Büyük mahkemeye bak!
Anayasa Mahkemesi, CHP’nin başvurusu üzerine 3 günde karara bağlayarak, oy çokluğu ile haklı bulduğu “367 dayatması”nın gerekçesini üstünden 43 gün geçti, ancak halen açıklamadı.
3 günde karar verdiler, 43
gündür gerekçe bulamadılar
CHP, 27 Nisan tarihinde saat 19.20’de 367 sayısı sağlanamadığı gerekçesiyle cumhurbaşkanlığı seçimi ilk tur oylamasının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebi ile Anayasa Mahkemesi’nde dava açmış, Anayasa Mahkemesi jet hızıyla skandal bir karara imza atarak, cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. turunda toplantı yeter sayısının 367 olması gerektiğine karar verdi ve seçimin ilk turunu iptal etmişti.
Aradan tam 43 gün geçmesine rağmen Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını açıklamadı. Oysa kararın açıklandığı gün “gerekçesinin en kısa süre içerisinde yazılıp açıklanacağı” bildirilmişti. Aradan 40 gün geçti, ancak gerekçeli karar halen açıklanmadı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu’nun görev süresi bugün doluyor. Yüksek mahkeme yarından itibaren başkanlık seçim sürecine girecek. Bu durumda, gerekçeli kararı gündemden düşürme gayretinde olduğu ifade edilen Anayasa Mahkemesi zaman kazanmış olacak. Mahkemenin bu tavrını Vakit’e değerlendiren hukukçular, “Kararı gerekçelendiremiyorlar, dolayısıyla bir ses çıkmıyor. Böylece konu gündemden düşecek, unutulup gidecek” görüşünde birleştiler.
Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Necati Ceylan, “Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararı ile ilgili gerekçe bulması çok zor. Kolay olsaydı şimdiye kadar açıklamış olurlardı. Gerekçelendiremedikleri için süreyi uzatıyorlar. Doğrusu ben nasıl bir gerekçe ileri süreceklerini çok merak ediyorum” diye konuştu.
Eski Cumhuriyet Savcısı Avukat Ömer Köse ise, “1996 yılı başında Anayasa Mahkemesi, Yılmaz hükümetinin güven oylamasını iptal etmişti. Çok uzun bir süre gerekçeli karar açıklanmadı. Gerekçeli karar açıklandıktan sonra görüldü ki, bir hukuk mektebi öğrencisi dahi bu kararı yazabilir. Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararıyla ilgili gerekçesini geciktirmesinde de aynı şey var. Yani orada müzakere yapılmıyor mu, yapılıyor. Müzakereler kayıt altına alınabilir. Bu görüşleri hukuk dili ile gerekçe haline getirirsiniz. Hüküm fıkrasını yazarsınız olur biter. Ancak bilinçli olarak geciktiriliyor. Böylece konu gündemden düşecek, unutulup gidecek.” Vakit