Dünyanın nüfusu..

Dünyanın nüfusu; kemiyet ve keyfiyet…

 Yapılan araştırmalara göre dünya nüfusu bugünlerde 7 milyar sınırını aştı veya aşmak üzere…

Bu sayının yaklaşık 1 milyar 250 milyonu gelişmiş ülkelerde, 5 milyar 750 milyonu da az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Tabi az gelişmişlerin içinde bir de en az gelişmiş ülkeler var ki bu ülkelerde yaşayan insan sayısı da 850 milyonu buluyor…

Türkiye az gelişmiş ülkeler grubunda; gelişmekte olan ülkeler arasında yer alıyor ve dünya sıralamasında fena sayılmaz bir yerde, ama…

Parayı verenin düdüğü çaldığı dünyada, paran kadar güçlü, paran kadar itibarlısın, lakin para da kendi başına bir şey ifade etmiyor. Dünyada itibar; para ve nüfusla birlikte elde ediliyor…

Örneğin, 400 bin nüfuslu Malta devleti de insanları da çok zengin olabilir, ama dünyada esameleri okunmaz…

Öte yandan Çin’in kişi başı milli geliri bizden beş kat daha kötü olmasına karşın 1 milyar 355 milyonluk nüfusuyla BM’de söz sahibi bir ülke. Hatta Çin nüfusunun 150 milyon kadarı günde bir dolardan daha az gelirle dünyanın en fakir halklarıyla aynı kategoride…

Türkiye ise nüfusuyla da ekonomisiyle de dünya sıralamasında 17. sırada. Başbakan Erdoğan’ın en az üç çocuk istiyorum demesindeki hikmet de kendiliğinden ortaya çıkmakta…

Tahmin ettiğiniz gibi fakir halkların yaşadığı ülkeler genellikle Afrika’da ve şu günlerde bu ülkelerin bazılarında açlıktan kitlesel ölümler başlamış durumda. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bugün ülke genelinde başlatacağı yardım kampanyası bu bakımdan çok önemli.

Batı’nın onca müdahalesine rağmen İslami bir rejim kuran ve ülke birliğini sağlamak üzere olan, ama bir yandan da açlıktan kırılan Somali’ye din kardeşleri olarak yardım elimizi uzatmamız gerekmekte…

Etiyopya, Tanzanya, Uganda, Sudan ve Moritanya gibi ülkeler de fakirlikle boğuşmakta…

Fakir ülkeler Afrika’yla sınırlı değil elbet. Afganistan, Bangladeş, Yemen ve Pakistan gibi pek çok kardeş ülke de hem fakirlikle hem de iç karışıklıklarla mücadelede…

Gelişen ekonomisi, büyüyen nüfusu ve artan itibarıyla saydığım ülkelerin abisi konumundayız. Onlara yardım eli uzatmak bizi eksiltmez, bilakis yüceltir, bereketlendirir…

Ne demişler, ağalık vermeyle olur…

Vereceğiz, paylaşacağız ve onların dualarıyla Rabbim bize daha çok verecek…

Yani bir nevi alışveriş yapacağız.

Rabbimiz de bize öyle söylüyor zaten…

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. (Bakara Suresi, 261. Ayet)

Havzan’dan olmazsa Yaka’dan, o da olmazsa Selçuklu’nun prestijli sitelerinden bir daire alarak ‘diğerlerinden’ farklı olduğunu ortaya koyanlar…

150-200 bin lirayı ‘tak’ diye vererek lüks arabalara binenler…

Sırf timsah logolu diye 150-200 lirayı bir tişörte verenler…

Sigaranın en kralını içenler…

Nargilecilere tomarla para bayılanlar…

Sahibi bir Yahudi olmasına karşın zengin karılarının ısrarla dünyanın parasını bayılarak Vakko eşarplarını takanlar…

Hülasa küçük-büyük tüm zenginler, bakın Allah size ne diyor:

Birinize ölüm gelip de: “Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!” demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın. (Münafikun Suresi 10. Ayet)

Ramazan ayının mübarek atmosferi hepimizi bugünden itibaren kuşatacak inşallah…

Oruçlarımızın sevabını sadakalarla katmerlemeye var mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum