Engelli aileleri: Sesimize kulak verin

Engelli aileleri: Sesimize kulak verin

Zihinsel engelli çocuğu olan aileler Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenledikleri basın toplantısıyla yaşadıkları sorunları dile getirdiler.

Toplantıda veliler adına konuşan Alpaslan Dertkesen “5378 sayılı Özürlüler Kanunun tanıdığı haklardan yararlanarak; çocuklanmızı yıllardır Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerine gönderdik. Ancak, tahtada öğrendiğini sırasına oturuncaya kadar unutan bu çocuklara ayda sadece 6 saat bireysel 4 saat grup eğitimi olmak üzere toplam 10 saat eğitimin hiçbir faydasını göremedik” dedi.

 

Çocuklarını ayda 120 saat ders veren başka bir özel eğitim kurumuna gönderdiklerini belirten Dertkesen Çocuklarımız bu okulda; günde 5, haftada 30 ve ayda toplam 120 saat eğitim aldılar. Yıllardır okuma yazma öğrenemeyen çocuklarımız bu okulda okuma yazmayı öğrendiler. Problemli davranışların yerine, olumlu davranışlar kazanmaya başladılar. Aileler olarak biz de, rahat bir nefes aldık ve normal hayata döndük. Ancak, aradan iki yıl geçmesine rağmen; 151 kontenjanı olan bu okulun, okullu öğrenci sayısı 20 öğrenci ile sınırlı kaldığını üzülerek müşahade ettik” şeklinde konuştu.

 

Bir şeylerin yolunda gitmediğine bizzat tanık olduklarını kaydeden Dertkesen bu sorunları şu şekilde dile getirdi: Kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuatlarda; Özel Eğitim Okulu’nun konumu, statüsü ve işleyişi açıkça tanımlanamamıştır. Özel öğretim kurumları arasında ücret adaleti sağlanamamıştır. Ayda 10 saat eğitim veren Rehabilitasyonlara da,120 saat eğitim veren Özel Eğitim Okulları’na da aynı eğitim ücreti (406 YTL) verilmektedir. Geri kalan 110 saat eğitimin ücretini ise ailelerden alınması gerektiği belirtilmektedir. Özürlülüğün esas nedeni fakirliktir. Cebinde dolmuş parası dahi bulunmayan ailelerin 110 saat eğitim ücreti farkını ödemesi hiç mümkün değildir. Ailelerin bu sıkıntısını ortadan kaldırmak için; Özel, Özel Eğitim Okullarının eğitim ücreti, rehabilitasyon Ücretinden farklı olması gerekmektedir. Devlete ait Özel Eğitim Okulu’nda okuyan engelli öğrenci yiyecek, öğrenci servisi ve ücretsiz kitap alma haklarından yararlanırken; devlete ait olmayan Özel Eğitim Okulu’nda okuyan bizim engelli çocuklarımız bu haklardan mahrum bırakılmıştır.

 

Resmi Özel Eğitim Okulları ile diğer Özel Eğitim Okullarında öğrenim gören engelliler arasındaki ayırımcılığa son verilmesinin daha adil olacağına inanmaktayız. Numune, Tıp ve Meram Araştırma Hastanelerinde yeterince psikolog ve çocuk psikiyatrisi istihdam edilemediğinden çocuklarımıza tıbbi rapor alabilmek için 2008 Mart ayında randevu talebinde bulunduğumuzda 2008 Eylül ayına gün verilmiştir. Bu şekilde randevu verilmesi bir engelli öğrencinin bir yıl kaybına neden olmaktadır. Eğitsel Rapor vermekle yetkili kılınan Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM’lardan) kaynaklanan birçok problemler yaşanmaktadır. Bunlar; RAM’lar; çocuklanmızı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 19. Maddesinde belirlenen kurul tarafından değil, sadece bir öğretmen tarafindan kısa bir süre de değerlendirmekte, diğer kurul üyelerine sonradan imzalattırılmaktadır.

 

Yönetmeliğe aykırı ve yasak savma değerlendirme sonucu yanlış tanılar konularak çocuklarımız mağdur edilmektedir. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuatlarda “Eğitimin her safhasında ailenin görüş ve onayı alınması gerekir” denildiği halde, ailenin görüş ve onayı alınmadan RAM’lar tarafindan resen kararlar çıkarılmaktadır. Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu; Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 14. Maddesi gereğince yasal olarak oluşturulmamıştır ve fiilen de görev yapmamaktadır. RAM’ların dikte ettiği Yerleştirme Kurulu Kararları, kurul üyelerine sonradan imzalattırılmaktadır.

Ferit Hepokur-Memleket