Ermeniler’den özür diledi
Yazar Gülay Göktürk, "kamuoyu önünde yüksek sesle atalarımın bugün yaşayan Ermenilerin atalarına verdiği bütün acılar için özür dilemek istiyorum" dedi.
Hele bir koyalım da görelim bakalım nasıl işleyecek" diye madde konur mu ceza kanununa? Ya da "madde var ama işlemiyor, o zaman ne zararı var" diye bir mantık olur mu?
İşte Kerinçsiz gibi bir grup çıkar ve senin bu sakat mantığını çürütüverir böyle... Ondan sonra ne yapacağını şaşırırsın. AB de bastırdı mı, paçan tutuşur. Doğru olan şeyi kendi iradenle, kendi kararınla yapmak varken "yabancıların baskısıyla" yapar duruma düşersin. Daha üç gün önce koyduğun maddeyi değiştirmek için olağanüstü toplantılar yapar, ittifaklar ararsın...
Neden doğru olanı kendiliğimizden yapamıyoruz bir türlü? İlkeli olmak bu kadar mı zor?
Şimdi değiştirmeye çalıştıkları 301'i koyarken düşünmediler ki, Türklüğü aşağılamayı cezalandıran bir madde koymak, ister işlesin, -ister işlemesin- daha baştan ırk ayrımcılığıdır.
301'in suyunun ısındığı görülüyor. Belli ki, Elif Şafak 21 Eylül'de yargılanmaya başlasa da, maddenin ömrü onu mahkum etmeye yetmeyecek. Dava yarıda kesilecek.
Ama doğrusu bu durum işin özünü değiştirmiyor. Ne "sağ kalanların torunları"nın öfkelerini yatıştırabilir bu durum, ne de bizim ayıbımızı örtebilir. Türkiye'yi, roman kahramanlarının sözleriyle bile olsa, resmi tarihi sorgulamayı yasaklamış bir ülke olmaktan çıkaramaz.
Çünkü böyle bir dava açıldı bir kere. Ve devlet çekilen acıların ve o acılar karşısında duyulan tepkinin bir roman karakterinin ağzından bile olsa ifade edilmesine tahammül etmediğini ortaya koydu.
Böyle bir tutum karşısında, bizlerin tek tek bireyler olarak, "bu mesele tarihçilerin işi" deyip işin içinden çıkmamız ya da kendimizi devlet politikalarından ayırıp vicdanımızı rahatlatmamız mümkün görünmüyor.
Bu durumda, bu dava karşısında susmak tam da Leydi Tavuskuşu'nun ve Anti kavurma'nın dediklerini yapmak oluyor. Ne diyorlardı: "Hepimiz zaman içindeki bir sürekliliğe doğarız ve geçmiş şimdinin içinde yaşamaya devam eder. Bir soydan, kültürden, milletten geliriz. Devletiniz tarihi inkar ediyor, o devleti de sizler var ediyorsunuz. Suça ortaksınız demektir bu. Hep beraber inkar politikasının içindesiniz."
"Yani diyelim ki babamın büyükbabası bir suç işledi. Bundan ben mi sorumluyum?"
"Babanın büyükbabasının suçundan değil, ama o suçun inkar ve ihmal edilmesinden sen sorumlusun"
İşte ben bu sebeple, şimdiye kadar yapmadığım bir şeyi yapmak, bu inkar politikasına ortak olmadığımı ortaya koymak ihtiyacı duyuyorum. Bu davada - 301'inci madde değişecek ve Elif Şafak mahkum olmayacak olsa bile- Kerinçsizlerin karşısında ve Elif Şafak'ın yanında yer almak; böylece kamuoyu önünde yüksek sesle atalarımın bugün yaşayan Ermenilerin atalarına verdiği bütün acılar için özür dilemek istiyorum. Gülay Göktürk-Bugün