Erdoğan'ın CEBİNE koyduğu haber
Mehmet Altan, Erdoğan'a bir gazete haberi verdi. O da haberi cebine koydu...
Yalçın Doğan'ın Hürriyet'teki yazısının ilgili bölümü..
O haberi cebinde unutacak
İngiliz asker Afganistan’da bir çocuğu öldürüyor. Terör örgütü Taliban ile savaşırken.
İngiliz yargıç çocuğun ölümüne yol açan o asker, askerin komutanı ve Savunma Bakanı hakkında soruşturma açıyor. Çocuğun ölümüne sebep oldukları gerekçesiyle. Kullanılan silahtan, verilen emirden, askeri taktiğe kadar uzanan bir soruşturma zinciri.
Hukukun üstünlüğüne ilişkin çarpıcı bir haber.
Mehmet Altan bu haberin bir kopyasını geçen akşam yenilen özel yemekte Tayyip Erdoğan’a veriyor. Başka ülkelerde demokrasinin nasıl işlemekte olduğunu gösteren örnek olmak üzere.
Erdoğan haberle ilgileniyor ve kopyayı cebine koyuyor. Mehmet Altan’ın uyarısı yerinde ama, bence Erdoğan o kopyayı cebinde unutacak. Çünkü:
Erdoğan yorgun ve bitkin ve bu saatten sonra yeni bir şey yaratması çok güç.
YALNIZ BİR ADAM
Türkiye’nin toplumsal bir rüyası yok. Erdoğan, Türkiye’ye böyle bir rüya sunmaktan çok uzak. Tersine, kabus sunmakla meşgul. Tayyip Erdoğan:
- Sadece doğal destekçilerinin değil, farklı sebeplerle destek verenlerin de umutlarını boşa çıkartıyor. Belli bir görüşe mahkum oluyor. O görüş katı bir ideolojinin ürünü.
- Erdoğan kendisini eleştirenleri tümüyle dışlıyor. Karşı fikre tahammülü kalmıyor. Yakın çevresinde hiç kimse farklı bir düşünce dile getiremiyor.
- Sinirli üslup herkesle ilişkilerini bozuyor. Hızla yalnızlaşıyor.
- İç ve dış politikada ciddi hatalar birbirini izliyor. İçerde örneğin, Güneydoğu’da milliyetçi politikaya dönüyor. Kürt sorununda çözüm için, dönüp dolaşıp Barzani’ye bel bağlıyor.
- Ekonomik krizi kötü yönetiyor.
BERBAT BİR ÇEVRE
Daha farklı alanlarda, daha başka şeyler söylemek mümkün. Ama, bu kötü gidişte önemli bir etken var:
Yakın çevresi berbat. Cahil, yeteneksiz, kompleksli, dünyayı anlamaktan uzak, kendine güvensiz. O çevre, onu yanlış bilgilendiriyor.
Artık bürokratik bir iktidar var. Nefesi Türkiye’yi yönetmeye yetmeyen yalnız adamın dramı, gerçekte ve ne yazık ki, hepimizin dramı.