Fatih Altay'lı herkesi topa tuttu

Fatih Altay'lı herkesi topa tuttu

Hürriyet müthiş bir imaj kaybında. Güvenilir olma özelliğini iyiden iyiye yitirdi

Yeni Harman dergisinde Fatih Altaylı'nın Kutlu Esendemir'e anlatımlarından notlar;

 

ATV'den bir işaretinizle gelecek olanlar mutlaka vardır. Onları alıp bir rakibinizi çöerterek işe başlamak iyi olmaz mı?

Haklısın çok iyi olur ama çok etik olmaz. Kenan Tekdağ'ın geri alınma sürecinde TMSF'ye verildiği bir söz var:"ATV'nin kadrolarını çökertmeyeceğiz."dedi. Biz sözlerimiz tutmak için veririz. Kenan Bey'in verdiği söz hepimizi bağlar. Bunu çiğnemeyiz. Ayrıca da bizim bir şey yapmamıza gerek yok. ATV kendi kendini zaten çökertiyor.

 

Sabah'tan ayrılış sürecinden söz ediyorduk...

Gazeteport'ta yazıyorum. SKY Türk'te ekrana çıkıyorum. Şimdi Kanal 1 geri verildi. Benim durumum net değil. Kanal 1 ve dergilerde olacak mıyım, hangi pozisyonda olacağım; henüz Turgay Ciner'le bunları konuşmadık. Benim için önemli olan yazmak. Şu anda da yazıyorum. Duygu meselesine gelince: Ben başlangıçlardan keyif alırım. Bunu da bir başlangıç olarak görüyorum.

 

Anlamadım. Ciner Medya Grubu'nda olup olmayacağınız mı ne değil?

Hayır, canım, orada sorun yok. Neresinde olacağım net değil. Ortada bir gazete yok. O açıdan net değil. Herhalde Kana 1'de haberlerle ilgilenirim. Kanaltürk projesinde yer alırım belki. Doğrusunu istersen artık yayın yönetmenliği falan yapmak istemiyorum. Şu anda önemli olan bunlar değil zaten. Şimdi yeni bir yapı kurmak için Turgay Bey'le gece gündüz, büyük bir hızla çalışıyoruz. Çok acayip, Türkiye'nin duyunca inanamayacağı sürprizler yapabilir.

 

BABAHAN'IN AUDİ Q7 MAKAM OTOMOBİLİ

Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergün Babahan, TMSF ve Dinç bilgin ile size yönelik operasyonlara katıldı. Sabah'ın başındayken Babahan'ı işten atmadığınız için pişman mısınız?

Sözünü ettiğiniz şahıs hakkında konuşmaya değer birisi değil. Bakın önemli olan beni ne yaptığım. Herkes kendine yakışına yapar. Ben o dönemlerde kendime yakışanı yaptım. Bütün bunların olacağını bilsem yine aynısını yapardım. Ben yayın yönetmeni olunca o şahıs istifa etti. Ben Turgay Bey'e şöyle dedim."Bu kişi size yıllarca en zor günlerde hizmet etti. Tamam, karşılığını aldı ama şimdi giderse iş bulamaz. Eşi bebek bekliyor. Bence kalsın. Rahat durmaz biliyorum ama ben bir şekilde idare ederim."Bu konuşmanın ardından o şahsı aradım. Kalmasını rica ettim. O'da kaldı. Bana yakışan buydu. Daha sonra onun yaptıklarıysa ona yakışandır. Kendim gibi olacağım derken bunu kastediyorum.

 

Sabah'ta sular durulmuyor. Nedir mevcut yayın yönetmeninin icraatları?

Geldiği gün maaşını üçe katlamak. Audi Q7 makam otomobili istemek, dinç bilgi'le beraber gazetenin satışına yönelik çalışmalar yapmak, muhtemel alıcılarla temas kurmaya çalışarak satıştan sonra yerini korumak, Doğan Grubu'na yaltaklanmak gibi işler dışında bir şey yapmadı. TMSF yönetimi, yayın yönetmeni yollamak istiyor ama Abdullah gül tarafından korunup kollandığı için bunu yapamıyorlar. Belki onun bilgisi dışında gazete atamalar yaparak, gazeteyi, onun yönetmediğini göstererek istifaya zorlanmak istiyorlar. Ama o tınmıyor.

 

MESUT YAR'IN GENEL YAYIN MÜDÜRLÜĞÜ KOMEDİYDİ

Sizin geri geldiğinizi duyunca TMSF tarafından atanan Genel müdür Mesut Yar, baklava tepsileriyle geldiği Kanal 1 binasından ağlamaklı bir mektupla çıktı. TMSF tarafından atanan gazetecilerin aşırı duygusallıklarını neye bağlıyorsunuz?

 

Erkan Yolaç mıydı, İzmir marşıyla getirip, mehter marşıyla yollardı. Mesut Yar'ın Kanal 1'e genel müdür atanması tam bir komedi babıalide son dönemde minik ama cabbar bir çete var.

 

Kim bu çetenin mensupları?

Başta Cengiz Semercioğlu. Yanında Selim Akçin, fuarcılık işleri yapan bir başka çocuk, bir iki kişi daha. Mesut Yar'da bunların ekipten. Cengiz Semercioğlu, TMSF neredeyse orada bitiyor. Cine 5'te program müdürü Hürriyet'te yazar. Galiba kardeşlerinin üzerine birde yapım şirketleri var. Mesut Yar'ı oraya pazarlayan anladığım kadarıyla Cengiz Semercioğlu. Mesut Yar oraya oturunca Cengiz'in yapım şirketine bir sürü iş sipariş etti. Daha önce yazarlık yaptığı Posta gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürüne sundurulan programlar, sadece her gün yayınlanan bir program için günde 3–4 milyar para alıyorlar. Çete iyi. Program satıyorlar, programlarını alan televizyonları övüyorlar. Gazetelerinde arkasında duruyorlar. Duygusallık dediğin bu. Tamamen duygusal.

 

Medyada çeteleşmeden söz ediyorsunuz... Bu çeteler sizce nasıl oluşuyor ve başka çeteler de var mı?

Bazı internet siteleri bu çetelerin yatağı oldu. Orada medya yöneticilerini etki altına alırlar. Aleyhlerinde yazarlar. Dikkat çekerler. Sonra pazarlık ederler. Adamlarını işe aldırırlar. Oradan güçlenir, yeni işlere bulaşırlar. Var bunlardan bir kaç tane. Kimileri medyada güç kazanıp bunu paraya tahvil ediyor, kimileri bunu özellikle yerel yönetimler, belediyeler üzerinde kullanıp elde ediyor.

 

Ciner’in Kanaltürk'ü aldığı doğru mu?

Evet doğru. Kanaltürk'ü aldık. Şimdilik iki televizyonla yeniden yola çıkıyoruz Kanal 1 ve Kanaltürk

 

Tuncay Özkan da bu işin içinde mi?

Hayır, Tuncay Özkan Kanaltürk'ü bize bırakıp çıkacak.

 

Nasıl bir kanal olacak Kanaltürk?

İyi bir kanal olacak. Program yapısına tam olarak karar veremedik ama haber ağırlıklı olacağı kesin.

 

DOĞAN'IN PARAYA ÖZKÖK'ÜN YÖNETMENLİĞE HIRSI VAR

Hürriyet'te de büyük bir taş yerinden oynadı ve Emin Çölaşan'ın görevine son verildi... Kamuoyu günlerce bu olayı konuştu. Bu kurumu iyi bilen biri olarak, sizce Hürriyet nereye gidiyor?

Bilemiyorum. Sanırım Ertuğrul Özkök de bilmiyor artık. Hürriyet müthiş bir imaj kaybında. Güvenilir olma özelliğini iyiden iyiye yitirdi. Ama hala alternatifsiz. Hürriyet'i zirveye bağlayan ipten çok fazla lif koptu.

 

Sizce Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök nerede hata yaptı?

Hürriyet'in bugünkü imajında Özkök'ün etkisi büyük. Gazete ve Özkök bir kısır döngüye girdiler. Özkök Hürriyet'in imajını yıpratıyor, Doğan'a ait Hürriyet'te Özkök'ün. Özkök başka bir göreve alınmalı ve Yayın Yönetmeni değişikliği yapmalıydı. Ama geç kalındı. Bütün kamuoyu doğanın paraya, Özkök'ün de Yayın Yönetmen'liğine olan tutkusunu, hırsını biliyor. Bunun için yapmayacakları şey olmadığı artık, toplumsal kabul gördü. Bunu kırmaları lazımdı. Aydın Bey, gelecek adına da büyük hata yapıyor. Bir yerde durup, imajını düzeltmesi lazımdı. Sonsuza kadar bu işi götürmesi mümkün değil. İşi kızlarına bıraktığında kızlarının çevresinde müthiş bi nefret çemberi olacak. Aydın Bey bununla mücadele etmesini biliyordu. Umurunda değildi. Kızların hem umurunda hem de mücadeleyi Aydın Bey kadar veremezler. PostAydınDoğan dönemde dostları belli olmayacak. Aydın Bey'in zekâsı, gücü ve ilişkileri de olmayacak. Zorlanacaklar. Aydın Doğan'ın bir benzeri Hearst'tü. Ondan da kendi ülkesinde aynı oranda nefret edilirdi. Randolph Hearst'ten sonra dünyanın en büyük medya gücü paramparça edildi.

 

 Yeni Harman