Chp Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (3)
Biz Suriye'ye Türkiye'nin müdahalesini doğru bulmuyoruz. Böyle bir tezkere gelirse onay vermeyiz" - "(Gülen'e ziyaret) Hayır öyle bir düşüncemiz yok
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz Suriye'ye Türkiye'nin müdahalesini doğru bulmuyoruz. Böyle bir tezkere gelirse onay vermeyiz" dedi.
Kılıçdaroğlu, Habertürk Televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Çözüm süreciyle ilgili kendilerinin ve kamuoyunun hükümet tarafından bilgilendirilmediği eleştirisini yineleyen Kılıçdaroğlu, CHP'nin barıştan yana olduğunu vurguladı.
Sürecin başından bu yana CHP'nin tavrını ve yaşanan süreci hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Katıldığım her toplantıda şunu söylüyorum; her şeye karşın barışın olmasını ve çözüm sürecinin başarıya ulaşmasını istiyorum. Bana diyorlar ki 'Niçin destek vermiyorsun?' Neyine destek vereceğim. Benim bir bilgim yok. Süreç konusunda iktidarın çok samimi olduğuna inanmıyorum" diye konuştu.
Terörü sonlandıracak siyasal iktidarın toplumsal uzlaşmayı sağlaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının böyle bir yaklaşımıNIN olmadığını ileri sürdü.
Devletin, gayri meşru yapılarla müzakere yapmasından yana olmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, Akil İnsanlar Heyeti çalışmasını da doğru bulmadıklarını söyledi.
Akil İnsanlar Heyetinin kendisinden randevu istediğinin ancak olumlu yanıt alamadıklarının ifade edilmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, "Siyasi otoriteye bağlı akil adam olmaz" karşılığını verdi.
"Çözüm süreci ile ilgili AK Parti'nin çıkıp bir cümle kurduğunu görmedim" diyen Kılıçdaroğlu, süreci sadece aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu 5 kişinin bildiğini savundu.
Kendilerinin açık ve net politika izlediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Ama hükümet? Mesela Sayın Başbakan çıkıp sürecin içeriği konusunda bir cümle etmedi. 'Ben konuşmam' dedi. Kim konuşuyor ? Biz Kandil'den öğreniyoruz" ifadesini kullandı.
- "Hükümetin dış politikası doğru değil"
Parti yetkililerinin son dönemdeki Suriye, Irak ve yapacağı Mısır ziyaretleri hatırlatılarak, "CHP dış politika üzerinden hükümete gol mü atmaya çalışıyor?" diye sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Hükümetin dış politikası doğru değil" dedi.
İzlenen dış politika nedeniyle Türkiye'nin kapısını çalacağı bir komşusunun kalmadığını savunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"(AKP eşittir Türkiye Cumhuriyeti, Türk halkı) demek değildir. Onu söylüyoruz. Bizim halkımız farklı görüşlere sahiptir. Ağırlıklı olarak barışı, demokrasiyi, özgürlüğü savunur. Başka bir ülkenin iç işlerine müdahale etmez. Bizim barışçıl ve güler yüzümüzü karşı tarafa götürüyoruz. Bizim bu ülkelerde ticari ilişkilerimiz var. İş adamlarımız oralarda kıvanç duyacağımız yatırımlara imza atmışlar. Şu anda izlenen dış politikalar nedeniyle bunlar dışlanmış durumdalar. Bunları dışlamaya kimsenin hakkı yok."
Parti olarak son derece başarılı bir dış politika izlediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Onlar da biliyorlar ki biz içeride de dışarıda da barışı savunuyoruz. Onlar da biliyorlar ki CHP bir başka ülkenin içişlerine müdahaleyi doğru bulmuyor" değerlendirmesinde bulundu.
- "Kimyasal silah kullanmak bir insanlık suçudur"
Suriye'de kimyasal silah kullanılmasıyla ilgili uluslararası toplumun nasıl bir tepki vermesi gerektiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, bu ülkede bir insanlık dramının yaşandığına dikkati çekti.
"İnsanlık dramının yaşanmasına en büyük katkıyı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin de verdiğini biliyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye'de yasa dışı sınır kamplarının oluşturulduğunu, orada radikal unsurların eğitilerek Suriye'ye gönderildiğini" iddia etti.
Uluslararası toplumun ülkede kimyasal silahın kullanıldığına yönelik ortak kanaatini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
"Yapılması gereken şu, kimyasal silahı kim kullandı. Bunun açıklıkla ortaya konulması lazım. Ondan sonra gereği yapılmalı. Kimyasal silah kullanmak bir insanlık suçudur. Çünkü ayrım yapmaksızın tüm canlıları öldürüyorsunuz. Bu, doğru değil. Peki Türkiye Cumhuriyeti'nin, BM'nin yapması gereken ne? Önce şu çağrıyı yapması lazım. Tarafları ateşkese çağırması lazım. Taraflar ateşkesi sağlamalı, kim ateşkese uymuyorsa ona karşı bir yaptırım uygulanmalı. Ateşkes önce sağlanmalı, BM'nin uzmanları gitmeli, gerekli araştırmalar yapılmalı, kimyasal silahları kim kullandı bunlar bilinmeli."
Suriye'ye olası bir askeri müdahaleyle ilgili TBMM'ye bir tezkere gelmesi durumunda partisinin tavrı sorulan Kılıçdaroğlu, "Biz, Suriye'ye Türkiye'nin müdahalesini doğru bulmuyoruz. Böyle bir tezkere gelirse onay vermeyiz" diye konuştu.
- "Öyle bir davet geleceğini sanmıyorum"
Kılıçdaroğlu, Suriye'de olası bir çözüm senaryosunda Esed'in olup olmadığının sorulmasına karşılık, kişiye bağlı bir politika oluşturmadıklarını söyledi. Suriye halkının barış içinde özgürce yaşamasını istediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Beşşar Esad mı olur başka biri mi olur ona kararı Suriye halkının vermesi gerektiğine inanıyoruz" görüşünü dile getirdi.
Son dönemdeki ziyaretlerinin yanı sıra Mısır'a da gidileceği hatırlatılarak yöneltilen, "Ziyaretlerde küresel aktörlere mesaj vermek amacı mı var?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Ziyaretin amacı şu, Türkiye'nin barışçıl ve sıcak yüzünü göstermek. Barış, demokrasi, özgürlük istiyoruz, Mısır için de Irak için de Suriye için de. Türkiye, barışı ve demokrasiyi götürmeli oralara. Silahı, radikal unsurları değil" yanıtını verdi. Gazze'yi ziyaret edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Koşullar uygun olursa ziyaret edeceğim" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, "ABD'ye giderseniz Fethullah Gülen ile görüşür müsünüz?" sorusunu, "Hayır öyle bir düşüncemiz yok" diye yanıtladı. ABD'ye koşullar oluşturulabilirse belli bir program dahilinde gideceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Gülen'den davet gelirse gider misiniz?" diye sorulması üzerine, "Öyle bir davet geleceğini sanmıyorum" dedi.
Programın sonunda Kemal Kılıçdaroğlu'na bazı kelimeler söylenerek, serbest çağrışımla aklına gelenler soruldu. Kılıçdaroğlu'nın, kelimelere yanıtları şöyle:
"Öcalan: Çözüm süreci
Başörtüsü: Hepimizin saygı duyması gereken bir olay
Kutsal: İnanç özgürlüğü
Baykal: Partiye hizmeti dokunan saygın lider
Samimiyet: Halka doğruları söylemek
Ölüm: Haktır
Ucube: Sanatın özgürlüğü
Üç çocuk: Özgürlük alanına müdahale
Sisi: Darbeci
Türkiye-Suriye sınırı: Yol geçen hanı
Akil: Saygı duyulan insan
Aşk: Eşim
Erdoğan: Hırslı ve kendini kontrol edemeyen insan
Gül: Sakin ama iktidarın etkisinden kendini kurtaramayan kişi
Sezer: Saygın bir cumhurbaşkanı"
(Bitti)
Muhabir: Sarp Özer
Yayınlayan: Murat Taydaş
Kaynak: