Derin adamların B PLANI
Kapatma sonrasındaki hedef Erdoğan'ı Yüce Divan'da yargılamak.
Mehmet Y. Yılmaz / Hürriyet
Başbakan’ın Yüce Divan’lık olma meselesi
Dün yazdığım bir yazı nedeniyle bazı okuyucularımın eleştirilerini aldım. Başbakan’ın, Katar’da, kapalı kapılar ardında Sabah ve ATV’nin satışı için Çalık Grubu’na para desteği sağlaması ile ilgili bir yazıydı.
Bu olayın detaylarını ileride Yüce Divan’da öğrenebileceğimize ilişkin bir yorum yapmıştım ve bu nedenle "darbecilik" ile suçlandım.
Yazdıklarımı beğenmeseler ve bazen küfür de etseler her okuyucu benim için değerlidir.
Bu nedenle konuyu biraz daha açmalıyım.
Çalık Grubu’nun Sabah ve ATV’yi almasını destekliyorum. Günün koşullarına göre iyi bir fiyat verdiler ve kamu çıkarı bu satışın gerçekleştirilmesini gerektiriyor.
O grupta birçok arkadaşım çalışıyor ve kimliklerini para için satacak insanlar değiller.
Biliyorum ki rüzgár nereden eserse essin, onlar doğru bildiklerini yapacaklar. Fikirleri ile çoğu zaman uyuşmuyor olsam bile düşündüklerini açıklama haklarını desteklerim.
Çalık Grubu, sıradan bir mal satın almadı. Satın alınan "şeyler" Türk demokrasisi için hayati önemde olan büyük bir yayın grubu.
Böyle bir yayın grubunu satın alan sermayenin nereden kaynaklandığını bilmek kamuoyunun hakkıdır.
Satın alma işlemi bittiğinde bunun samimiyetle açıklanması gerekir.
Kamu bankaları böyle bir krediyi nasıl verdi, yabancı kaynak nasıl bulundu? Bunları bilmek zorundayız.
Başbakan’ın Yüce Divan’lık olması da biraz bundan kaynaklanıyor.
Mesut Yılmaz bu nedenle yargılandı ve yaptığı şey Başbakan’ın bugün müdahil olduğu olayların yanında karikatür gibi kalıyor.
Bizde bürokratlar ve siyasetçiler hayatın hep aynen sürüp gideceğini zannederler.
Ben 32 yıllık gazetecilik yaşamımda bunu öğrendim ama şunu da gördüm: Ben hálá gazeteciyim, onların hiçbiri bugün o burnu büyük mevkilerde değiller.
Bir gün "keser dönüp, sap da dönünce" bunların hesabı sorulur. Söylemek istediğim buydu.
Başbakan Katar’da, kendi heyetinde olanları bile rahatsız edecek ve bana bu bilgilerin ulaştırılmasına neden olacak neler yaptı, hepimiz yakın bir gelecekte öğreneceğiz.
Recep Tayip Erdoğan’ı, RP’nin İstanbul İl Başkanı olduğu günden beri tanırım. Kararlı duruşuna saygı da duyarım. Ama bu kendisini yasaların üzerinde görmesini desteklemem anlamına gelmez.
Dilerim ki ben yanılmış olayım.