Cevizoğlu Org. Özkök'ü çözdü!

Cevizoğlu Org. Özkök'ü çözdü!

Hulki Cevizoğlu eski genelkurmay başkanı Özkök'ün neden "demokrat" olduğunu çözdü! Cevizoğlu'na göre diğer tüm generallerin yüzükleri sol ellerindeyken, Özkök'ün sağ parmağındaki yüzük AK Parti ile olan diyalogunun sırrı!

Yeni Çağ gazetesi yazarı Hulki Cevizoğlu eski genelkurmay başkanı Hilmi Özkök'ün neden "demokrat" olduğunu çözdü! Özkök AK Parti ile neden sürtüşmedi? Cevizoğlu'na göre diğer tüm generallerin yüzükleri sol ellerindeyken, Özkök'ün sağ parmağındaki yüzük AK Parti ile olan diyalogunun sırrı!


 


Genelkurmay Başkanı'nın yüzüğünün sırrı


 


Başlıktaki genelkurmay başkanından kasıt şimdiki değil. Sayın Hilmi Özkök'ten söz edeceğiz.


Avrupa Birliği(AB) sürecindeki davranışları "ne pahasına olursa olsun, AB olsun"cular tarafından desteklendi. Her açıklaması, "demokratik" bulundu. Biliyorsunuz, son anketler Türkiye'de AB destekçilerinin sayısının yüzde 25'lere düştüğünü gösteriyor. Demek ki, halkın yüzde 75'lik ezici çoğunluğu, bu propagandalara inanmıyor, aynı biçimde Özkök'e destek vermiyordu. (Özkök'e karşı olanların oranını tam olarak bilmek mümkün değil, ancak AB yanlısı olmayanlardan yaklaşık böyle tahmin yapılabilir.)


Onun genelkurmay başkanı olduğu 4 yıl içinde, Türk Milleti ordusuyla gurur duymayı beklerken, 11 askerimizin başına ABD askerleri tarafından "çuval geçirilmesi" ile büyük bir utanç yaşadı!.


Sayın E.Org. Özkök, toplum ve dünya önünde buna yanıt vermedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD'ye nota verilmesi isteklerine karşı, "Bu müzik notası değildir" sözlerine tanık olduk. Burada bile, yürekli bir çıkış yapılamadı.


Tam bunların üzerine, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Birlik Arması'nda mevcut olan Atatürk'ün Kocatepe'deki resminin çıkarılması da, toplumsal yaramıza (bilincimize) tuz biber ekti. Acımız katlandı. Yine toplumun çok büyük sivil tepkisi üzerine, emekli genelkurmay başkanı Özkök, "Değiştirmeseydik gerici olurduk" biçiminde açıklama yaptı!.. (Yeniçağ'da ve birçok yayında, sayın Özkök'ün "yapamadıklarının" listesi yayınlandı, onlara tekrar girmeyeceğim.)


 


YÜZÜKLERİN KARDEŞLİĞİ Mİ?


Hükümet başkanı Erdoğan ile ilişkisi çok eleştirildi. Zaten Ağustos 2006'daki "veda konuşması" da, bana göre, tam bir hükümet üyesinin konuşması gibiydi. Cumhurbaşkanına cevap, hükümete destek içeriyordu. Bu ilişki düzeni içinde, bir gün Anıtkabir'deki törenden ayrılırken, Başbakan Erdoğan kendisine "Hocam" diye hitap ediverdi!..


Şimdi, sizlere emekli genelkurmay başkanının bir fotoğrafını sunuyorum. Bu fotoğraf, basında yer aldı. Benim kaynağım ise, 14 Kasım 2005 tarihli Yeniçağ Gazetesi.


Eski genelkurmay başkanının nikah yüzüğü sağ parmağında. İlk gördüğümde "acaba fotoğraf mı ters basıldı?" diye düşündüm. Ancak, saat diğer kolda. Yani saat sol kolda, yüzük sağ parmakta!..


Bildiğim kadarıyla Türk Ordusu'nun Özkök dışındaki 312 generalinin 311'i yüzüğünü, saatini taktığı sol tarafa takıyor. (Bir general bekar olduğu için nikah yüzüğü yok.) Hatırlanacağı gibi, "Türk ordusunun generallerine hakaret edildiği" gerekçesiyle bir gazeteye 312 general toplu dava açmış, sadece sayın Özkök onlardan farklı davranmıştı. (Ama o da tek başına başka gazetecilere dava açtı.) Diyeceksiniz ki, "yüzüğü sol parmağa taksa ne olur, sağ parmağa taksa ne olur?" Ben "davranış ortaklığı" açısından bir gözlemde bulunuyor, yüzüğün sırrını soruyorum. Bakın bakalım, sayın başbakanın yüzüğü hangi parmakta? Ya, diğer AKP'lilerin? Acaba ortada bir "yüzüklerin kardeşliği" durumu mu var? Bunca fikir örtüşmesi tesadüf ve "demokratik yaklaşım" sonucu mu? (Bir yanlış anlama varsa ya da Özkök fotoğrafın çekildiği güne mahsus yüzüğü sağ ele taktıysa, her an düzeltmeye hazırım. Dikkat edileceği üzere, bu yazı bir hakaret yazısı değil, tespit yazısı. Amacım, kim niye yüzüğünü sağ parmağa takıyor, tartışması değil.) Hulki Cevizoğlu-Yeni Çağ