'Cumhuriyet'in ilk sivil anayasası'

'Cumhuriyet'in ilk sivil anayasası'

AK Parti’nin hazırladığı sivil anayasa çalışmalarına katılan Prof. Dr. Yavuz Atar, Türk halkının ilk kez sivil bir anayasa yapma iradesine kavuştuğunu ifade etti.

BİLKAD’ın mutad Salı Söyleşileri’nde konuşan Prof. Dr. Atar, Türkiye’de 1960 sonrası yapılan bütün anayasalarda temel amacın devleti bireye karşı koruma, devleti kutsallaştırma olduğunu ifade ederek “Türk kamu hukukuna devletin kutsallığı kavramı 1878 1. Meşrutiyet anayasasıyla girmiştir. Bu anayasal süreçte padişahın nefsinin kutsi kabul etmesi, dönemin Avrupa’sında hakim devlet geleneği ve anayasal metinlerin bir yansımasıdır. Bundan önce Osmanlı padişahlarının bedenleri kutsal kabul edilmezdi” dedi.

Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yönettiği söyleşide yeni anayasa girişiminin dayandığı temel felsefe ve ilkeleri programa katılanlara anlatan Prof. Dr. Atar, “Yeni anayasayı hazırlarken en temel ilkelerimiz bireyin haklarının ve toplumsal farklılıkların korunduğu ve devlet yetkisinin sınırlarının çizildiği, tutarlı, iç bütünlüğe sahip bir metnin ortaya çıkması oldu. İdealimizdeki metin değil elbette bu, metni hazırlarken biraz gerçekçi davrandığımız doğrudur, ancak 1982 Anayasası’yla karşılaştırdığınızda bile birçok konuda birçok iyileştirmeye yer verildiğini görürsünüz” diye konuştu.

 

YENİ ANAYASA TOPLUMSAL RAHATSIZLIKLARI GİDERECEK

Darbe dönemlerinde yapılan anayasaların önemli bir toplumsal meşruiyet sorunu yaşadığını kaydeden Prof. Dr. Atar “Bu açıdan bile bakıp, 1982 Anayasası’nın metnini aynen koruyup bu metni sivil bir iradenin hazırladığını, metin hazırlanırken lehte ve aleyhte görüşlerin dile getirilmesinin mümkün olduğu bir süreçte kabul edildiğini varsayarak konuşacak olursak, yeni anayasa girişimi bir farklılık arz edecektir. Bu bile önemli bir toplumsal ve psikolojik rahatlık sağlayacaktır” görüşünü dile getirdi. Bu anayasadan önce hazırlanan anayasaların kabulü sürecinde ve referandumlarda aleyhte görüş belirtmenin askeri yönetimlerce yasaklandığına dikkat çeken Prof. Dr. Atar “Hatta referandumda kullanılan zarflar, verilen oyu gösterecek üzere, şeffaftı. Bu bile önemli bir psikolojik rahatsızlık konusu olarak görülmelidir” dedi.

 

“METİNLER KADAR UYGULAMA DA ÖNEMLİ”

Yeni anayasadaki değişikliklerin büyük ölçüde devletin yetkilerinin sınırlarını çizme, toplumsal farklılıkları kültürel zenginlik olarak kabul etme, insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı maddeleri kaldırma yolunda önemli iyileştirmeler sağladığını kaydeden Prof. Dr. Atar, “Türkiye’nin sadece mükemmel hazırlanmış anayasalara değil, mükemmel hazırlanmış kanun metinlerine ve yine mükemmel hukukçulara da ihtiyacı vardır. Sonuçta bu kanun metinlerini uygulayanlar hakim ve savcılarımızdır. Metin ne kadar iyi olursa olsun, o genel metni tikel bir olaya uygulayacak ve hakkaniyetli bir kara varacak olan hâkimdir. Bu açıdan Hukuk fakültelerine önemli görevler düşmektedir” şeklinde konuştu.

Yeni anayasanın ilk kez halkın temsilcilerinin hazırladığı ve halkın özgür iradesiyle onaylayacağı bir anayasa olacağının altını çizen Prof. Dr. Atar, “Bu bile Türk toplumunun özgürlüğü ve gelişimi açısından önemli bir adım olarak kabul edilmelidir” dedi.

 

“ANAYASAYI MEVCUT TBMM YAPABİLİR”

Yeni anayasayı ancak kurucu bir meclisin yapabileceği, şu andaki TBMM’nin bu hüviyeti haiz olmadığı eleştirilerine de değinen Prof. Dr. Atar “Anayasa yapmak benim konum. Siz 1982 anayasasının maddelerini bu meclisin tek tek değiştirebileceğini kabul ediyor, ama anayasanın tümden değiştirilebileceğini kabul etmiyorsanız burada önemli bir mantıksal çıkmaza girersiniz. Kurucu meclis ancak ortada herhangi bir anayasa yoksa ya da var olan anayasa birileri tarafından çöpe atılmış, yürürlükten kaldırılmışsa konuşulması gereken bir şeydir. Mevcut anayasa kendisinin nasıl değiştirilebileceğinin mekanizmalarını da bize sunan bir anayasadır” şeklinde bu eleştirilere cevap verdi.

Murat Güzel-Memleket