Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın: (3)- "FETÖ'nün Türkiye'de bir operasyon yapma kabiliyeti kalmamıştır. Kamuoyunda bir karşılığı asla yoktur"- "(FETÖ) Beyhude çabalarla artık ölmekte olan o yapıyı ve ölmesi gereken o yapıyı ayakta tutamayacaklarında

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "FETÖ'nün Türkiye'de bir operasyon yapma kabiliyeti kalmamıştır. Kamuoyunda bir karşılığı asla yoktur." dedi.

Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

FETÖ terör örgütü mensubu F-16 pilotlarının gözaltına alınmasına ilişkin bir soru üzerine Kalın, 11 pilotun gözaltına alınmasının hukuk devleti ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kalın, darbeden yaklaşık 2,5 yıl sonra hala FETÖ terör örgütüne mensup kişilerin ortaya çıkmasının, zanlıların gözaltına alınmasının, tutuklanmasının, yargı sürecine intikal ettirilmesinin bu tehdidin hala devam ettiğini gösterdiğini vurguladı.

Bu konunun Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu tekrar teyit ettiğini belirten Kalın, bunlarla ilgili soruşturmalar devam ederken, dosyalar tekemmül ettirilirken sonuçlara binaen bu kişilerin tutuklandığını, gözaltına alındığını, haklarında kararlar verildiğini söyledi.

Kalın, "Bazılarının iddia ettiği gibi keyfi olarak hiçbir delile dayanmadan kanıtsız bir şekilde kimse içeri atılmıyor, işinden ihraç edilmiyor. Bu kişilerle ilgili de soruşturma bugüne kadar devam etti ve bugün tekemmül ettirildiği için bu karar bugün alındı daha önce tekemmül ettirilseydi bu karar daha önce alınmış olacaktı. Bundan sonra da benzer şeyler olabilir tabii ki." diye konuştu.

FETÖ ile mücadele konusunda Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlılığının tam olduğunun altını çizen Kalın, özellikle son dönemde örgütün kendi tabanını ayakta tutmak için yurt dışında Türkiye'ye dönük birtakım propaganda faaliyetleri yaptığını, karalama kampanyalarını artırmaya çalıştığını vurguladı.

- "Kimi hedeflediklerini görüyoruz"

Bazen Amerika'daki televizyon dizilerine para vermek, repliklere ekletmek suretiyle örgütün algı operasyonları yaptığını, bunları çok yakından takip ettiklerini anlatan Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimi hedeflediklerini, nereden kaynaklandığını da çok açık ve net şekilde görüyoruz. Bu tür faaliyetlerin Türkiye'de alıcısı kalmamıştır. FETÖ terör örgütünün Türkiye'de bir operasyon yapma kabiliyeti kalmamıştır. Kamuoyunda bir karşılığı asla yoktur. Ama kendi tabanlarını ayakta tutmak için yurt dışında birtakım çevreleri harekete geçirdiklerini, Türkiye aleyhine yazılar, kitaplar yazdırdıklarını, toplantılar yaptırdıklarını biliyoruz. Bu onların suçluluk duygusunu derinleştirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Beyhude çabalarla artık ölmekte olan o yapıyı ve ölmesi gereken o yapıyı ayakta tutamayacaklardır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak vatandaşlarıyla, kurumlarıyla, STK'leriyle, iş çevreleriyle, ilgili tüm birimleriyle bu habis yapının karşısında net şekilde durmaya bundan sonra da devam edeceğiz."

- Erdoğan'ın miting programı

İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın miting programlarına ilişkin soru üzerine, manifestonun açıklanmasıyla seçim kampanya trafiğinin de başladığını ifade etti.

Şubat ayının ikinci yarısından itibaren bu trafiğin artacağını dile getiren Kalın, mitinglerle, illerle ilgili çalışmaların yapıldığını, netleştikçe kamuoyuyla paylaşılacağını kaydetti.

Kalın, Erdoğan'ın her zaman halkın içinde olduğunu belirterek vatandaşla temasını artıracak il ziyaretleri, salon toplantıları, vatandaş buluşmaları ve mitinglerin gelecek günlerde artacağına işaret etti.

- "Ruslarla da mutabık kaldık"

İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Münbiç ile ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine şu değerlendirmede bulundu:

"Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle Milli Savunma Bakanlığından Moskova'ya gidip dönen heyetin getirdiği haberlerle ilgili o yorumu yapmıştır. Hatırlarsanız orada Münbiç'in dışında Arima bölgesinde de rejimin bazı unsurları var. Bunlar Münbiç'in daha batısında bir birim. Orada 'İşte rejim unsurları Rus güçleriyle PYD'liler ortak devriye yaptı' gibi haberler çıkmıştı. Bunların aslının olmadığını teyit etmiş olduk Ruslardan. O bölgede bizim Amerikalılarla konuştuğumuz şekilde yol haritasının hayata geçirilmesi noktasında biz Ruslarla da mutabık kaldık.

Fakat burada Amerikalıların bir adım atması gerekiyor yani daha önce biliyorsunuz ayrı devriyeler yapıldı, sonra ortak devriyeler yapıldı ama artık bunlar geride kaldı. Şimdi bir sonraki adımı atmamız lazım Münbiç'in içinde bulunan PYD/YPG unsurlarının tamamının artık buradan çıkması ve Fırat'ın doğusuna geçmesi gerekiyor ki biz Münbiç'in güvenliğini devralalım. Sayın Dışişleri Bakanımızın yarın Washington'da yapacağı temaslarında önemli odak noktalarından bir tanesi bu olacak. Umarım önümüzdeki günlerde çok fazla gecikmeden bu yol haritasını tamamen hayata geçirecek adımların atıldığını hep birlikte görürüz."

"Sayın Cumhurbaşkanımız Suriye rejimi ile bazı düşük düzeyli bağlantılar olduğunu söyledi. Rusya'nın bu konuda Türkiye ile rejim arasında ilişki kurulması konusunda baskı yaptığını duyuyoruz." şeklindeki soru üzerine Kalın, Rusya'nın ya da bir başka ülkenin Türkiye'ye herhangi bir konuda baskı yapmasının söz konusu olamayacağını vurguladı.

- "Suriye rejimi konusunda tavrımız baştan beri net oldu"

Birtakım tekliflerde, tavsiyelerde bulunulabileceği ama baskı diye bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getiren Kalın, şöyle konuştu:

"Suriye rejimi konusunda bizim tavrımız baştan beri hep net oldu. Biz, Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde güven ve istikrarını sağlayacak adımların atılması için Cenevre ve Astana sürecinde de bulunduk, bulunmaya devam ediyoruz. Bizim birinci önceliğimiz bütün Suriye halkının Arap, Kürt, Sünni, Alevi, Hristiyan ve Müslüman hepsini kucaklayacak onları daha müreffeh bir barışçıl bir geleceğe taşıyacak siyasi bir yapının kurulması. Bize göre Esed rejimi, meşruiyetini yitirmiş ve geleceği vadetmekten uzak olan bir rejimdir. Bu kadar insanın kanına girmiş, bu kadar kan dökmüş bir rejimin böyle bir rol üstlenmesi mümkün değildir.

Temas noktasına gelince daha öncede Sayın Cumhurbaşkanımız aslında ifade etmiş, ben de hatta buradan bir ya da iki kere basın toplantısında bir soru üzerine söylemiştim. İstihbarat birimlerimiz Türkiye'nin güvenliği çerçevesinde ve Suriye sahasındaki yürüttükleri operasyonların emniyeti ve selameti açısından zaman zaman farklı merkezlerle buna Şam'da dahil, Haseke, Kamışlı'daki rejim unsurları da dahil olmak üzere birtakım temaslarda bulunabilirler. Bunda şaşıracak bir durum yok ama bu direkt rejimin meşruiyetini tanıma anlamına gelmez. Daha operasyonel bir ilişkidir biz tabii Suriye'nin dediğim gibi bütününü kucaklayacak, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği çerçevesinde Suriye'yi daha iyi bir geleceğe taşıyacak siyasi çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın da her seferinde ifade ettiği gibi sahada da masada da olmaya devam edecek."

(Bitti)


Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler