Erdoğan Köşk'ü düşünmüyor mu?
AK Parti liderinin, 'Köşk ve milletvekili seçimlerinin hakkını vermeliyiz, siyasetçi için dinlenmek imkânsız' sözleri şöyle yorumlandı: Çankaya'ya çıkmayacak
Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci 16 Nisan'da başlayacak. Anayasa'ya göre bir ay içinde, yani 16 Mayıs'ta yeni cumhurbaşkanının seçilmiş olması gerekiyor. Erdoğan son günlerde AKP'nin cumhurbaşkanı adayını nisanda açıklayacağını sık sık dile getirdi, milletvekillerine ve il başkanlarına da bu konuda açıklama yapmamalarını sıkı sıkı tembihledi. Erdoğan'ın bu tavrı hep aday olacağı şeklinde yorumlandı. Muhalefet partileri de aday olacağı ihtimalinden yola çıkarak Erdoğan'a eleştirilerini sertleştirdi.
CHP ile uzlaşmak zorunda değiliz
Erdoğan önceki gün NTV'de katıldığı programda konu cumhurbaşkanlığı seçimine gelince AKP'nin tutumunu hatırlattı, "Cumhurbaşkanını mevcut parlamento içinden seçeceğiz ve nisandan önce parti olarak adayımızı açıklamayacağız. Uzlaşmayı CHP ile aramak zorunda değiliz" dedi.
Erdoğan'ın kafa karıştıran sözleri ise sağlık durumuna ilişkin bir soruyu yanıtlarken geldi: "Dinlenmek siyasetçi için mümkün değil. Çok fazla endişemiz de yok, yaş 53..." Bu açıklama, genel seçimin cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yapılmayacağı dikkate alındığında, Erdoğan'ın dinlenemeyeceğini söyleyerek genel seçime partisinin başında gideceğini imma attiği yorumu yapıldı.
Erdoğan'sa partisinin dünkü MKYK toplantısının ardından konuya ilişkin bir soru üzerine "Nisandan önce bizden böyle bir şey duymayacaksınız" yanıtını yineledi.
AKP'liler yorum yapmadı
AKP'liler bu konuda yorum yapmaktan kaçındı ve Erdoğan'ın tembihlerine uyarak 'uzatılan mikrofona' konuşmadılar Ancak Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, dün CNNTürk'te Erdoğan'ın bu sözlerini nasıl yorumladığına ilişkin soru üzerine ilginç bir açıklama yaptı. Erdoğan'ın iki alternatifi ifade ettiğini kaydeden Şener, "Birincisi cumhurbaşkanı kadar yoğun mesai olabilir. İkincisi, genel seçimlere kadar partinin başında kalırsa Başbakan olarak bu da yoğun mesai harcanması gereken bir durum. Cumhurbaşkanı olsa da olmasa da, önümüzdeki iki farklı pozisyona göre iki farklı seçim var ve her zaman yorucudur" dedi.
Muhalefet partileri ise Erdoğan'ın bu mesajlarla kafa karışıklığı yaratmak istediği, kesinlikle aday olmayı düşündüğü görüşünde.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol ise "Şifre gibi konuşuyor" dedi. Anadol, Erdoğan'ın 'Uzlaşma aramayacağız' sözlerine de tepki gösterdi: "Kimle uzlaşacaksın o zaman? Uzlaşma kültüründen bu kadar uzak bir zat, Baykal'ı uzlaşmaz gibi sunmak istiyor."
MHP Genel Muhasip Yardımcısı Mehmet Nacar ise Başbakan Erdoğan'ın farklı yorumlara neden olabilecek bu açıklamaları özellikle yaptığı düşüncesinde. Nacar, "Cumhurbaşkanlığı seçimi nisan ayına kadar Türkiye'nin gündeminde olursa, ekonomi, siyasi hayat, kurum ve kurullar çok büyük tartışmalar yaşayacaktır. Başbakan, kendisini bu tartışmaların dışında tutacak ve gün geldiğinde de fırsatını bulursa aday olacaktır. Muhtemelen aday olmayı son noktasına kadar zorlayacaktır" dedi. Radikal
İşte yeni köşk yıldızı
"Doğrusuna bakılacak olursa, kimse gerçeği bilmiyor. Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili ne düşündüğünü ya kimseyle paylaşmıyor veya varsa, paylaştığı 1 veya 2 kişi, bu sırrı çok iyi taşıyor. Bundan dolayı, tüm tartışmalar birer spekülasyondan ileri gidemiyor. Ne kadar gerçek olduğunu bir yana bırakalım ve Ankara'daki son söylentilere bakalım.
Ankara koridorlarında bir süredir, Dışişleri Bakanı Gül'den söz ediliyor. Senaryoya göre, Erdoğan Köşk'e çıkmak yerine, Abdullah Gül'ü aday göstermeyi planlıyormuş. Başbakan'ın adaylıktan vaz geçmek üzere olduğunu ileri sürenler, özellikle Ak Parti içinden gelen muhalefete dikkat çekiyorlar. Gerçekten de, Ak parti içinde yapılan anketlerin hemen hemen tamamında, Erdoğan'ın partinin başından ayrılmaması isteniyor. Erdoğan ayrıldığı taktirde, Ak parti'nin seçimlerde darbe yiyeceği, hatta koalisyona gitme zorunluluğu ile karşı karşıya kalınacağı ileri sürülüyor.
Başbakan'ın, Çankaya'ya çıkma durumunda, ülkedeki gerilimin artacağından ve bunun da ekonomiye ters etki yapacağından kaygılandığı belirtiliyor.
İşte nedenlerden dolayı, Erdoğan çıkmadığı taktirde, Köşk'e Abdullah Gül'ü aday gösterebileceği vurgulanıyor.
Gül'in kişiliğine, yumuşak yaklaşımına ve bugüne kadar kazandığı deneyime dikkat çekenler, içerde ve dışarıda tasvip göreceğini belirtiyorlar.
Doğrudur, Gül'ün adaylığına da, Erdoğan'ın adaylığına olduğu gibi, hukuki yönden itiraz etmek güç. Özellikle Gül'ün kişiliği, kamuoyunda farklı algılanır. Kim olur bilinmez, ancak bu oyunu Nisan ayına kadar oynayacağız." Mehmet Ali Birand-Posta