Davutoğlu 5. Büyükelçiler Konferansı'nı başlattı
Davutoğlu, Marriott Otel'de düzenlenen 5. Büyükelçiler Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, geleneklerin kolay oluşmadığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin, çok güçlü, köklü gelenekler üzerine kurulduğunu belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü geleneği, zamana intibak etme kabiliyeti ve tarihin akışına yön verme iradesi ile her zaman bu akış içinde önemli rol oynamış bir devlet geleneğinin sonuncusu olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu çerçevede dışişleri camiasının da tarihi akışa ağırlığını koymuş bir kurumsal kültürün ürünü olduğunu ifade etti.
Bu kurumsal kültürün gelecek nesillere daha da iyi aktarılabilmesi için büyükelçiler konferansı sürecini beş yıl önce başlattıklarında bu geleneğin böylesine kapsamlı ve etkin bir rol üstleneceğini düşünmediklerini dile getiren Davutoğlu, "Çok kısa bir süre içerisinde Büyükelçiler Konferansı kendi geleneğini oluşturdu" dedi.
Konferanslara katılan bakanlara teşekkür eden Davutoğlu, konferansın bütün bakanlıkların katılımıyla sadece bir dışişleri ve dış politika değerlendirmesi değil, Türkiye'nin bütün alanlardaki stratejik yönelişini etkileyen önemli bir forum niteliği kazandığını kaydetti.
Beş gün içerisinde de bu forumda ortak aklı oluşturmaya çalışacaklarını ve bir yılın muhasebesini yapacaklarını belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Hızlı akan tarihi süreci anlamaya çalışarak, 2012'yi o tarihi süreç içindeki konumu itibariyle bir yere oturtacağız. Sonra da sadece 2013'ü değil, 2013 sonrasını da önümüzdeki yılları, onyılları da belirleyecek politikaları birlikte oluşturmaya gayret edeceğiz.
Çünkü biz anlık resimlerin oluşturduğu bir zihne sahip değiliz. Biz köklü tarihimizin bir sonucu olarak, yılların dahi değil, onyılların dahi değil, yüzyılların, evet iddialı gelebilir ama yüzyılların oluşturduğu süreçleri takip edebilecek bir birikime sahip olduğumuza inanıyoruz."
-"Tarihi anlamak isteyenler Ankara'da bulunacaklar"-
Ankara'da dış temsilcilik sayısının 10 yıl önce 148, şimdi ise 240 olduğuna işaret eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Tarih hızlı akarken bu tarihi anlamak isteyenler, tarihin aktığı yerde, tarihin öznesi olma iradesini göstermiş başkentlerde bulunmak iradesini gösterirler. Bizim dış temsilciliklerdeki artışımız, bizim tarihe intibak etme irademizini yansımasıdır. Ankara'daki dış temsilciliklerin artışı da Türkiye'nin sadece böyle bir irade göstermiş olduğunun değil, aynı zamanda başka ülkelerin de Türkiye'yi bu şekilde görmüş olduğunun bir yansımasıdır.
Bundan sonra tarihi anlamak isteyenler Ankara'da bulunacaklar, İstanbul'da bulunacaklar, Türkiye'nin her yerinde bulunacaklar, çünkü bundan sonra tarihin akışının şekillenmesinde biz daha etkin bir şekilde var olacağız."
Son dört yıl içinde büyükelçiler konferanslarında her yıl ayrı bir başlığı öne çıkardıklarını anımsatan Davutoğlu, bu yıl konferansa "insani diplomasi" başlığını koyduklarını söyledi.
Tarihin hızla aktığı dönemlerde, bu dönemleri değerlendiren ülkeler için büyük bir fırsat ve imkan doğduğunu vurgulayan Davutoğlu, farkın böyle dönemlerde oluştuğunu, statik uluslararası konjonktürlerde farkın oluşturulamayacağını söyledi.
Davutoğlu, "Ama eğer dinamik bir konjonktür varsa, o dinamik konjonktürü belirleyecek siyasi bir akıl varsa, işte fark o zaman oluşur. Biz onun için son on yıl içinde büyük bir fark oluşturduk" dedi.