Çok yaygara kopartacaklar çok!
Sabah’tan Emre Aköz, “Çok yaygara kopartacaklar, çok! Ama ne yapalım; hiçbir dönüşüm sancısız olmaz” dedi. Radikal'den Murat Yetkin de Gül'ün cumhurbaşkanı olmasının 7 sebebini yazdı.
Çok yaygara kopartacaklar, çok!
Sabah’tan Emre Aköz, “Çok yaygara kopartacaklar, çok! Ama ne yapalım; hiçbir dönüşüm sancısız olmaz” diyerek Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığını destekledi.
Abdullah Gül sadece AKP'nin cumhurbaşkanı mı olacak, yani " partizan " bir çizgi mi takip edecek, yoksa tüm toplumu kucaklayacak mı? Tahminlerim söyle:
1) Makamların kendine has özellikleri vardır. Mesela seçim döneminde rakiplerinize veryansın edersiniz ama iktidar koltuğuna oturduğunuzda herkesin başbakanı olduğunuzu anlar, ona göre davranırsınız. Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı yapan Abdullah Gül, Çankaya'ya çıktığında da o koltuğun gereğini yerine getirecektir.
2) Gül "partizanca" kararlar verir mi? Valla halen Köşk'te oturan Cumhurbaşkanı Sezer'e bakıyor da, ondan ala bunu yapan oldu mu? Oraya çıktığında "demokrat bir hukukçu" olacağını sandık. Bir süre sonra CHP'den daha CHP'li davrandığını gördük. Yani bir kişinin Meclis dışından gelmesi, onun Köşk'te tarafsız olacağının garantisi değil.
3) Değil partizanca davranmak, tam tersine Gül'ün zaman zaman "eski yol arkadaşı" Tayyip Erdoğan ile uyuşmazlıklar yaşayacağını dahi düşünüyorum. Tabiri caizse Gül, "AKP'nin noteri" olmayacaktır. Ama şunu da kayda geçirelim: Gül, benim "bürokratik elit" dediğim kesime de pabuç bırakmayacak, onların oyuncağı haline gelmeyecektir.
4) "Atatürk 'ün koltuğuna yakışmaz" diyenler de var. Şu ana kadar Cumhurbaşkanlığı yapanlara bakıyorum da... Mesela 1960 darbesiyle oraya oturtulmuş olan Cemal Gürsel çok mu uygundu? "Uzlaşmayla" seçilen Süleyman Demirel, 28 Şubat buçuk darbesini bizzat yönetmedi mi? (Daha sürüyle örnek var, diğerleri için "Çankaya Savaşları" adlı yazı dizimize bakabilirsiniz.)
Tabii kendimizi aldatmayalım: Çok yaygara kopartacaklar, çok! Ama ne yapalım; hiçbir dönüşüm sancısız olmaz. Emre Aköz-Sabah
Gül’ün aday olmasının yedi sebebi
Erdoğan'ın 24 Nisan'da Gül'ün adaylığı kararını açıklamasında da yine bir MYK toplantısındaki "Siz cumhurbaşkanı olmayın, partinin başında kalın" tartışmasının önemli etkisi olduğu biliniyor. Murat Yetkin’e göre bu kez koşullar çok farklıymış. İşte yedi sebep...
Düğüm çözülüyor
Erdoğan'ın 24 Nisan'da Gül'ün adaylığı kararını açıklamasında da yine bir MYK toplantısındaki "Siz cumhurbaşkanı olmayın, partinin başında kalın" tartışmasının önemli etkisi olduğu biliniyor. Ama bu kez Gül'ü adaylığında ısrara taşıyan koşullar çok farklıydı. Şöyle ki;
1- Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin engellenmesi süreci Türkiye'yi ciddi bir asker-hükümet gerilimine ve erken seçime taşıdı,
2- AK Parti'nin seçimde aldığı yüzde 47'ye yakın oy desteğinde bu tartışmanın payı oldu,
3- Buna rağmen asker söylediğinin arkasında olduğunu söyledi,
4- Buna rağmen AK Parti teşkilatlarının önemli kısmı ve muhafazakâr Anadolu sermayesi (Kayserililer grubu öncülüğünde) Erdoğan üzerinde Gül baskısına ara vermedi,
5- Buna rağmen, yani kendisi için ağır bir hayal kırıklığı olan seçim sonucuna rağmen CHP lideri Baykal 'Gül olmasın. Eşinin türbanı nedeniyle değil, kendi görüşleri nedeniyle' diyerek adeta gerekirse bazı dosyaları açacağı imasında bulunuyor (ki bunun Gül'ün aleyhine olmaktan çok lehine işleyeceği söylenebilir)
6- Buna rağmen ABD'den gelen bütün sinyaller Gül yerine toplumun daha geniş kesimlerinin kabul edebileceği sembolik bir ismin iyi olacağı yönünde (ki bunun da Gül'ün aleyhine olmaktan çok lehine işlemesi mümkün)
7- Buna rağmen İslamcı ve liberal entelektüel kesim içinde, askerle kendi hesaplaşmalarını Erdoğan-Gül üzerinden görmek için bunu kaçırılmayacak bir fırsat sayanlar da var.
Gül, on birinci cumhurbaşkanı olmak için şu an AK Parti'nin tek adayı görünüyor. 28 Ağustos günü yapılacak Üçüncü tur oylamada on birinci cumhurbaşkanı seçilebilir, devir teslim olursa, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın şeref misafiri olabilir. İbre'nin artık Gül'ü gösterdiği doğru. Ama yine de Ankara siyaseti hiç olmadığı kadar akışkan ve hâlâ küçük ihtimalleri önemsemekte fayda var. Murat Yetkin-Radikal