Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Açılış Töreni'nde konuştu: (2)

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Açılış Töreni'nde konuştu: (2)

"Bu kütüphane ile tarihe uzanan köprüler kuruyor, coğrafyalar arasında kavşaklar inşa ediyoruz. İstiyoruz ki gençlerimiz, araştırmacılarımız milyonlarca kitabın bulunduğu rafların arasında dolaşsın"- "Bugün açılışını yaptığımız Millet Kütüphanesi ile Küll

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet Kütüphanesi'ne ilişkin, "Bu kütüphane ile tarihe uzanan köprüler kuruyor, coğrafyalar arasında kavşaklar inşa ediyoruz. İstiyoruz ki gençlerimiz, araştırmacılarımız milyonlarca kitabın bulunduğu rafların arasında dolaşsın." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Açılış Töreni'ne iştirak ederek, katılımcılara hitap etti.

Başbakanlığı döneminde, devlet yönetim merkezi olarak tasarladıkları Külliye'de, mutlaka medeniyetlerine ve Türkiye'ye yakışır bir kütüphanenin de yer almasını istediklerini dile getiren Erdoğan, "Camimiz, kültür ve kongre merkezimiz, sergi salonumuz ve kütüphanemiz ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin, medeniyetimize layık bir eser haline gelmesini sağladığımıza inanıyorum." diye konuştu.

Külliye'nin diğer birimlerini daha önce hizmete sunduklarını hatırlatan Erdoğan, "Bugün açılışını yaptığımız Millet Kütüphanesi ile Külliye'mizi inşallah tamama erdirmiş oluyoruz. Kütüphanemiz, daha inşa aşamasında yurt içinden ve yurt dışından 134 farklı dilde kitap akışı ile zenginleşmiş, çok farklı disiplinlerden 4 milyon basılı esere kavuşmuştur." ifadesini kullandı.

Kütüphanenin 120 milyon makale ve rapor yanında, 550 bin elektronik kitapla önemli bir seviyeye ulaştığını bildiren Erdoğan, "İnşallah bu kitap seferberliğini daha da genişletecek, en kısa sürede 5 milyonu da aşan bir hacme kavuşacağız. Yani sizin kitaplarınıza da burası açık, sizler de buraya Mirziyoyev kardeşimin hediyesi olduğu gibi hediyelerinizi kitaplarla buraya getirebilirsiniz." şeklinde konuştu.

- "Bugün toprağa attığımız bu tohumlar, hepimiz için bir sadaka-i cariyedir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kitap bağışında bulunan tüm kitapseverleri tebrik ederek şunları söyledi:

"Abdülbaki Gölpınarlı, Cemil Meriç, Cinuçen Tanrıkorur, Hasan Celal Güzel, Mehmet Şevket Eygi, Şefik Can gibi nice önemli ismin adları, inşallah koleksiyonlarıyla burada yaşamaya devam edecek. Özellikle nadide eserlerden oluşan kütüphanesi bulunan tüm ilim, fikir ve sanat erbabımızı, eserlerini ve isimlerini yaşatmak üzere buraya bağışta bulunmaya davet ediyorum. Yani kitap dilencisi olarak eğer beni kabul ediyorsanız ben bunu kabul ederim.

Gelecekte gölgesinde oturamayacağımızı bilsek de, bugün toprağa attığımız bu tohumlar, hepimiz için bir sadaka-i cariyedir. Böyle bir eserin medeniyetimize ve milletimize kazandırılmasında, mimari projesinden inşasına, donanımından işletmesine kadar tüm safhalarında emeği geçen, katkısı olan, özellikle Rönesans Grubuna huzurlarınızda teşekkür ediyorum."

"Bu kütüphane ile tarihe uzanan köprüler kuruyor, coğrafyalar arasında kavşaklar inşa ediyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstiyoruz ki gençlerimiz, araştırmacılarımız milyonlarca kitabın bulunduğu rafların arasında dolaşsın. Burada, çayını kahvesini, simit, kek onları yesin içsin, ücretsiz, para yok... Bu şekilde bunu yapacağız. Cihannüma adını verdiğimiz kubbenin altında, ilmin denizinde yüzsün, İbn-i Sina ile insan bedenine, Farabi ile insan ruhuna insin, Aristo ile düşüncenin koridorlarında gezsin, Gazali ile hikmete kulak versin. Büyük okuma salonumuzun kubbe çevresinde, çok çok önemli, Alak Suresi'nin 'O kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir' ayetleri yazıyor.

Bu ayet-i kerimenin ışığında gençlerimiz, Yunus’un ifadesiyle 'İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir' diyerek kendi özlerini özellikle tanısın. Az önce Şevket Mirziyoyev kardeşim aslını okudu, ben de bizim dilimize şöyle çevirerek okuyayım 'Benim dilim kuş dilidir, benim ilim dost ilidir, ben bülbülüm dost gülümdür, bilin gülüm solmaz benim'. İlim erbabımız da yine bu ayet ve bu ayetlerden istifade eden işte bu gönül ehillerinin şiirleriyle istikametlerini çizdi."

Divan şairi Latifi'nin, "İskender’in karanlıkta bulamadığı ölümsüzlük suyunun, bir kitabın siyah mürekkebinde akmakta olduğunu" söylediğini aktaran Erdoğan, "Latifi, kitabı, 'Kenz-i la Yefna' yani bitimsiz bir hazine olarak görerek, 'Gül-i sad berg-i fasl-ı nev bahardır' yani ilkbaharda açmış yüz yapraklı eşsiz bir gül olarak tanımlıyor. İnşallah gençlerimiz bu mekanda, hakiki bir dost olan kitapla bağlarını güçlendirecekler." dedi.

- "Burayı bir cazibe merkezi haline getireceğiz"

Millet Kütüphanesi'nin tam bir külliye olarak hizmet vereceğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Burasını, sadece kitap raflarının dizili olduğu bir mekan değil, aynı zamanda ilim erbabını buluşturan bir ilim merkezi, bir kültür merkezi olarak tasavvur ettik. Öncelikle Ankara'mız, sonra tüm Türkiye için, şimdi bir benzerini de inşallah İstanbul'da inşa ediyoruz, yerli ve yabancı, dünyaca ünlü bu tür merkezlerimizle özellikle burayı bir cazibe merkezi haline getireceğiz. Kitap kültürü etrafında çalışmaların icra edileceği, ilim meclislerinin toplanacağı bir mekan olarak inşa ettik."

Kütüphaneye gelecek kullanıcılara günün 24 saati çay, kahve, simit ve kek ikramlarının olduğunu ve tüm hizmetlerin ücretsiz yapılacağını bildiren Erdoğan, kütüphaneye yeni kimlik kartlarının sisteme okutularak doğrudan giriş yapılabileceği bilgisini verdi.

Gençlerin teknoloji alanındaki gelişimlerine katkı sağlamak üzere kurdukları "Deneyap Teknoloji Atölyeleri"nden birinin de kütüphane içinde faaliyet göstereceğini hatırlatan Erdoğan, "Öyle zannediyorum ki burası İstanbul'u kıskandıracak bir kütüphane olacak. Ama İstanbullular da üzülmesin, inşallah Rami Kışlası'na inşa ettiğimiz muhteşem kütüphaneyi de inşallah yakında milletimizin hizmetine sunacağız." dedi.

Kütüphanede, çok önemli iki serginin de açılışını yaptıklarını belirten Erdoğan, bu sergilerden birinin Devlet Arşivleri tarafından düzenlenen Hatt-ı Hümayun Sergisi olduğunu bildirdi.

Bu sergiyle, milletin ilk defa göreceği orijinal belgeleri gün yüzüne çıkardıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye olarak öyle bir arşive sahibiz ki onlarca ülke kendi tarihini yazmak için buradaki milyonlarca belge deryasına dalmak durumunda kalıyor. Üç ay boyunca açık kalacak bu sergide o ummandan sadece bir avuç diyebileceğimiz padişah el yazıları milletimizin nazarına sunuluyor. Gençlerimiz, Kanuni Sultan Süleyman'ın bizzat el yazısını görecek, Gülhane Hatt-ı Hümayunu diye derslerden ezbere bildikleri metnin orijinali ile ilk kez karşılaşacaklar. Bu sergide bir devlet adamının, bir padişahın sanatta ne derece ileri gidebildiğini gösteren Sultan İkinci Mahmut'un zevk-i selimi ile de karşılaşacağız."

Diğer serginin Yazma Eserler Kurumu tarafından düzenlenen "Mürekkebin İzi Sergisi" olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kitapların anası Kur'an yazmaları arasında, 'yazının yüzünü ağartan hattat' olarak bilinen Karahisari başta olmak üzere, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Hasan Rıza Efendi'nin meşhur mushafları, ilk kez böyle kapsamlı bir sergide bir araya gelecekler, buluşacaklar. Uluslararası çok sayıda ziyaretçinin de gelip göreceğini umduğum bu sergide, Süryanice, Yunanca, Arapça, Ermenice İnciller, Tevrat ve Zebur gibi kutsal metinler de yer alıyor. Bunların yanında sergimizde, Kelile ve Dimne'den Kitab-ı Bahriye'ye, Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nden 800 yıllık bir satranç kitabına kadar dini ve akli ilimler alanında birçok yazma eser de göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlere ders kitaplarında adlarını öğrendikleri bu eserlerin asıllarını gelip görmelerini tavsiye eden Erdoğan, "Evlatlarımız, kültür ve medeniyet dünyamızın müstesna eserlerini, akl-ı selim, kalb-i selim ve zevk-i selim bir medeniyetin mücevherleri olan kitap sanatlarını burada tanısınlar." dedi.

Sergide yer alan önemli eserlerden birisinin de Divan-ı Lügati't-Türk olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Türkçemizin hafızası, ilk sözlüğümüz olan bu eser, bize müellifi Kaşgarlı Mahmut kadar bir ismi daha hatırlatır ki, onu da anmadan geçmeyelim. İstanbul Fatih'teki Millet Kütüphanesi'nin kurucusu Ali Emiri Efendi bütün varlığını kitaba adamış bir hafız-ı küttaptır. Divan-ı Lügati't-Türk'ü, bir sahafta tesadüfen görüp satın almış ve millete hediye ettiği kütüphanesine koyarak, eseri ölümsüz hale getirmiştir. Tıpkı Ali Emiri Efendi gibi muhibban-ı kütübün önemli isimlerinden 'ayaklı kütüphane' olarak bilinen İbnül Emin Mahmut Kemal İnal ile 'kütüphane içinde bir kütüphane' olan Bayezid Devlet Kütüphanesi emektar müdürü İsmail Saib Sencer'i de rahmetle yad ediyoruz. Kütüphane ve arşivciliğimize hizmeti geçmiş bu isimlerin emanetlerine sahip çıkma sözünü buradan bir kez daha tekrarlıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Arşivleri Başkanlığına, Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı nezdinde Kültür ve Turizm Bakanlığına sergiler için teşekkür ederek, emeği geçenleri kutladı.

Millet Kütüphanesi'nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Özbekistan Cumhurbaşkanı aziz kardeşim Mirziyoyev ve muhterem hanımefendiye heyecanımıza ortak oldukları için özellikle teşekkürlerimi sunuyorum. Dünyanın farklı ülkelerinden kütüphanemize katkı sunan, destek veren tüm dostlarımıza buradan ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dua etti.

Erdoğan, konuğu Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve beraberindekilerle, kütüphanenin hayırlı olmasını dileyerek kurdeleyi kesti, açılışı gerçekleştirdi.

- Törenden notlar

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Türk Dünyası Topluluğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Klasik Türk Müziği Korosundan 220 sanatçı açılışta sahne aldı.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ve Türkiye'deki misyon temsilcileri katıldı.

(Bitti)


Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.