Büyükanıt Paşa neden eleştirilmedi

Büyükanıt Paşa neden eleştirilmedi

Ahmet Hakan, aniden biten operasyon için Erdoğan'ı eleştiren yazarlara yüklendi

Yaşar Paşa'ya da bir şey söylenir mi?

 

Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’a yaptığı "kara harekátı", ABD’den gelen mırın kırınların ardından "pat" diye bitiverince... Ortaya çıkan "ulusal gurur zedelenmesi" karşısında... Bazı kalemler, Başbakan Erdoğan’a yüklenmeye başladılar: "Sen misin ABD’ye rest çeken! Hani istediğin zaman çekilirdin? Bak, işte böyle tıpış tıpış çekilmek zorunda kalıverirsin..." Başbakan Erdoğan, istediği kadar, "ABD istedi diye çekilmedik kardeşim... Karar Türk Silahlı Kuvvetleri’nindir" falan diyerek durumu kurtarmaya çalışsın... Külyutmaz kalemlerin yanıtı hazır: "Hadi oradan! Bunu yer miyiz? Bize de mi lolo?.." Gerçekten de... Amerikan mırın kırınlarının ardından gelen "pat" diye çekilme durumu, böylesi bir külyutmazlığı fena halde beslemektedir.

MADEM Kİ BASIN KÜL YUTMAZ

Ancak benim bazı kalemlerdeki külyutmazlığın, ilkesel olup olmadığı konusunda ciddi kuşkularım var... Çünkü Başbakan Erdoğan’a, "Hani ne oldu restin? ABD tak diye emretti, sen şak diye uydun" diye ağır eleştiriler yönelten kalemlerin... Aynı cevval ve gözü pek tutumu Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’a karşı göstermeyeceklerinden eminim... Yaşar Paşa da, tıpkı Başbakan Erdoğan gibi, "ABD emretti, Türkiye çekildi" yaklaşımını tekzip eden bir açıklama yaptı mı? Yaptı... "Harekátı askeri ihtiyaçtan bitirdik... Tereyağından kıl çeker gibi çekildik" dedi mi? Dedi... Bu durumda eğer mesele "külyutmazlık" ise, Yaşar Paşa’ya karşı da külyutmaz olunması gerekmez mi? Başbakan Erdoğan’a, "Bize de mi lolo" diyen bir kalem, Yaşar Paşa’ya da, hiç olmazsa "Aman Paşam... Yapmayın... Her şey ortada" şeklinde nazik bir çıkış yapabilmeli... Değil mi ama?

Ahmet Hakan-Hürriyet