Erdoğan'dan BDP'ye uyarı: Ya ilişiğinizi kesin...

Erdoğan'dan BDP'ye uyarı: Ya ilişiğinizi kesin...

Başbakan Erdoğan BDP'yi dokunulmazlıklar konusunda eleştirerek "Meclis'te olacaksanız terör örgütü ile ilişiğinizi kesin" dedi.

Konuşmasından satırbaşları...

 BDP 'Kürt meselesi' adıyla ortaya bir başlık atmış ve bunu çözmek için değil, bir Türk meselesi çıkarmak için böyle bir fitneyi, böyle bir nifak girişimini alevlendirmek için çok güçlü bir tahrik içinde, güçlü bir provokasyon içinde olmuştur.

 Biz birilerinin ellerinde silah var diye onların diliyle konuşamayız. TBMM'yi ayıran bir özellik var. TBMM Türkiye topraklarının işgal altındayken kurulmuş ve işgali son vermek için savaş vermiştir. Yegane çözüm mercii TBMM'dir.

 Türkiye'de müdahalelerin ilk yanlışı sorun çözme mercii olan Meclis'in kapatmaktır. TBMM sorun sayılıp kapatılacak yer değil sorun çözücü yerdir.

 Attığımız her adımda milletin hassasiyetlerini gözettik. Dokulmazlık milletvekillerine bir üstünlük, ayrıcalık sağlamak için değil milletvekillerini güçlendirmek dolayısıyla milli iradeyi güçlendirmek için vardır. Yasama dokunulmazlığı milli iradeyi sağlamak için vardır.

 KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM

 Kürt kardeşlerime soruyorum BDP kanın durması için ne yapmıştır, hangi makul öneriyi ortaya atmıştır. BDP her zaman ölmeyi ve öldürmeyi övmüştür.

 Dünyanın hiçbir yerinde terörü destekleyen bir parti kabul görmez. Tam tersine böyle partiler, demokrasi için tehlike olarak kabul edilir. Nitekim AİHM'in bu yönde vermiş olduğu kararlar var. BDP'ye oy vermiş kardeşlerime de soruyorum. Bugüne kadar BDP'li milletvekilleri sizi mi temsil ettiler, sizin haklarınızı mı savundular. Yoksa terör örgütünü mü temsil ettiler, onun haklarını mı savundular

 Biz yola çıktığımızdan beri etnik milliyetçiliğe karşıyız dedik. Türk milliyetçiliğine de Kürt milliyetçiliğine de karşıyız.

 ÇOCUKLARIN KANINDAN BESLENDİ

 Terör örgütü çocukları ikna ederek değil altını çiziyorum kaçırarak dağa götürdü. Çocuklar robota dönüştürülüyor. O çocuklara neler yapıyorlar. Kızları ne hale getiriyorlar. Elimizde her türlü belgeler var. Bakın bu olanlar karşısında BDP ne yapıyor. Aleni şekilde bu alçakça döngünün değirmenine su taşıdı. Dağı adres olarak gösterdi. Terörü kutsadı. O gençlerin kanlarının akıtılmasına ortak oluyor. O gençler infaz ediliyor. Tacize tecavüze uğrayıp katlediliyor. O cenazeler şehre geldiğinde BDP cenaze üzerinden siyaset yapıyor. Bazen yürekli babalar çıkıp bunları kovuyor. O gençleri hayatlarının baharında ölüme gönderdiler. O törenlerde bakıyorsunuz en önde BDP'liler var.

 PARTİ KAPATMAYI KALDIRAMADIK

 Diyorlar ki siyaset yolu kapanmasın. Evet yürekten destekliyorum siyaset yolu kapanmasın. Biz siyaset yolunun kapatılmasına lkarşıyız. Biz parti kapatılmasına da karşıyız. Peki bunlar neden parti kapatılmasının kaldırılması yasasına destek vermediler. Maalesef bizim içimizden de onlara destek verenler oldu ve parti kapatmayı hala kaldıramadık.

 Eğer Meclis'te olacaksanız terör örgütü ile ilişiklerini kesin. Hem silahı öveceksin hem bu meclisin çatısı altında durup dokunulmazlığın altına gireceksin. Bu saygısızlıktır, dürüstlük değildir.

 Bugun birileri bize 93 yılından bahsediyor. Kimse kusura bakmasın. Sen artık 2012. Bir genel başkan kalkıp nasıl karşısındaki kitleye silahlanın diyebilir? Bunun karşılığını bunun bedelini ödemeyecekler mi?

HALK DA ALLAH DA BİZİ AFFETMEZ

Milletvekilleri bunun için bir zırh olamaz. Biz buna sessiz kalırsak bizi bu halk affetmez, halk da affetmez. Biz bu eylemlere daha fazla seyirci kalamayız.

Hiç kimse kusura bakmasın eğer Meclis'te olacaklarsa önce terörü desteklemediklerini göstersinler. Terör örgütüyle organik bağlarını kessinler. Terörü kınasınlar. Yoksa terör örgütünün bir uzantısı olarak TBMM'nin çatısı altında olmayı biz kabul etmiyoruz, böyle bir şeyi kabullenmiyoruz

 BU ÜLKE YOL GEÇEN HANI DEĞİL

 Bu memleket yol geçen hanı mı, nedir bu? Eğer biz demokratik parlamenter sisteme inanmışsak, eğer Türkiye'yi biz bir özgürlükler ülkesi olarak kabul ediyorsak Türkiye Cumhuriyeti'nin şu anda başına olan bir AK Parti iktidarı olarak bu konuda bu zemini bizim güçlendirmemiz gerekir. Böyle bir sorumluluğumuz var. Biz kalkıp, 'Güzel yapıyorlar varsın yapsınlar' diyemeyiz