Darbelerden ders çıkaralım

Darbelerden ders çıkaralım

Konya Aydınlar Ocağı'nda, 12 Eylül 1980 Darbesi Konya Hatıralarını anlatan gazeteci Cengiz Dönmez, “12 Eylül’den ve diğer darbelerden ders çıkarmalıyız” dedi.

 

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Salı Sohbetleri'nde, 12 Eylül 1980 Darbesinin 35. Yıldönümü dolayısıyla Konya Hatıralarını anlatan Gazeteci Cengiz Dönmez, “Bir daha darbe gerekçeleri oluşturmamak ve oyuna gelmemek adına 12 Eylül 1980 darbesi ile diğer darbelerden mutlaka ders çıkarmalıyız” dedi.

12 Eylül 80 Askerî Darbesi'nin şahitlerinden gazeteci-yazar ve eğitimci Cengiz Dönmez, o dönemdeki gördüklerini, bildiklerini ve yaşadıklarını anlatırken darbeyi kendisine, emekli astsubay olan babası tarafından saat 05.00 sularında “Oğlum kalk bak bizimkiler darbe yapmış” diyerek beni yataktan kaldırdı. Televizyonu açtığımızda Kenan Evren’in sesi geliyordu” dedi.

Darbe olduğunda Türkiye’de Yarın gazetesinde yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını kaydeden Cengiz Dönmez, “İlk gün gazeteler çıkacak mı, yoksa çıkmayacak mı bilemiyorduk. Merkez Komutanı Albay Şinasi Kormaz’ı telefonla aradım. Gazetelerin yayınlarına devam edip etmeyeceğini sordum. O da, “Paşaların resimlerini koyun ve Milli Birlik Komitesi’nin bildirisini de haber yapın, gerisine karışmayın” dedi. Biz de 12 Eylül günü öyle yaptık. Sokağa çıkma yasağı saat 20.00’da başlıyordu. Genel yayın müdürümüz Ali Mennan ile ben geç kalmıştık. Eve nasıl gideceğimizi düşünürken aklımıza ambulans geldi. Arkadaşımız kalp krizi geçirdi diyerek Belediyeyi arayıp ambulans istedik. Ambulans geldi. Ali Mennan hasta ben de refakatçı olarak o şekilde darbenin ilk günü akşam evlerimize ambulansla gittik” diye konuştu.

 

“YARGITAY DA KİM OLUYOR…”

Yaşadıklarını, şahit olduklarını gazeteci gözüyle değerlendiren Cengiz Dönmez, Türkiye’de Yarın’ın 19 Mayıs’da “Milli bayramlara aykırı haber yapmak”, 29 Mayıs’ta da “Harf İnkılâbına muhalefet etmek” suçlamasıyla  süresiz olarak kapatılmasına karar verildiğini belirten Dönmez, “İlk kapatılmada İstanbul’un fethi dolayısıyla Arapça Fetih hadisini koymuştuk. Elimdeki delillerle birlikte 2. Ordu Komutanı Badrettin Paşa’ya kadar çıkarak konuyu anlatmış ve kendilerini ikna etmiştim. Gazetemiz dördüncü gün tekrar çıkmaya başladı” şeklinde konuştu. 14 Eylül’de 8’i asker 2’si sivil polis olmak üzere evlerinin arandığını ve 4 kitabın “yasak kitap” kapsamına girdiği gerekçesiyle ayrılarak kendisini Dutlukır’a götürürlerken askerlerle gelen komutanın, babamın arkadaşı çıkması dolayısıyla soruşturma ve ifade vermekten kurtulduğunu dile getiren Dönmez, “Ben onlara Yargıtay’ın kararı var. Tek nüsha kitaplar suç unsuru teşkil etmezler diye hatırlatmada bulunmuştum. Sivil polisler “Yargıtay’da kim oluyor! Biz Meclis’i feshederek Hükümeti dağıtmışız” diyerek bana karşı çıkmışlardı. Bu şekilde konuşmaları hayretime gitmişti. Askerler hiç ses çıkarmazken onların emrine giren polislerin bu tutumu garibime gitmişti” dedi.

 

İHSAN KAYSERİ’NİN ASKER SELAMI

Konya İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen sohbette Dönmez, 2. Ordu Komutanlığı’nda basından sorumlu Yüzbaşı Ali’nin gazeteleri ve gazetecileri olur olmaz şeylerle son derece rahatsız etmesi üzerine o zamanki KGC Başkanı Rıdvan Bülbül ve İhsan Kayseri, İbrahim Sur ve kendisinin de aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyeleriyle Merkez Komutanı Albay Şinasi Paşayı ziyaret ederek durumu anlattıklarını dile getirdi. Dönmez, “Girişte İhsan ağabey öyle bir asker selamı verdi ki anlatamam. Bunun üzerine Albay Şinasi Korkmaz, asker selamının önemi ve kutsiyeti hakkında başından geçen bir olayı anlattı. İhsan ağabey kahkahalarla gülmeye başladı. O esnada koltukta öyle kala kaldı. Çünkü şekeri vardı ve güldüğü zaman bayılıyordu. İhsan ağabeyin asker selamı ve bu durum da bizleri oldukça güldürmüştü” dedi.

 

DARBELERDEN DERS ÇIKARALIM

Konuyu, 12 Eylül 80 darbesinin gerekçeleri arasında sayılan Konya’da 6 Eylül’de yapılan Kudüs’ü Kurtarma Mitingi ve Yürüyüşü’ne getiren gazeteci Cengiz Dönmez, provokasyonları o dönemin Valisi Lütfi Tuncel ve Belediye Başkanı Mehmet Keçeciler’in birlikte önlediklerine şahit olduğunu belirterek açılan davanın sonra beraatle sonuçlandığını kaydederek “İstiklâl Marşı bizim hürriyetimizi ve istiklâlimizi temsil ediyor. Millî marşımız okunurken Konyalı neden otursun ve saygısızlık yapsın ki. 2-3 kişinin densizliği bütün Konya’ya ve mitingi tertip edenlere maledilemez ki. Ayrıca İstiklâl Marşımız ikinci defa okunduğunda herkes ayaktaydı” dedi.

12 Eylül öncesinde Konya’da da “kurtarılmış bölgeler” olduğuna şahit olduğunu ve İhsaniye’de Büyük Sinemanın altında sol görüşlülerin gittiği bir kahvehanede bunu yaşadığını ifade eden Dönmez, ertesi gün manşetten haberi verdiğinde o kahvenin akşam bombalandığı haberini alınca büyük bir şok yaşadığını belirterek “Ne olursa olsun 12 Eylül 1980 darbesi dahil bütün darbelerden ders çıkarmamız gerekir. Bugünkü terör olaylarına bakıldığında vatandaş ve halk olarak oyunlara gelmemeliyiz. 12 Eylül’den en büyük dersi milliyetçi ve ülkücü kesimin çıkardığına inanıyorum” şeklinde sözlerini tamamladı.