'Çetelere neden ceza verilmiyor?'

'Çetelere neden ceza verilmiyor?'

Türkiye'nin çetelere hak ettiği cezayı verebilme gücünü göstermesi gerekiyor.

Mehmet Kamış - Zaman

 

Çetelere ceza verebilmek

 

.............. 

Şüphesiz son yıllardaki gelişmeler sayesinde Türkiye, hızla Pakistan ile benzerliklerini üzerinden atıyor. Daha demokratik, daha müreffeh ve dengeleri daha yerinde bir ülke olma konusunda hızlı adımlarla ilerliyor. Ülke içinde gerginliklere neden olan konular birer ikişer çözülüyor. En azından ülkeyi yönetenler, toplum içinde biriken gerginlik alanlarının tek çözüm yolunun, daha çok özgürlük ve daha çok demokratik haklar olduğunun farkında. Geçmiş dönemlerin provokatif acılarından dersler çıkaran toplum ise şimdilik yeni gerginlik alanlarının oluşmasına müsaade etmiyor.

 

Ama ülkede dengeler hâlâ tam anlamıyla oturmuş değil. Hâlâ geçmişte ülkede gerginliklerin nasıl çıkartıldığı, nasıl bir akıntıya maruz kalındığı tam anlamıyla çözümlenebilmiş değil. Mesela Türkiye'nin 12 Eylül sürecine nasıl getirildiğini enine boyuna tartışabilmiş, anlayabilmiş ve ona karşı tedbirler alabilmiş değiliz. Darbeye giden süreçte hangi çetelerin, hangi gizli servislerin parmağının olduğunu tam olarak bilmiyoruz. O süreçte aydınlanamamış yüzlerce dosya tarihin karanlık dehlizlerinde kayboldu. Kim bilir belki 12 Eylül öncesinde de yeni dönemde olduğu gibi çeteler ülkeyi kaotik ortamın içine çekmişti. Üniversitelerimiz henüz bilimsel özgürlüklerine kavuşamadığı için 12 Eylül akademik disiplinle incelenip ortaya konmuyor.

 

Türkiye 11. cumhurbaşkanını seçerken de, 12 Eylül öncesine benzer bir sürece sürüklenmek istenmişti. 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay saldırısıyla başlatılan bu süreçte güvenlik güçlerinin yoğun çabaları sayesinde ülke çapında örgütlenmiş birçok çete peş peşe ortaya çıkartıldı. Kamuoyuna Atabeyler, Sauna, Ümraniye diye isimlerle yansıyan bu çeteler, yeni cumhurbaşkanının seçilmesi sürecinde ülkeyi kaotik bir ortama sürüklemek istiyorlardı. Ama güvenlik güçleri buna müsaade etmedi.

 

Ancak bu örgütlerin hepsine suçüstü yapılmasına, Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan ile bağlantıları tespit edilmesine rağmen doğru dürüst ceza alan bir çete üyesi yok. Hatta Ümraniye çetesine dava bile açılmadı. Durumun böyle olması, bu çetelerin devlet içindeki bağlantıları konusunda akıllara ciddi soruların gelmesine neden oluyor. 12 Eylül 1980 öncesi ile 2006 arasındaki fark, emniyet güçlerinin daha fazla bilgi ve teknolojik birikiminin olmasıydı. Bereket, Türkiye'nin 12 Eylül öncesine dönüştürülmesine müsaade edilmedi. Ancak bunlara ceza verilmiyor.

 

Türkiye'nin, Pakistan gibi üzerine oyunlar oynanan bir ülke olmaktan çıkması için öncelikle ve her şeye rağmen, daha demokratik, daha özgür ve daha müreffeh bir ülke olması lazım. Bu konudaki kararlılığın devam etmesi, toplum içinde gerginlik alanlarına çözüm getirilmesi ve demokratik adımlardan asla geri durulmaması şart.

 

Ama hepsinden önemlisi Türkiye'nin çetelere hak ettiği cezayı verebilme gücünü göstermesi gerekiyor.