Doğan'ın yurt dışı uzantıları...
Doğan Grubu dediği grup, medyada baba grup malum...
Doğan Grubu dediği grup, medyada baba grup malum... Hem de öyle laf olsun diye değil, “babalık” Türkiye sınırları dışına, yedi düvele taşmış ittifaklar halinde... Doğan’ın uzantıları, Batı ülkelerinde siyaseti, ticareti etkileyen yayın kuruluşları ile dostluk-ortaklık düzeyinde... Yani? Behiç Kılıç yazdı...
Behiç Kılıç/Yeniçağ
Eee Allahın sopası yok patron, adamı işte böyle ince sazdan, hicaz faslından medet umma durumuna düşürüverir!.. Paçalar tutuşmuş vaziyette koroya ayak uydurmak bir hayli zordur.. Kafa başka yerde ama, tuzu kurular cemiyetine hoş görünmek için makamı kaçırmayacaksın, usule uygun tempo vurup, ses tutturacaksın, zor iş!..
Bir tarafta, uçup gidecek milyonlarca dolarlar, beri yanda hesabı ayara getirmek için düm teka düm tek, işe bak sen!..
Bereket sofrada şarap var efkarı alır, saz heyeti ahenkli!..
- Boşver patron hadi sağlığına!..
- Of ülen Kasımpaşalı!..
Şerefe!..
Olur a, fasıl heyetinden bir insan evladı çıkar da, “İyi adam valla, kıymayın garibe!..” diye aracı olur diye!..
Bu çilenin sebebi bu yani!.. Yoksa, zemheride karanlıkta türkü çığırmanın manası mı var!!? Güle oynaya batıyoruz yetişin hesabı!..
Gel gelelim Kasımpaşalı umursamıyor, dalgasını geçiyor, soranlara;
“Bizim bu olayda bir dahlimiz yok. Biz, oranın dosyalarını incelemeye alın demeyiz. Bu kontroller sürekli olarak yapılır. Buna takılmıştır...” diyor.
Yeni ceza mı?.
Şu sıra paralı konular konuşuluyor, hem belediyeler odaklı yolsuzluklar, hem de Maliye Bakanlığı tarafından, bünyesinde büyük yayın kuruluşu olan holdinge kesilen para cezası...
Başbakan, bu ceza ile ilgili kendisine sorulan soruları “Benimle ilgisi yok!” diye
geçiştiriyor..
Ancak, bu konuda açıklamalar yaparken, malum iş yerine ilişkin tedirgin edici sinyaller de veriyor!..
Mesela şöyle diyor;
“Aynı şekilde SPK’nın (Sermaye Piyasası Kurulu) Doğan Grubu’yla ilgili şeyi var. Bağımsız kurum bu. Onu da mı ben yönlendiriyorum? ”
SPK’nın Doğan Grubu ile “şeyi” varmış!.. Neyi?..
Şikayet!..
Doğan Grubu dediği grup, medyada baba grup malum... Hem de öyle laf olsun diye değil, “babalık” Türkiye sınırları dışına, yedi düvele taşmış ittifaklar halinde... Doğan’ın uzantıları, Batı ülkelerinde siyaseti, ticareti etkileyen yayın kuruluşları ile dostluk-ortaklık düzeyinde... Yani?.. Yani, vergi kaçırılmışsa maliyeden bunu çokuluslu bir güç yapmış demektir.. Haksızlığa uğramışsa, maliye uluslararası güç odağına tosladı demektir!..
Anlaşılamazsa toz dumana nasıl karışacak anlamaya çalışalım!..
Aydın Doğan, vergi cezasını Wall Street Journal adlı mevkuteye anlattı..
Daha doğrusu Doğan, Başbakan Erdoğan’ı W.S.J aracılığı ile Batının siyasi-ticari güç odaklarına şikayet etti.. “Vergi cezasının temeli, siyasi” dedi.
Doğan’a “dost” izlenimi veren gazete “cezanın” , Başbakan Erdoğan’ın kabul etmeyip karşı çıktığı yolsuzluk haberlerinden sonra geldiği vurgusu ile dikkat çekiyor!..
Ardından A.D’nin “mazlum-mağdur” yakınışları kendi ağzından şöyle sıralanıyor;
“Önceleri başta AB olmak üzere birçok politikasını destekledik. Ancak Erdoğan, Türkiye’yi daha açık ve daha hoşgörülü yapacak politikalardan uzaklaşarak değişti!.. Sayın Erdoğan demokrasiyi kullanarak iktidar oldu. O demokrasinin bir ürünü, ancak demokrasiyi sadece kendisi için kabul ediyor. Özgür medya gibi demokrasinin farklı taraflarını kabul edemiyor. Hükümet ile ilişkiler, 2008 yılı başında oğlu ile diğer oğlunun eşinin iş ilişkileri nedeniyle haber yapılmasının ardından bozulmaya başladı. Erdoğan bizi susturmak istedi. Ancak biz sessiz kalmayı reddettik. Bütün işlerimiz bürokrasiye takılıyor ve projeler gecikiyor.”
Bu kavga neden?..
Patron, iktidarla kavgasını yayınlarındaki yolsuzluk haberlerine bağlıyor. Öyle mi!?. Yani patron, yayınlarının halka karşı sorumluluğunu yerine getirdiği için, halk için mücadele verdiğinden mi o yayınları yapıyor, kavgalı?!.
Cevabı halkta vardır elbette...
Kaç yılın yolsuzluk dosyaları çıkarılıp çıkarılıp manşetlerden sunuluyor, ne güzel..
İyi de şimdiye kadar beklenen neydi?!. Yıllardır konuşulan yolsuzlukların dosyalarının elde mevcut olduğu ortaya çıkıyor!..
Konuya daha da yoğunlaşalım...
AB konusunda patron ile iktidar arasında bir görüş farkı var mı?.. ABD konusunda var mı?.. Patronun yanında çalışan yazar kadrosu ile, iktidara yakın gazetelerde çalışan yazar kadrosu arasında, mesela Kuzey Irak konusunda, Ermeni diasporasına ittifak, milli hasletler konusunda şiir gibi insicam yok mu?.. Mesela, her ikisini destekleyenler PKK konusunda farklı mı düşünüyor?!.
Peki kavga neden?..
“Arpa buğday daneler!..” hasat paylaşımı!. Diyelim
geçelim..
Ahali de kavgayı kendisi için zannetsin, ne iyi!..