Erdoğan talimat verdi... AK Parti'den istişare ve değerlendirme toplantısı!
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklama yaptı.
Ömer Çelik'in açıklamalarının satırbaşları...
Dünya demokrasi tarihine geçecek bir başarıdır bu. AK Parti 15’inci kez büyük milletimizin teveccühüne layık olarak seçimlerden birinci çıkmıştır. Demokrasi tarihinin kendi içerisinde bir takım genel geçer algıları vardır. Bunlardan bir tanesi; iktidardaki parti ya da partiler yıpranır, muhalefetteki partiler büyür. Ama belki de dünya demokrasi tarihine geçecek şekilde, sürekli iktidardaki parti olan AK Parti büyümekte, milletle bağını kopartmaktadır.
Buna karşın muhalefetteki partiler ise muhalefette olmalarına rağmen daha çok milletin sözünü dillendireceklerine başka işlerle meşgul oldukları için… Çeşitli yerlerde bununla ilgili incelemeler yapılır. Mesela Japonya’da yapılır… AK Parti açısındansa başlı başına çalışma yapılmasını gerektirecek kadar başarı örneğidir bu.
Bu desteğe layık olmak için, AK Parti sürekli olarak milletle bağını nasıl güçlendireceğini çeşitli birimlerle değerlendirir.Sayın Cumhurbaşkanımız, beldelerde, illerde, ilçelerde vatandaşın verdiği mesajın tam olarak anlaşılması için araştırma talimatı vermiştir. Vatandaşımızın memnun olmadığı konular hangisidir? Beklentileri ne şekildedir? Milletin ruh köküne bağlı siyasi hareket olarak siyasetimizi nasıl yönetmeliyiz? Bunun anlaşılması için bütün birimlere talimat vermiştir. Bugün şimdiye kadar seçim sürecinde yapılan çalışmalarla ilgili olarak değerlendirme sunumu yapılacaktır.
CUMHURBAŞKANIMIZ TALİMAT VERDİ
Türkiye sistem değişikliğini gerçekleştirdi. Referandumda, genel seçimde ve yerel seçimde üst üste onaylandı. Bu sistem yoluna devam edecektir. Yeni dönemde de bunun belediyelere, devletin çalışmalarına yansımasını göreceğiz. Siyasetin öznesi, devletin öznesi bir takım gruplar değil, vatandaşımızdır. Hükümetin kurulması için yüzde 50 oy alması gerekiyor. Tabi bizim geleneğimizdir. Cumhurbaşkanımızın birimlere verdiği talimat çerçevesinde biz bu çalışmaları gerçekleştireceğiz. Aynı şekilde hiç aksamaksızın gerek parti olarak faaliyeti sürmektedir. Cumhurbaşkanımız faaliyetlerini sürdürdüğü gibi; gördünüz Rusya ziyareti oldu, Bolivya Başkanını kabul ettiler, bugün Gölbaşı’ndaydı.
İSTİŞARE VE DEĞERLENDİRME TOPLANTISI YAPILACAK"
Bu verdiği talimatlar birimler tarafından yerine getirilirken, 28’inci istişare ve değerlendirme toplantısı yapılacaktır. 26-27-28 Nisan’da Kızılcahamam’da gerçekleştirilecektir. Toplantıya MYK MKYK üyeleri, Bakanlar Kurulu, gençlik kolları MYK’sı, kadın kolları MYK’sı, büyükşehir belediye başkanlarımız, il belediye başkanları katılacak, ilçe belediye başkanları ve belde belediye başkanları toplantıya davet edilecektir. Böylece henüz bir ay bile geçmeden bu değerlendirme kapsamlı şekilde yapılacaktır.
İSRAİL'DEKİ SEÇİMLER
Neticenin Cuma günü ortaya çıkacağı söyleniyor. Yakın şekilde takip ediyoruz. Maalesef Filistinlilere düşmanlık yönünde hepsinin arasında bir yarış olduğunu görüyoruz. Filistinlilerin haklarına tecavüz eden, uluslararası hukuku ve BM kararlarını hiçe sayan yaklaşım genel kural haline gelmiştir. Netanyahu da yolsuzlukları unutturmak için Batı Şeria’daki işgali meşrulaştıracağına dair yaklaşımda bulundu. Maalesef tabi bunun gerisinde ABD Başkanı'nın Kudüs kararı ve Golan Tepeleri konusunda pervasız yaklaşımları cesaretlendirmesi vardır. Önümüzdeki dönemde daha sağ duyulu şekilde ilerlemesi için Türkiye gerekli girişimi yapacak. Yanlış olan Kudüs, Golan Tepeleri konusunda seslerini yüksek şekilde çıkartmalarını ve aynı zamanda eylem olarak ortaya koymasını bekliyoruz.
"BU SOYKIRIM EKONOMİSİNİN İTALYAN MECLİSİ'NDEKİ YENİ TUTUMU"
İtalya olarak Libya'da 1940'a kadar yaptığınız eylemlerle yüzleşmenizde fayda vardır. Kurduğunuz kamplarda binlerce Müslüman hayatını kaybetmiştir. Burada kimyasal silah kullanımı, teslim olan savaş esirlerinin bile öldürülmesi son derece vahim işlere imza atmışlar. Etnik temizlik yapılmıştır. Bu konudaki yüzleşmelerin tarihe ve insanlığa katkıda bulunacağını söylüyorsanız lütfen kendi tarihinizle yüzleşin. Cumhurbaşkanımız açıkça 'gelin arşivleri açalım' diye açık çağrı yapmıştı. Bu soykırım ekonomisinin İtalyan parlamentosunda yeni bir tutum olarak tavır olarak ortaya çıkıyordu.
Önümüzdeki dönemde göç krizi, terörle mücadele gibi işbirliği yapacağımız alanlar vardır. Siyasetçilerin yapacağı iş bugünü yönetmek ve geleceği inşa etmektir.
"YSK'NIN REDDETMESİ ORTAYA KAOTİK BİR TABLO ÇIKARDI"
Fark 29 binden 14 binlere kadar düştü. Büyük seçmen kitlesinin olduğu bir seçimde berraklaşması gerekiyor. Arkadaşlarımız YSK'dan tüm ilçedeki sandıkların sayılması talebinde bulundular. Maalesef talebimiz kabul edilmedi. İstanbul Avrupa'nın pek çok ülkesini geçebilecek nüfusa sahip. Dünyanın gözdesi olan metropolü yönetecek kimsenin o koltuğa tartışmasız olarak oturması gerekir. Burada ortaya konulan iddialar oyların tamamen sayılmasının vatandaşının iradesinin billurlaşması açısından önemli olduğunu gösteriyordu. Bunun reddedilmiş olması durumu berraklaştırmadı. Tam tersine daha kaotik bir durum ortaya çıktı. Olağanüstü itiraz yoluna başvuracağız. CHP sürekli olarak 'İstanbul seçim sonuçlarını kabul etmiyorsunuz' diye açıklama yapıyor. Arzumuz sonuçların net bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Başvurduğumuz yollar bizim icat ettiğimiz yollar değildir. Biz meşru itiraz süreçlerini sürdürürken sürekli olarak bize 'meşru haklarınızı kullanmayın, bu sayımdan vazgeçin' demenin manası nedir? Bu itiraz müessseleri sonucun berraklaşması için yasal hakların kullanımı çerçevesinde gündeme gelmektedir.
SÜREÇ TAMAMLANDI ANKARA YENİ BELEDİYE BAŞKANI İLE TANIŞTI
İtiraz hukukidir. Olağanüstü itiraz yolu kanun koyucunun cevaz verdiği bir yoldur. Ankara örneğinde gördük. İtirazlarımızı yaptık. Netice itibarıyla YSK karar verdi. İlgili aday mazbatasını aldı, tebrik aldı ve Anıtkabir'e girdi. Sahte bir ünvanla Anıtkabir defterini suistimal etmedi. Milli irade tecelli etti. Biz de 'vatandaşımızın emri buymuş, başımızın üstünde' dedik ve seçim sonucu gerçekleşmiş oldu, Ankara yeni belediye başkanı ile tanışmış oldu. Ankara gibi İstanbul'un da berraklaşması gerekiyor. Düne kadar 'YSK'yı tehdit ediyorsunuz' diyorlardı. Şimdi utanmayacaklar mı? YSK talebimizi reddetti. Medyayı, Anadolu Ajansı'nı eleştirebilirsiniz. Ama tutup da AA'nın genel müdürünü tehdit ederseniz, ailesini tehdit ederseniz, şahısları hedef göstererek medya organlarındaki başındaki ailelerin soyadlarını verirseniz bu olsa olsa nefret suçuna girer. Anayasa'nın 138. maddesi açıkça yargıçlara telkin, tavsiyede bulunulmayacağını söylüyor.
CHP ÖZÜR DİLEMELİDİR
İstanbul seçimleri açısından seçim berraklaşmamıştır, billurlaşmamıştır, bizim için olağanüstü itiraz yapılacaktır. Kendilerini Anayasa'nın 138. maddesini okumaya ve YSK'yı oluşturan saygı değer hakimlerden özür dilemeye davet ediyorum. YSK özgür bir şekilde karar veriyor. Aileleri hedef göstermelerinden ötürü özür dilemeye davet ediyoruz. Biz bu usulsüzlükler ortaya çıkana kadar takip edeceğiz. Sandık demokrasinin namusudur. Kazandık ya da kaybettik. Sonuçta kaçla kazandık, kaçla kaybettik? Bugün Cumhurbaşkanımız bu sonuçları masaya koyun mesajı değerlendirin demiştir. İtiraz süreci sürerken mazbata fetişizmine girmek ahlaki olmayan bir gasptır. Sürece saygı duyacağız. Lehimize de, aleyhimize de çıksa, beğensek de, beğenmesek de milletimizin iradesi budur, başımızın üstünde yeri vardır diyeceğiz. Yasal itiraz hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. İstanbul'da kimsenin mazbatası gasp edilmiyor.
BOLU BELEDİYE BAŞKANI'NA TEPKİ
Siyasi hayatımızda ilk defa açık ve aleni bir ırkçılığın ortaya koyduğunu gördük. Bolu Belediye Başkanı, ilk icraat olarak kentte yaşayan Suriyelilere nakti ve ayni yardımın kesildiğini ilan etmiştir. Yurtdışında aşırı sağcılar vardır ve ırkçı ve nefret politikası dilini kullanırlar. Bu bizde ilk defa oluyor. Kendisi Kur'anı Kerim'i okuyarak göreve başlıyor. Kendisine öptüğü Kur'anı okumasını tavsiye ediyoruz. Bakara Suresi 178. ayetini okumasını tavsiye ediyoruz. Avrupa'daki aşırı sağcıların, faşistlerin kullandığı argüman Bolu'da da kullanılıyor. Sanki mülteciler olmasa bir cennetmiş gibi, hayatın akışındaki her türlü sıkıntılar bu mültecilere yüklenmeye çalışılıyor. Kendisine sosyal demokratım diyen tarihin hiçbir döneminde sosyal demokrat olmamış CHP'nin bu isme karşı tavır koyması gerekir.
ANKARA'DAKİ KÖPEK KATLİAMI
Biz bu konudaki her türlü durumu takip ettiğimizi, bunun farkında olduğumuzu da bütün dostlarımızla paylaşmak isterim. Bu konuda bir durum olduğunda partimize ihbarda bulunulursa yakından takip ederiz.
OLMAYAN BİNALAR, OLMAYAN SEÇMENLER VAR
Olmayan binalar ve olmayan seçmenlerden bahsediyoruz. Olmayan binalar,seçmenler varmış gibi gösterilmişse, burada siyaset sadece legalite değildir bir de moralitesi vardır. CHP'nin burada söylemesi gereken odur, 'Bunun üstüne gitmemiz lazım' demeleri gerekirken 'hukuki temeli yoktur' diyorlar. Neticede olmayan binalardan, olmayan seçmenlerden, olmayan adreslerden bahsediyoruz. Sadece aldım cebime koydum şeklinde bir siyaset olmaz. Usul esasa mukaddemdir.