Fatih Altaylı'ya CHP hakareti

Fatih Altaylı'ya CHP hakareti

"Satılmış kalem. Artık nükleer ihalesini kapmışsınızdır." "Seni okumuyorum. Aşağılık herif"

“Satılmış kalem. Artık nükleer ihalesini kapmışsınızdır.”
“Seni okumuyorum. Aşağılık herif.”
“Pis dönek. Aynaya bakarken utanmıyor musun?”
Bunlar dün bana atılan e-postalardan bazıları.

Bütün bu hakaretleri hakedecek ne yaptım biliyor musunuz?
CHP’yi eleştirdim.
Daha doğrusu CHP yönetimini eleştirdim.
Parti yönetimine dinamizm kazandırmadıkları için, halktan kopuk oldukları için, böylesine kritik bir seçimde bile genel merkezden yapılan hataları seçimlerle alabilecekleri yerlerde bile hatalı adaylar çıkardıkları için.

Bütün bunlar beni satılmış, aşağılık, dönek , aşağılık bir herif yaptı.
“İpliği pazara çıkmış bir iktidar karşısında bile öne geçemiyorlar” dedim ya, kızmışlar.

Be hey gafiller.
Sizden ala satılmış, sizden ala aşağılık, sizden ala şerefsiz olur mu?
Olmaz çünkü bana yazdıklarınızdan değer yargınız belli oluyor.
Birini eleştireceksen ondan menfaatin kesilmiş olacak ya da eleştirdiğinizin karşı tarafından menfaatiniz olacak.

Belli ki, bunlar fikirlerini tercihlerini oluştururken bireysel menfaati ön planda tutuyorlar ve herkesi de kendileri gibi zannediyorlar.
Bana hakaret eden haysiyetsiz haysiyet cellatları, haydi hodri meydan.

Mevcutlardan veya eskilerden bir tek siyasetçi, bir tek bürokrat, tek bir ferdi vahit çıksın ve desin ki, “Bu Fatih Altaylı kendisini veya patronu için bizden şunu istemiştir.”

Legal veya illegal. Hiç farketmez.
Bir tek kişi çıksın da desin.
Bir tek kişi.
Gazetecilik dışında bir işle uğraştığımı, gazetecilik dışında bir ticari faaliyetim olduğunu göstersin.

Hadi!
Fikrimi yazyorum. Satılmışlıkla suçlanıyorum.
Yuh olsun hepinize.
Bana bunu yazanlar, sonra çıkıp Başbakan Erdoğan’ı eleştiriyorlar medyaya boykot istiyor diye.

Kimbilir Başbakan’daki güç sizde olsa ne yapardınız?
Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ne kadar doğruysa sizinki de o kadar doğru.
Gelen e-postaların hepsi böyle mi?

Değil elbet.
Çoğu böyle değil.
“Haklısınız” diyen CHP’liler çoğunlukta.
“CHP’yi iyi çözmüşsünüz” diyen CHP muhalifleri de var.
Aynen AKP’yi eleştirdiğim zaman “Haklısınız” diyen AKP’liler ve “AKP’nin ne olduğunu anladınız” diyen CHP’liler olduğu gibi.

Ama ne yazık ki, hiç de azımsanmayacak “Ruh hastası” da var.
Tuttuğu tarafı eleştirdiğiniz anda “Satılmışlıkla” suçlayan.
Ama umurumda değiller.
Ben makul insanlar için yazıyorum.

Çünkü onların çoğunlukta olduğunu biliyorum ve bu ülkenin bu siyasi ruh hastalarından çok çektiğini görüyorum.
Bu memlekette makuller çoğunlukta.
Ama ne yazık ki, makul oldukları için siyasetin uzağında durmayı tercih ediyorlar.

Ben yine de eninde sonunda makuliyetin kazanacağını biliyorum.
Bundan emin olmasam zaten bu işi yapmam.
Bu umut olmasa kim her yazıdan sonra bu kadar hakarete maruz kalmayı kabullenebilir ki!

Şeriatçı başkan seks skandalıyla gitti

AKP iki belediye başkan adayını fire verdi.
Biri Ankara’dan Keçiören’de, diğerini İstanbul Eyüp’te.
İlginçtir.

İkisi de “Uçkur davasından” gittiler.
Çok eşli pek çok milletvekilinin hatta bakanın bulunduğu bir partide uçkura kurban gitmek ilginç.
Demek ki, onun da bir raconu var ve racona uymayanlar gidiyor.

Altınok’la ilgili bir seks kaydı elden ele dolaşıyormuş.
Bu görünteleri Altınok’la yıldızı barışmayan Melih Gökçek yandaşlarının dağıttığı öne sürülüyor.
Altınok da giderayak Melih Gökçek’i hedef alan açıklamalar yapıyor.

Altınok’un gidişi Karayalçın’a yarayacaktır. Çünkü Ankara’da hayli güçlü olan Altınok artık Gökçek’e karşı açıktan çalışmaya başlar.
Altınok, bir seks ilişkisinin gizli kamerayla kaydedilmesi sonucu adaylıktan çekilmek zorunda bırakıldı.

Altınok’un başı hep gizli kamera çekimleriyle derde giriyor.
Daha önce de içki satan bir esnafın belediye zabıtalarınca dövüldüğü olayda da Altınok gizli kameraya yakalanmış ve orada da “Şeriat gelince gece vakti içki satmak neymiş göreceksin” gibisinden laflar etmişti.

Şeriatçı Başkan seks skandalıyla gitti.
Ne anlama geliyorsa!

Fatih Altaylı/Haberturk