Dilimiz Türkçe'nin Başkenti Karaman

Dilimiz Türkçe'nin Başkenti Karaman

Zeki Oğuz, fotoğrafçılar, doğa ve tarih tutkunları, doğa yürüyüşçüleri, kamp meraklıları için Karaman’a yolculuğa çıkardı...

Zeki OĞUZ

 

Karaman, Konya’ya 110 km. uzaklıkta, İç Anadolu ile Akdeniz Bölgesinin geçit noktasında, 1989 yılında alınan bir kararla 70. ilimiz olmuş, gelişmekte olan güzel bir şehrimiz.

 

Konya ovasından Karaman’a doğru giderken bozkır havasını solur insan. Dümdüz uzanan yol, hiç bitmeyecek hissi verir insana. Bu bozkır görünümünün ardında muhteşem güzellikler saklıdır. Örneğin 40. km.de yolun hemen solunda yükselen küçük bir tepenin eteğindeki Timraş Obruğu gibi. Yol boyunca, içlerinde binlerce yıllık tarihi saklayan onlarca hüyük vardır.

 

Karaman’a yaklaşırken sağlı sollu iki büyük dağ kütlesi görünür. Soldaki Başdağ ve Mahalaç zirvesiyle Karadağ’dır. Hititlerden Bizansa onlarca medeniyetin izlerini barındırır. Yaban atları, yaban koyunları  ile müthiş bir yaban hayatı sürer bu dağda. Aynı zamanda yaz aylarında göçerlerin yaylasıdır. Sağdaki ise Hacıbaba Dağıdır. Zirvesinden inen sular Karaman ovasına bereket saçar.

 

Fotoğrafçılar, doğa ve tarih tutkunları, doğa yürüyüşçüleri, kamp meraklıları için sonsuz olanaklar vardır Karaman’da. Yeşildere, beldesi yakınlarındaki Yunus Emre’nin dedesi İsmail Hacı’nın yaylası, Taşkale’de Manazan Mağaraları ve Taşkale’nin kayalara oyulmuş ambarları ile otantik yapısı büyüler insanı.

 

Karaman-Mut yolu ile Ermenek taraflarına yapılan bir yolculuk ülkemizin en güzel güzergahlarından birini görme şansını verir. Taşeli Platosu adı verilen bu bölgede Başyayla, Sarıveliler, Göktepe güzellikleri ile ürpertir insanı. Tarihi ve doğa başınızı döndürür.

 

13. yy. da Moğolların istilasından kaçan Karaman Oğullarını Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubat Ermenek taraflarına yerleştirir. Kimi 10 bin kimi 20 bin çadırlık bir obadan söz eder. Yani kalabalık bir kitledir. Beyleri Nûre Sûfi’dir. Karamanoğulları devletinin temelini atan odur.

 

Nûre Sûfi’nin oğlu Kerimüddin Karaman Bey Moğol ve Selçuklu baskılarına isyan ederek 1256 yılında bağımsızlığını ilan eder. Böylece yıllarca sürecek olan Karamanoğlu-Selçuklu, Karamanoğlu-Osmanlı didişmeleri de başlamış olur.

1277’de Konya’yı ele geçiren Karamanoğlu Mehmet Bey aynı gün yapılan bir divan toplantısında, artık Türkçe’den başka dil konuşulmayacaktır, fermanını çıkarır çünkü Arapça ve Farsça Türkçenin yerini almış gibidir. 1960 yılından bu yana Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Günleri 1-13 mayıs günlerinde yapılmaktadır.

 

Karamanoğulları ile Osmanlılar arasında çetin savaşlar oldu. Sonunda Osmanlı galip geldi ve 1474 yılında Karamanoğulları tarihten silindi. Fatih bu bölgeden önemli bir kesimi Rumeline sürdü. Sürgüne gidenler arasında Mustafa Kemal Atatürk ve annesi Zübeyde Hanımın ata dedeleri vardı.

 

Karaman’ın en eski tarihi eserlerinden Karaman Kalesinin yapım tarihi şehrin tarihi kadar eski, yani bilinmiyor. Selçuklu sultanları ve Karaman beyleri büyük onarımlar yapmışlar.

 

Moğol baskısından bunalarak uzun bir yolculuğa çıkan Mevlana’nın babası Bahâeddin Veled bir süre Karaman ( o zamanki adıyla Larende) da ikamet eder. Mevlâna’nın çocukluğu da burada geçmiştir. Mevlâna’nın annesi Mümine Hatun ve ağabeyi Alaeddin burada vefat ederler. Karamanoğlu Alaeddin Bey onlar adına bir cami yaptırır 1370 yılında. Aktekke Cami ya da Mader-i Mevlâna adıyla anılan caminin kuzeyinde yedi adet derviş hücresi var. Caminin içinde ise Mümine Hatun’un türbesi ile Alaeddin ve akrabalarına ait 21 mezar bulunuyor.

 

1382 yılından önce yapıldığı söylenen Yunus Emre Cami ve türbesi, Kirişçi Baba Zaviyesi olarak da geçiyor. Karaman’ın Yeşildere (İbrala) beldesinde de Yunus Emre’nin dedesine ait olduğu söylenen İsmail Hacı Yaylası var.

 

Hatuniye Medresesi 1382 yılında, Osmanlı Sultanı Murat Hüdavendigar’ın kızı, Alaeddin Beyin eşi Nefise Sultan tarafından yaptırılmıştır. Değişik çağlardan binlerce esere ev sahipliği yapıyor müze. Manazan Mağaralarında bulunan bir kız çocuğu mumyası da burada sergileniyor.

 

Manazan Mağaraları, Taşkale, sarkıt dikitleriyle İncesu Mağarası mutlaka görülmesi gereken yerler.

Göçer Yörüklerin yolu Karaman’dan geçiyor. Onları takip ederek Toros yaylalarına çıkarsanız Ermenek yakınlarındaki Zeyve pazarını mutlaka görün. Asırlık çınarları, gürül gürül akan ırmakları, Yörüklerin pazara getirdiği organik meyva ve sebzelerin tadına doyamayacaksınız.

 

Karaman deyince ilk akla gelen yiyeceklerden biri Arabaşı. Bu nefis yemeğin tarifi ile noktalayım sözü

 

Değişik bir ağız tadıdır Arabaşı. Çorba ve pişmiş hamurdan oluşur.

Çorba:

Tereyağı bir tavada eritilir. İçine un katılarak kahverengi oluncaya kadar kavrulur. Pişirilen tavuğun eti didilerek kavrulan unla birlikte bir tencerede pişirilir.

Hamur:

Ilık suyla un bulamaç yapılır. Kaynar suya yavaş yavaş dökülen bulamaç karıştırılarak pişirilir. Belli bir kıvama gelince tepsi ya da siniye dökülür. Sininin ortasında çorba tası için yer açılır. Hamur çorba ile birlikte çiğnenmeden yutulur.

Arabaşının bol acılı olanı makbuldür.