Dünya Edebiyatında Türk Algısı TYB Konya’da Ele Alındı
TYB Konya Şubesi’nin düzenlediği programda, dünya edebiyatındaki Türk imajı, coğrafi etkenler ve öteki kavramı detaylarıyla ele alındı.
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, kültür etkinlikleri kapsamında "Dünya Edebiyatında Türk Algısı" başlıklı anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen paneli Hüzeyme Yeşim Koçak yönetirken; Dr. Metin Kayahan Özgül ve Doç. Dr. Canan Olpak Koç konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte, Türk imajının tarihsel kökleri, coğrafyanın etkisi ve edebi eserlerdeki yansımaları kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı.
BATI BİZİ NEDEN 'KUZEYDEN GELEN TEHLİKE' GÖRDÜ?
Programın ilk bölümünde söz alan Dr. Metin Kayahan Özgül, coğrafi şartların medeniyetler üzerindeki etkisine değindi. Tarih boyunca kuzeyden gelen kavimlerin genellikle bir tehdit olarak algılandığını belirten Özgül, Batı dillerindeki "Türk gibi güçlü" deyiminin yanında "Türk gibi öfkeli" tanımlamalarının da yer aldığına dikkat çekti.
Özgül, Batı'nın düşman olarak gördüğü toplumları yüzeysel değerlendirmek yerine derinlemesine incelediğini söyleyerek şu ifadelere yer verdi:
"Biz bir milletle aramız bozulduğunda ona sırtımızı döneriz. Batı ise tam tersini yapar; düşman bildiği toplumu en iyi şekilde tanımak için dilini, stratejisini ve coğrafyasını öğrenir. Oryantalizm Batı'da keyiften doğmamıştır."
DANTE VE SHAKESPEARE'DEKİ TÜRK İMAJI
Doç. Dr. Canan Olpak Koç ise Türk imajının edebiyatta nasıl kurgulandığını "ben ve öteki" kavramı üzerinden açıkladı. Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında bir sınırda yer almasının her iki tarafça da farklı bir tehdit olarak algılanmasına yol açtığını belirten Koç, ilk dönem metinlerinde Türklerin doğrudan bir korku unsuru olarak işlendiğini vurguladı.
Dante’nin İlahi Komedya’da Atilla’yı cehennemin yedinci çemberine yerleştirdiğini, Shakespeare’in Othello oyununda ise Kıbrıs’ın fethi üzerinden büyük bir nefret dili kurulduğunu hatırlatan Koç, Osmanlı'nın zayıflama döneminde bu korkunun yerini egzotizm ve hafif alaya almaya bıraktığını ifade etti.
"HAKLI OLANLARIN ÖFKESİYLE HAREKET ETMELİYİZ"
Günümüzde de geçmişten gelen olumsuz imajın izlerinin sürdüğünü belirten Doç. Dr. Canan Olpak Koç, 2019 yılında İzlanda deplasmanında Türk futbolcuya uzatılan tuvalet fırçası olayını hatırlattı. Bu tür durumların tesadüf olmadığını ve altında yatan bilinçaltıyla yüzleşilmesi gerektiğini vurgulayan Koç, şunları söyledi:
"Amin Maalouf’un ifade ettiği gibi 'haklı olanların öfkesiyle' hareket etmeliyiz. Kendi imajımızı sanatta, edebiyatta ve siyasette doğru temsil edecek nitelikli eserler üretmeli, duruşumuzu bilinçli bir şekilde ortaya koymalıyız."
Program, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara katılım beratı ve TYB Konya Şubesi yayınlarından oluşan kitap setlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.