Din eğitiminde halk cahil bırakıldı

Din eğitiminde halk cahil bırakıldı

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyelerinin 34. buluşmasında din eğitimine getirilen yasaklar ve engellemelerin halkı cahil bıraktığı belirtildi.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 34. kez Kayalıpark’ta saat 12’de bir araya geldi.

Platform adına bir basın açıklaması yapan İlim-Der Başkanı Ali Kemal Negiş Türkiye’de din eğitimine getirilen yasaklar ve engellemelerin halkı din konusunda cahil bıraktığını belirtti. Bunun neticesinde birtakım siyasal önderlerin peygamberin yerine ikame edilmeye çalışıldığını iddia eden bildiride şu görüşlere yer verildi:

 

Yıl 1999. Yer Türkiye Büyük Millet Meclisi. Günlerden 2 Mayıs. Ellerini kızartırcasına alkışlayarak dışarı, dışarı naralarıyla tempo tutan ve karanlık 28 Şubat günlerinin devamcısı bir takım baskıcı güruhca millet tarafından seçilmiş bir kadının milletin meclisinden zorla dışarıya çıkarılmasının üzerinden tam 9 yıl geçti. Allah’ın emirlerini hiçe sayan ona uymak isteyenleri de hor gören halkın iradesine de ipotek koyma hakkını kendinde bulan bu toplulukta hiçbir değişiklik olmadı.

 

Bütün aklıselim çabalara, sağduyulu çağrılara rağmen vazgeçmediler. Hala baskıcı, hala zorba, hala yasakçılar. Ülkemizde yıllardır din eğitimine getirilen yasaklar ve engellemeler içerisinde yaşadığımız toplumun bireylerini din hususunda zırcahil bırakmaktadır. Neticesinde bu zırcahil bırakılmış bireyler, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadıkları meselelerde hadlerini aşarak saldırgan bir üslupla görüş beyan etmektedirler. Bunun son örneği: Zırcahil bırakılmış bu bir takım eşhasın usve-i hasenemiz, tek önderimiz, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yerine siyasal liderleri ikame etmeye çalışması olmuştur. Bunun adı sapla samanı birbirine karıştırmaktır.

 

1 Mayıs işçi bayramında meydana gelen ve medyaya görüntüleri yansıyan olayların zihinlerde oluşturmuş olduğu anlam şudur: Eylemlerini diledikleri gibi diledikleri yerde yapma özgürlükleri ellerinden alınan bir avuç topluluğun hak arama adına ortaya koydukları şiddet toplumsal kaos yaratmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Bu tavır her istediği gerçekleşen bir çocuğun bir isteği reddedilince çıkardığı kızılca kıyamete benzemektedir.

 

Beri tarafta ise eğitim hakları yıllardır hiçbir makul gerekçe gösterilmeksizin gasp edilen tertemiz zihinler geniş halk kitlelerinden almış oldukları destekle şiddete pirim vermeksizin makul ölçüler içerisinde hak arayışlarını devam ettirmektedirler. Ayrıca bu tertemiz zihinler bu uzun süreç içerisinde hak arayışlarının hiç bir siyasi amaca dolgu malzemesi olmasına da izin vermemişlerdir.

 

Sonunda 301’inci madde değiştirilerek meclisten geçirildi. Fakat yapılan değişiklik kimseyi memnun etmeye yetmedi. Bunun sebebi maddeye rengini veren statükocu ana temada herhangi bir değişikliğe gidilmemesidir. Hâlbuki İslam bireyin ait olduğu etnik kimliği koruyup güvence altına almıştır.

 

Etnik yapılar Allah’ın kuranda belirttiği üzere ancak insanların tanışıp kaynaşması içindir Türkü, Kürdü, Çerkezi, Arabı, Rumu ve diğerleri Allah’ın yarattığı ırklardandır. Birinin diğerine üstünlüğü olmadığı gibi sadece birinin haklarının kanunla korunması da doğru değildir. İslam bütün halkların haklarını güvence altına almıştır. İşbu vesile ile Çeçen halkının hak ve özgürlük arayışının unutulmaz önderi Cehar Dudayev’i şehadet yıldönümünde rahmetle anıyoruz ve Çeçenistan’ın yiğit evlatlarına tertemiz mücadelelerinde Allah tan yar ve yardımcı olmasını diliyoruz.

Memleket