (67), AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail hapishanelerini ziyaret sürecinin oğlu Yusuf'un 1985 yılında 18 yaşındayken gözaltına alınmasıyla başladığını belirtti.
Çocuklarından 4'ü müebbet hapis cezasına çarptırılan, 6'sı İsrail hapishanelerinde uzun süre tutulduktan sonra serbest bırakılan 1 çocuğu da 1994 yılında öldürülen Ümmü Nasır, " Ömrüm, yaklaşık 30 yıldır bir hapishaneden diğerini ziyaret etmekle geçiyor. Neredeyse İsrail'in tüm hapishanelerine gittim" dedi.
İsrail tarafından oğullarına verilen cezaları aktaran Ümmü Nasır şunları kaydetti:
"Fetih'in askeri kanadı Aksa Şehitleri Tugayı'na mensup 4 oğlumu 2002 yılında tutukladılar. Oğlum Nasır, 7 kez müebbet ve 50 yıl hapis cezası aldı. Şerif 4, Nasr 5 kez müebbet, Muhammed ise 2 kez müebbet ve 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hepsi de Askalan Hapishanesi'nde tutuluyor."
Ümmü Nasır, müebbet hapse mahkum olan oğullarının 2000 yılında yaşanan Aksa İntifadası sırasında İsraillilere yönelik eylemlere karışmak ve yardımcı olmakla suçlandığını söyledi.
Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nda komutan olan oğlu Abdulmunim'in de 1994 yılında suikasta kurban gittiğini aktaran Ümmü Nasır, "Çocuklarımla gurur duyuyorum. Onları tutuklansınlar ya da öldürülsünler diye doğurmadım ama işgalciler, onlara bu olayları reva gördü" diye konuştu.
- "Eşim, oğullarının özgürlüğünü görmeden vefat etti"
"Ben de diğer anneler gibi oğullarımın yanımda olmasını arzu ederdim. Onların mutluluğunu mürüvvetini görmek isterdim" diyen Ümmü Nasır, "Eşim, 4 ay önce vefat etti. En büyük hayali ölmeden önce oğullarının özgürlüğüne kavuştuğunu görmekti ancak bu mümkün olmadı" ifadelerini kullandı.
Oğullarına yönelik suçlamalar sebebiyle, El- Em'ari Mülteci Kampı'ndaki evinin 1994 ve 2002 yıllarında iki kez yıkıldığını hatırlatan Ümmü Nasır, hapishane ziyaretleri sırasında karşılaştığı kötü muameleye de alıştığını vurgulayarak, "Başlangıçta çok zordu ama vatan sevgisi yanında her şey hafif kalıyor" dedi.
Ümmü Nasır, bu zamana kadar Filistinli tutuklularla ilgili düzenlenen hiçbir gösteri ya da etkinliği aksatmadığını belirterek, yapılacak herhangi bir esir takası anlaşmasında oğullarının serbest bırakılmasını temenni ettiğini dile getirdi.
Filistin'de özgürlüğüne kavuşan ilk mahkum olarak bilinen Mahmud Bekir Hicazi'nin İsrail tarafından serbest bırakıldığı gün olan "17 Nisan", 1974'ten bu yana her yıl "Filistinli Esirler Günü" olarak kutlanıyor.
Kaynak: