Buyur GEL senden çayı esirgemeyiz
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal parti grubunda gündemi değerlendirdi.
CHP Başkanı Deniz Baykal, Meclis grup toplantısında Hükümet'e sert sözlerle yüklendi.. Başbakan Erdoğan'a cevap verdi: Gel senden bir çayı esirgemeyiz..
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal parti grubunda gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmeye ekonomik gündemle başladı. Baykal, Vergi gelirlerindeki öngörülen rakamlar tartışmalıdır. Devlet memurları tarafından ortaya koyduğu tabloya da dikkat çekmek isterim. Emeklilere yönelik de 2.5 2.5 bir artış öngörülmüştür. Bunun ortalaması 3.78'dir. 5 değildir.
ZAM VURGUSU
Petrola zam; elektriğe yüzde 10 zam; temel ihtiyaç maddelerine zam yapıldı. Memurun çok ciddi bir gelir kaybına maruz kalacağı çok açıktır. Yüzde 6 dahi olsa enflasyondaki artış memurun bütün yıl boyunca enflasyon darbesini yemiş olması anlamına gelecektir.
SAĞLIK ALANINDA DAHA BÜYÜK SIKINTILAR OLACAK
Sağlık alanında yapılan reformları da eleştiren Baykal, "Önce herkes doktorunu seçecek, her türlü olanak sağlanacak diye yola çıkıldı. Bazen de vatandaş kazanç sağlamadığı takdirde makbuz vermek durumundadır. Öyle anlaşılıyor ki bu tablo 2010 yılında daha da sıkışacaktır. Türkiye önümüzdeki dönemde de halkın daha çok sıkıntı çekeceği çalışanların daha büyük güçlüklerle karşı karşıya kalacağı bir tabloya sürüklemiştir. Eczaneler tahsil birimine dönüştü. Eczacıların bir de makbuz olayı çıkmıştır. Bu hükümetin siyasi kırılma yaşadığını göstermektedir. Bu tablo özlenen Türkiye olmaktan uzaktır. Halkın daha çok sıkıntı çekeceği bir tablodur. Türkiye safi sermeye yatırımında son sıralarda. Biz sabit sermayeyi ayakta tutarak kalkınmayı destekleyebiliriz ama bu gündemden düşmüştür." dedi.
KEY ÖDEMELERİ
Key mağdurlarının sorunlarına da değinen Baykal "Türkiye'de 6 milyona yakın insan ödemelerini sağlayamamıştır. Bu konuda bir kanun teklifi hazırlıyoruz. CHP olarak KEY mağdurlarının sorunlarına sahip çıkacağız" dedi.
AZERBAYCAN SORUNU
Azerbaycan - Türkiye arasında yaşanan gerilime de değinen Baykal, "Türkiye bir sorunu çözeceğiz derken başka büyük bir sorunla Türkiyemizi karşı karşıya bırakmıştır. Türkiye Ermenistan sınır kapısının açılması konusunu malesef kendi özel ilişkilerini özel angajmanlarını dikkate almadan çok yanlış yönetmiştir. Kaş yapayım derken göz çıkarmıştır. Birilerini mutlu edeceğiz diye çok ciddi sıkıntılar ortaya çıktı. Çoktan diyorduk sakın Azerbeycanı küstürecek bir şey yapmayın diyorduk. Bakan geldi sakın imzalamayın dedik. Şimdi de tartışmalı protokolleri Meclis'e getiriyorlar." dedi.
GÜCÜNÜZ PKK'YA DEĞİL AZERBAYCAN'A YETİYOR
Bursa'da yapılan Türkiye - Ermenistan maçına Azerbaycan bayrağının alınmamasını eleştiren Baykal "14 Ekim’de Bursa’da Ermenistan Türkiye futbol maçı oynandı. Sınır krizi yetmiyormuş gibi bir de bayrak krizi yaşandı. Valilik doğrudan harekete geçti, biz bizzat valiye baskılar yaptık. Ama bir defa bu iş çıkmış oldu ve Azerbaycan bayrakları toplatıldı. Daha dün PKK bayraklarıyla sınırda binlerce insan, güvenlik güçlerinin gözlerine baka baka, o bayraklarla gösteriler yapıyorlar. Bunların hepsini içinize sindiriyorsunuz, ama kardeş Azerbaycan’ın bayrağını Bursa’da bir maçta bulundurmasını yasaklama gereği duyuyorsunuz. Gücünüz sizin PKK’ya yetmiyor da Azerbaycan’a mı yetiyor?" dedi.
DOSTLUĞU YANLIŞLIKLARA KURBAN ETMEYECEĞİZ
AKP hükümetini eleştiren Baykal, "Azerbeycan - Türkiye dostluğu hükümetlerin politikasına kurban edilemez. Azeri halkı da Türk halkı da bunlara izin vermez. Azerbeycan halkı güven içinde olsun. Türk milletinin dostluğu her şeyin üzerindedir. Azerbeycan'da gönül kırıklığı olmasın. Gereksiz yere gerilim tırmandırılmasın. Azerbeycanlı yetkililerin de gerekli duyarlığılı sergileyeceklerine inanıyorum. Bu yanlışlıklara Türk Azerbeycan dostluğunu kurban etmeyeceğiz." dedi.
DAĞDAN İNEN PKK'LILAR
Dün Habur'dan Türkiye'ye inen PKK'lı grup hakkında da konuşan Baykal, "Dün ortaya çıkan görüntü ile uzun zamandır açılamayan açılımın ne olduğu ortaya çıkmaya başladı. Hükümet işi gücü bıraktı. Varsa açılım yoksa açılım. nedir söyleyin diyorsun söylemiyorlar. Süreç diyorlar; ucu açık diyorlar. Siz de gelin diyerek bileni bilmeyeni işin içine sokmaya çalışıyorlar. Dün neyin çıkmakta olduğunu gördük. Dünkü tablo neyi ortaya koymuştur? Dünkü tablo fevkalede açıklayıcıdır. Bu açılım tartışmasının içinde ne yatıyor ilk ayağı dün ortaya çıkmıştır. Sürecin niçin gizli götürüldüğü niçin hazmettire hazmettire götüreceklerini şimdi anlıyoruz. Mahmur'dan bir grup 8 tane de Kandil'den 4 erkek 4 kadın aynı anda karar alıyorlar. İkisi belli bir yerde buluşuyorlar. Sınır kapısına geliyorlar. Özel yetkilendirilmiş savcılar hazır bekliyorlar. Milli İstihbarat Teşkilatı tepeden tırnağa orada. İçişişleri müsteşarı orada. Devletin bütün teşkilatı karşılamada hazır bulundu. Bu durum gösterdi ki İmralı'nın yol haritası uygulamaya koyulmuştur. Sen istediğin kadar İmralı'yı muhatap almıyorum de. Hükümet İmralı'yı muhatap almaya başladı." dedi.
PİŞMANIZ DEMİYORLAR
Sordunuz mu PKK'lılara "Artık silahlı mücadeleye devam etmeyeceğiz. Sizden istediğimiz bizi topluma kazandırın mı diyorlar; silahlarımızı gömdük mü diyorlar. hepimiz sıraya girdik mi diyorlar". Niye geldiniz diye sorulduğunda biz buraya elçi olarak geldik diyorlar Elçi... Ellerinde mektupla geliyorlar. Pişmanlık yasasını istemiyorlar. Ben pişmanlık talep etmiyorum diyor. Sizlerle şartıları tartışmak üzere geldik gereğini yapın yapmazsanız görürsünüz diyorlar...
TESLİM OLMAYA DEĞİL TESLİM ALMAYA GELDİLER
AKP neden bizim ısrarla görüşmek istiyordu. Orada bizim de olmamızı istiyordu. Sen tam kadro gittin. içişleri bakanı, Başbakan çıktı dedi ki, Açılım masada dedi. Yani İmralı'nın taleplerini şartlara müzakereler bağlı kabul edebiliriz demektir.
Başbakan dedi ki açılım masadadır. Şu anda Başbakan Kürt açılımı bağlamında uzun dönemde de olsa açılımın masada olduğunu ifade ediyor. bu ne demektir; biz İmralı'nın taleplerine şartlara zamana bağlı olarak dikkate alabiliriz demektir. Dünkü gelenler yapılan pazarlığın avans ödemesidir. O PKK'lılar teslim olmaya değil teslim almaya geldi. Bu bir Türkiye projesi değildir. Bu bir AKP DTP ve PKK projesidir. CHP olarak etkili muhalefeti oluşturmaya devam edeceğiz..
BAYKAL - ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ
Başbakan Erdoğan'la yapacağı görüşmeye ve Erdoğan'ın GÖRÜŞMEYECEĞİM sözlerine de değinen Baykal, "Böylesine önemli bir konudaki görüşme kapalı kapılar ardında ikimiz arasında yapılamaz. Başbakan'a bildirdik. Mektubu aldı inceledi. Teşekkür etti. "Görüşeceğiz" dedi. Teşekkürü aldık. Görüşmeyi kabul ettiğini öğrendik. Ve beklemeye başladık. 5 gün geçtikten sonra Başbakan anlaşılan doluya koymuş almamış; boşa koymuş olmamış. Bugün çıktığı "görüşmeyeceğim" diyor. Takdir senin. "Görüşelim" diyen de sensin vazgeçen de sensin..
İÇECEĞİN ÇAY OLSUN
Vazgeçiyor da sükunetle vazgeçmiyor. Ahlaksıklık diyor. Her kim ki iki lafın birine ahlaksızlık der; bi dakka durun orada diyeceksiniz. Bu kadar çok ahlaktan bahsedenlerinde.. Yarası olan gocunur. Bana diyor ki "kapın açık olsun" Benim kapım açık herkese açık. Sen diyorsun ki sadece bana açık olsun. Kapım açık buyur; içeceğin çay olsun. Senden çayı esirgeyecek değiliz. Senin gönlünü hoş tutmak için her şeyi yaparız. İyşbirliği içinde olduğumuz izlenimini vermene müsade etmeyiz. Seninle bu yanlış istikamette yol arkadaşı olduğum izlenimini vermek istemiyorum. Evet kayıt altında olmasını istiyorum. hemen ilan ediyorum da demiyorum. Yok öylle şey, 70 milyonun bileceği şekilde geleceksen gel bekliyorum seni; açık kapım.. Yine de gel tehnada buluşalım diyorsan yok tenhada buluşmak yok.
