"ERDOĞAN HİTLER GİBİ"
Can Ataklı'dan Başbakan Erdoğan için eşi görülmemiş benzetme...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bugüne dek birçok siyasi lidere benzetildi. İktidara yakınlığıyla bilinen Fehmi Koru birkaç ay önce "Obama gibi geldiler Bush gibi oldular" diyerek Başbakan'ı kızdırdığında oldukça sert bir yanıt almıştı. "Yazıklar olsun, sevsinler seni! Biz ne Obama'yız ne de Bush'uz" diyerek Koru'nun eleştirilerine cevap veren Erdoğan son olarak, Davos'taki çıkışı nedeniyle "Ortadoğu'nun yeni Nasır'ı" diye anılmaya başlanmıştı.
"Davos resti" ile başlayan tartışmalar sürerken Vatan'ın muhalif kimliğiyle tanınan yazarı Can Ataklı bugünkü köşe yazısında ilginç bir çıkış yaptı ve Erdoğan'ı tüm dünyanın nefretle andığı Alman lider Adolf Hitler'e benzetti.
Öfkeli hitabetiyle tanıdığımız Başbakan'ın bu benzetmeye nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor...
Vatan'dan Can Ataklı'nın köşe yazısındaki o bölüm:
1930'ların Nasyonal Sosyalist Parti'si gibi
Bizim siyasetimiz "popülist" temellere dayandırıldığı için ortama daima kargaşa hâkim olur. Siyasetçilerimiz sadece devlet işlerinde disiplin ve düzene saygı duyarlar. Sıra halkla ve partililerle ilişkiye
gelince disiplin ve düzen ortadan kalkar.
Bunu aşabilen tek parti AKP. İktidarda kaldıkları yaklaşık 7 yıl boyunca parti içi disiplin ve düzeni görçekten mükemmel biçimde kurdular.
Özellikle son bir iki yıldır AKP'nin kendi partilileriyle olan ilişkilerindeki düzen ve disiplin olağanüstü.
Ancak bu, insana 1930'ların Alman Nasyonal Sosyalist Parti'sini de anımsatmıyor değil. Nasyonal Sosyalist Parti dediğim Nazi Partisi.
Bugüne kadar dikkat ettiniz mi bilmiyorum, ama bundan sonra lütfen bakın. Eğer Tayyip Erdoğan partisinin bir organizasyonunda konuşma yapıyorsa manzara şöyle:
Erdoğan herkesten yüksek olan bir platform üzerinde ve tek başına. Bulunduğu yere genellikle basamaklarla çıkılıyor. Bu platformun önünde geniş bir boşluk var. Partililer adeta cetvelle çizilmiş gibi düzenli sıralarda oturuyorlar. Salonun merdiven boşluklarında yığılmalar yok, herkes konser izliyor gibi sıralanmış.
Konuşma sırasında kimse taşkınlık yapmıyor, kimse bireysel olarak bir tepki göstermiyor. Her şey planlanmış, aynı anda slogan atılıyor, aynı anda kesiliyor.
Kimse Genel Başkan'a dokunabilmek için birbirini çiğnemiyor, öne atılmıyor, kendince "şirin" gözükmeye çalışmıyor.
Genel Başkan kürsüde tıpkı Hitler gibi, vücut dilini ve öfke faktörünü kullanarak tek başına konuşuyor.
Şimdi bu manzarayı Nazi Partisi'nin toplantılarıyla karşılaştırın. Fotoğrafları bulmak hiç de zor değil. Şaşırtıcı benzerliği göreceksiniz.