M. Mustafa Özdemir

M. Mustafa Özdemir

Bu pazar seçim olsa?

Rakamlara girmeyeceğim.

“Şu parti şu kadar oyunu artırdı, bu parti şu kadar düşürdü, seçmen şu mesajı verdi…”

Sonucu da mesajı da net bir şekilde ortada olan seçimde rakamlara girmeyeceğim.

Sonucu herkes gördü de Muhalefet göremedi.

Belki de daha önce yaptıkları gibi görmek istemediler.

Gerçeklerle yüzleşmek istememişlerdir belki de.

Belki de yine “faturayı Millete kesme” mesafesi bıraktılar.

***

CHP’yi biliyoruz.

Anadolu insanıyla hiç barışamadı.

Hep hor gördü dışladı.

“Bidon kafalı göbeğini kaşıyan adamlar...”, “Dağdaki çobanla benim oyum bir mi olacak” diyen Beyaz Türklerin, kendilerini Asil ve Seçkin görenlerin partisi oldu. 

Fakir bıraktıkları Anadolu insanını, hem tıkış tıkış minibüslere binmek zorunda bıraktılar, hem de ter kokuyor diye burun kıvırdılar.

Çocuklarını askere aldılar, ama annelerini, babalarını kışlalara sokmadılar.

Tel örgüler arkasından gözü yaşlarıyla, çocuklarının yemin törenlerini izletmek zorunda bıraktılar.

Onlar köylü, üstüne üstlük başörtüsü, çember bağlayan, şalvar giyen insanlardı…

Öyle ya Anadolu insanı; fakir, dışlanmış, ezilmiş, bu ülkenin siyahları olmak durumundaydı.

Öyle olmazsa seçkinlikleri nasıl belli olacaktı!

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, işte Anadolu halkının bu makus talihini değiştirdiği, onlara değer verdiği için 9. zaferini aldı.

CHP’nin, Halka hakaret etmesini, değişmemekte de ısrarını ve “diyelim ki” anlıyoruz…

***

Peki ya MHP?

MHP, bu ülkenin Anadolu insanın partisi değil miydi?

Bozkırların, varoşların partisi değil miydi?

Ovalar “Bozkurt Yuvası” değil miydi?

Anadolu insanının sözcüsü, kollayanı, kanat gereni olmayacak mıydı?

MHP, CHP’yle o kadar içli dışlı ve iyi anlaşan bir parti oldu ki; “CHMP” ismi adı altında seçime girecek kadar benzeştiler.

Bugün halka hakaret etmede, dışlamada CHP’yi geride bırakır oldu MHP.

16 yılda 12 seçim kaybeden Sayın Devlet Bahçeli, 10 Ağustos akşamı, istifa etmesinden falan vazgeçin, şapkayı önüne alıp düşünme ve özeleştiri yapma yerine, hakaret ederek faturayı yine Millete kesti.

Keşke MHP, en az BDP-HDP kadar kendi olabilseydi.

En azından CHP’yi, Sayın Bahçeli’nin deyişiyle, “dik duruş, temiz yönetim ve ilkeli siyaset partisi” yapmamış olurdu.

İşe Sayın Bahçeli’nin sözleri:

 “…Esasen bugün, rüşvet onay görmüş, dürüstlük kaybetmiştir. Yolsuzluk olur almış, adalet gerilemiştir. Haram yükselmiş, helal düşmüştür. Zillet, rezalet ve hezimet öne geçmiş; dik duruş, temiz yönetim, ilkeli siyaset geriye düşmüştür...

…Şayet demokratik iradesini sandığa yansıtmayanlar zahmet edip oylarını kullanmış olsalardı, bugün Türkiye'nin bambaşka bir gündemi, çok farklı bir seçim sonucuyla karşılaşması kaçınılmazdı. Üzülerek söylemeliyim ki vatan için, bayrak için, ülke için, devlet için, gelecek için sandığa gitmekte ayak sürüyenler bundan sonraki olumsuzluklarda ister istemez pay sahibi olacaklardır."

Bir de Sayın Erdoğan’ın balkon konuşmasındaki sözlerine bakalım:

“…Sandık başına giden her bir kardeşime teşekkür ediyorum. Bize oy versin ya da vermesin oyunu kullanan, bu tarihi günde tarih yapılmasına ve yazılmasına katkıda bulunan her bir vatandaşıma teşekkür ediyorum.

… Bize destek veren başta CHP, MHP, HDP, Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi gönül vermiş kardeşlerim olmak üzere siyasi partilere ve  onların mensuplarına da teşekkür ediyorum…”

10 Ağustos seçimlerinden 2 gün sonra soru şu:

Bu pazar seçim olsa?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum