"Fehmi Abi ayıp oluyor ama"

"Fehmi Abi ayıp oluyor ama"

Ahmet Hakan: Bu kahredici iletişimsizlikle Fehmi Koru’yu mindere nasıl çekebilirim?

Ahmet Hakan / Hürriyet
 
Kaçma Fehmi Koru

Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru ile bir türlü anlaşamıyoruz... Aramızda gerçekten çok vahim bir iletişim sorunu var...

Ben ne dersem diyeyim, o hep "mangal tahtası" diye anlamayı tercih ediyor...

Neyse... En iyisi... Hüküm vermeyi bırakayım da olayın nasıl cereyan ettiğini anlatayım...

* * *

Ben Fehmi Koru’ya diyorum ki: "Başbakan’ın arkasına geçip, onun savaş açtıklarına savaş açmak bir gazeteci tavrı olmasa gerek..."

O diyor ki:

"Ha! Ha! Doğan Grubu yenildi..."

Ben diyorum ki:

"Bu zamana kadar Tayyip Erdoğan’ı pek eleştirmemiş olmanı anlayışla karşılıyorum... Çünkü muktedir değildi... Çünkü asıl güç değildi... Çünkü ikide bir mağdur ediliyordu... Ama şimdi işin rengi değişti... Artık Erdoğan çok güçlü..."

O diyor ki:

"Ha! Ha! İşte itiraf ettin... Erdoğan çok güçlü... Bu kadar büyük bir güç karşısında sinip oturacaksınız... O kadar."

Ben diyorum ki:

"Fehmi Abi! Ayıp oluyor ama... Çok güçlü diye karşısında ezilip büzülecek miyiz? Öbür yanağımızı mı uzatacağız?"

O diyor ki:

"Ne sandın ya... Tabii ezilip büzüleceksin... Ezilip büzülmezsen gör başına neler gelir."

Ben diyorum ki:

"Mesele bu mu yani?"

O diyor ki:

"Ha! Ha! Tayyip Erdoğan çok güçlü..."

Ben diyorum ki:

"İyi de Fehmi Abi... Esas meseleye gelsene... Senin durumun ne olacak? Güçlü iktidarların güçlü başbakanlarına iki çift laf söylemeyen gazetecilere, onun kavga ettikleriyle kavga eden yazar / çizerlere, biz eskiden ağzımızı doldurarak ’yalaka’ derdik... Peki şimdi sana ne diyeceğiz?"

O diyor ki:

"Ha! Ha! Bittiniz oğlum siz bittiniz... Herkes bitti... Burası artık ’Tayyibistan’ oldu... Ha! Ha!"

* * *

Ne diyeyim bilmiyorum ki...

Bu kahredici iletişimsizlikle Fehmi Koru’yu mindere nasıl çekebilirim?

Rakibimdeki bu kaçış psikolojisiyle nasıl baş edilebilirim?

Belki de en iyisi eski bir tekerlemeyi anımsamak ve anımsatmak:

"Fehmi Koru... Pabucu yarım... Çık dışarıya oynayalım..."