“Burası Türkiye”
Şair Nabi’nin mezarına 3 kişi daha gömülmüş. Olayın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne günler önce bildirilmesine rağmen Başkan Kadir Topbaş’ın vurdumduyumaz bir tavır sergilemesi tepkilere yol açtı.
Divan edebiyatının en ünlü isimlerinden ve peygamberimiz için yazdığı naatı dillerden düşmeyen Şair Nabi'nin Karacaahmet’teki kabrine, üç yıl önce bir kadının defnedildiği ortaya çıktı. Mezartaşı ve kitabenin bile söküldüğü mezara, latin hurufatıyla "Nabi Sülaleyi Nabiy Eden Süleyman Gil'i Af Eyle Hz. Hüseyniye'den Süleymangil'in Biricik kızı Betül Topçubaşı'na El Fatiha" tabelası kondu. Durumu Urfalı gazeteci Yusuf Kürkçüoğlu ortaya çıkardı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdi fakat Kadir Topbaş vurdumduyumaz bir tavır sergiledi.
Şair Nabi’nin tahrip edilen mezarı Urfa milletvekili Mehmet Atilla Maraş’ın gündeminde. ‘Başkan Kadir Topbaş'a çağrıda bulunuyorum, soruşturma açtırsın ve sorumluları tespit ettirsin. Savcılara da çağrıda bulunuyorum. Hemen soruşturma açılması gerekir’ diyen milletvekili Maraş, sorumlular tesbit edilmezse Meclis'i ayağa kaldıracağını söyledi.
Divan şiirinin usta ismi
Nâbî (1642-1712) Şanlıurfa'da doğdu. Asıl adı Yusuf'tur. 24 yaşında İstanbul'a geldi. Kendisini himaye eden Musahib Mustafa Paşa'nın ölümü üzerine İstanbul'dan ayrıldı. Halep'e gitti. Burada 25 yıl kadar kaldı. Rahat bir hayat yaşadı. 1710'da tekrar İstanbul'a döndü. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. İstanbul'da öldü. Döneminde üstat bir şair olarak kabul gördü. Nâbî, didaktik şiire önem verdi. Nabi'nin yayımlanmış Dîvân'ından başka bir Farsça Dîvânçe'si, Hayriyye, Hayrabad ve Surnâme adlarında üç mesnevisi bulunmaktadır.
Nabi’nin en önemli eseri ise yüzyıllardır halkın dilinde olan ve peygamberimizin kabrine ziyaret için giderken yazdığı, ‘Sakın terk-i edebden kuy-ı mahbub-ı Huda’dır bu/ Nazargah-ı Ilahi’dir makam-ı Mustafa’dır bu’ diye başlayan o ünlü yakarışı.
Yeni Şafak