Darbeyi siyasiler engelleyemez

Darbeyi siyasiler engelleyemez

Konya’ya gelen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mümtazer Türköne “Unutmayın ki darbenin panzehiri piyasadır. Darbeyi ne siyasiler, ne de bir başka şey engelleyebilir. Sadece piyasa şartları engeller” şeklinde konuştu.

MÜSİAD Konya Şubesi’nin düzenlediği geleneksel Cuma Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mümtazer Türköne’ydi.


Prof. Dr. Mümtazer Türköne’nin ‘Sivil Toplum ve Siyaset’ konulu konferansında Türkiye’de bugün yaşananların geçmişte yaşananlarla aynı şeyler olduğunu söyledi. Türköne “Hatırla Sevgili isimli dizinin danışmanlığını yapıyorum, orada bazı karakterlerin repliklerini ben yazıyorum. Onun için de 1960’lı yılları araştırmaya başladım. Böylece o günden bu güne gelen süreci daha iyi yaşamış oldum. Orada gördüğüm şeylerle bu gün yaşananlar aynı sanki. Bir fasit daire, dönüyor dolaşıyor yine başa geliyor. Bugün olaylara baktığınızda daha önce görmüş olduğunuz o sahneyi yine görmüş gibi oluyorsunuz.  Son dönemde yaşanan bildirge olayları ile birlikte düşündüğünüz 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve son 27 Nisan hep aynı mantıkla çalışan hareketin bir ürünü.  Bu demek ki hep oluyor, tekrarlanıyor ve yine tekrarlanacak. Bu da ‘biz bunları değiştiremeyiz’ duygusunu oluşturuyor. Bugün benim size bahsetmek istediğim şey de işte bu; gerçekten hiçbir şey değişmeyecek mi? Bu değiştirilemez mi? Değişecekse nereden değişecek. Değişmesi de gerekiyor. Aslında bunun muhatabı sizlersiniz, değiştirecek olan da sizsiniz” şeklinde konuştu.


Türköne bütün dünyada vergi verenin aynı zamanda yetkinin sahibi de olduğunu belirttiği konferansında ‘Beni yönetenlerin benden ne üstünlüğü var’ diye düşünülmesi gerektiğini ifade ederek yönetenlerin topluma tek üstünlüğünün toplumun onlara vermiş olduğu yetkiler olduğunu belirtti. Konferansında bütün dünyada anayasanın bile üzerindeki kuralın ‘temsiliyet yoksa vergi olmaz’ prensibi olduğunu ifade ederek “Bu evrensel bir kuraldır. Temsil edilmiyorsanız vergi de vermezsiniz” dedi.


Mümtazer Türköne konferansının sonunda sivil toplumun dünyadaki önemini anlattı. Türköne sivil toplumun dünyada çok önemli hale geldiğinin, harcamalarının toplamının yılda yaklaşık 1.1 trilyon dolara ulaştığını kaydetti.


“Bir askeri darbe, bir askeri dikta yönetimi ile yönetilemeyecek bir ekonomiye sahip olursanız darbeyi önlemiş olursunuz” diyen Mümtazer Türköne, askeri darbenin önlenmesinin yolunun sivil toplum ve piyasa ekonomisiyle mümkün olduğunu belirtti. Darbenin Türkiye’yi böleceğini de vurgulayan Türköne, “Benim görebildiğimi askerler de görüyor. Ben neyi görüyorum? Şunu: Darbe olursa ekonomi çöker, her şey altüst olur, altında kalırız. İşte bunu asker de görüyor. Dolayısıyla asker darbe marbe yapamaz. Ama sürekli darbe tehdidi de halkın moralini bozmaya yetiyor. Unutmayın ki darbenin panzehiri piyasadır. Darbeyi ne siyasiler, ne de bir başka şey engelleyebilir. Sadece piyasa şartları engeller” şeklinde konuştu.


Konferansta daha sonra katılımcıların sorularına geçildi. Konferansın sonunda MÜSİAD Konya Şube Başkanı Selçuk Öztürk Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mümtazer Türköne’ye hediye takdim etti.


ABD VE ÇİN İSLAM DÜNYASINDA SAVAŞIYOR


Türköne TYB’nin mutad Cumartesi Söyleşileri’nin de konuğuydu. CIA’nın hazırladığı ‘2020’de Dünya Projeksiyonu’ üzerine yorumlarını dinleyicilerle paylaşan Türköne, ABD’nin Çin’in artan ekonomik gücüyle rekabet edebilmesinin koşullarını bugünden hazırlamaya çalıştığını belirtti. ABD’nin Çin’le rekabet edebilmesinin tek yolu olarak ‘enerji’ üzerindeki denetimi gördüğünü ifade eden Türköne, “İslam dünyası zengin enerji kaynaklarıyla ABD’nin bu hazırlığını sürdürürken denetim altına almaya çalıştığı bir bölge. Asıl çatışma ABD ile Çin arasında yaşanırken İslam dünyası da bu çatışmanın savaş alanı olarak görünüyor. CIA’nın projeksiyonunda Mekke ve Medine’yi içeren bir İslam hilafeti de yer alıyor. ABD’nin Papalık benzeri böyle bir kurumla amaçladıkları arasında İslam dünyasında var olduğu düşünülen terör potansiyelini kontrol etmek var. Çünkü ABD’nin bütün rakiplerinde hatırı sayılır bir Müslüman nüfus yaşıyor. 2020’de Avrupa’nın yarısı Müslüman nüfustan oluşacak. Çatışmanın alt basamaklarında ABD-Hindistan, ABD-Avrupa çekişmeleri de yer alıyor. ABD, bu ülkelere karşı Müslümanları bir tehdit unsuru olarak kullanmak istiyor. Bunun yolunun da İslam dünyasında Papalığa benzer bir dini riyaset oluşturmaktan geçtiğini düşünüyor” dedi.


TYB’deki toplantıya AK Parti Konya milletvekilleri Sami Güçlü ve Ahmet Büyükakkaşlar, Konya-Karaman Tabip Odası Başkanı Ömer Karahan, akademisyenler, kültür ve sanat adamlarıyla geniş bir dinleyici kitlesi katıldı. Murat Güzel-Memleket