Dilovası Fabrika Yangını Davasında Kan Donduran İfadeler
Kocaeli Dilovası'ndaki parfüm fabrikası yangını davasında ailelerin feryadı yürek yaktı. İhmaller zincirinin anlatıldığı duruşmada bir annenin "Kızımın kefeni olmadı" sözü yankılandı.
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025 tarihinde yaşanan ve 7 işçinin yaşamını yitirdiği trajik yangına ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki duruşmada, mağdur yakınlarının ve kurtulan işçilerin beyanları, çalışma koşullarının vahametini ve ihmaller zincirini gün yüzüne çıkardı.
"Kızımın Kefeni Bile Olmadı"
Yangında hayatını kaybeden 17 yaşındaki Nisa Taşdemir'in annesi Altun Taşdemir, mahkeme salonunda yaptığı konuşmayla herkesi gözyaşlarına boğdu. Kızının babasına bakmak için çalıştığını belirten acılı anne, "Kızım kömür oldu, ölmek istemiyordu. Kızımın kefeni bile olmadı hakim bey" diyerek adaletin yerini bulmasını istedi. Diğer aileler de çocuklarının cenazelerini ancak torba içinde teslim alabildiklerini belirterek sanıklara tepki gösterdi.

Denetimler "Parfüm Hediye Edilerek" Geçilmiş
Duruşmada tanık olarak dinlenen ve yangından yaralı kurtulan işçiler, fabrikadaki güvenlik zafiyetini çarpıcı iddialarla dile getirdi. İşçiler, fabrikada hiçbir zaman iş güvenliği eğitimi verilmediğini, sigortasız çalıştırıldıklarını ve denetim memurları geldiğinde sigortasız personelin saklandığını öne sürdü. Ayrıca, denetime gelen zabıtalara parfüm hediye edilerek gerçek incelemelerin engellendiği iddialar arasında yer aldı.

Kaçış Yolu Maliyet Engeline Takılmış
Müşteki beyanlarına göre, fabrikadaki riskler önceden biliniyordu. İşçiler, iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal’ın yangın merdiveni yaptırmayı "maliyetli olduğu" gerekçesiyle reddettiğini iddia etti. Kimyasal maddelerin bulunduğu tesiste, işçilerin yemeklerini bile ürün paketlerinin üzerinde, sağlıksız koşullarda yemek zorunda kaldıkları ifade edildi. Aileler, olayın bir kaza değil, "kasıtlı bir cinayet" olduğunu savunarak sorumluların en ağır cezayı almasını talep etti.
Kaynak: