Bu milliyetçilik ise evet milliyetçiyim! VİDEO
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, tezkere konusuna değinip muhalefete yüklenirken, Diyarbakır Emniye Müdürü'nün sözlerine de cevap verdi.
Bu hafta Kuzey Irak ile ilgili tezkere meclise gelecek, Suriye ile ilgili tezkere ise Meclis'ten geçti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ilgili soru önergesi bu hafta Meclis'e gelecek.
Türkiye'nin en büyük kentsel dönüşüm projesinin startını verdik. Türkiye'yi Japonya gibi afetler karşısında dayanıklılık gösteren bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Öncelikle kamu binaları ile başladık yıkmaya bu yıkımları gören vatandaşlarımız da bu seferberliğe katılmak için gönül verdi.
Türkiye'nin en büyük arıtma tesisini hizmete açtık. Belediye Başkanı olduğum dönemde Haliç'i temizliyerek bir belediyecilik örneği ortaya koyduk. İşte o süreç bugün gelinen nokta ile devam ediyor. Orada arıtılmadan giden suyu bir şişenin içinde gösterdim ve arıtıldıktan sonraki halini gösterdim ortaya çıkan fark net bir şekilde görünüyordu.
AK Parti bir ilklerin partisi. Bu ilkleri artık yurtdışında da gerçekleştiriyor. İstanbul'umuz için gerçekten hayati önem taşıyan bu tesislerin hayırlı olmasını diliyorum...
Bu hafta dünyanın önde gelen yatırımcıları ile buluşacağız ve onları buralara yatırım yapmaları için davet edeceğiz. Bir dizi temaslarda bulunacağımız için önümüzdeki hafta grup toplantısı yapmayacağız.
Ermenistan'daki haksızlık karşısında Karabağlı kardeşlerimizin yanında yer aldık almaya da devam edeceğiz. İran'daki kardeşlerimizin her zaman yanında olduk, Boşnak kardeşlerimizi unutmakta asla mümkün değil. Bu örnekleri çoğaltmakta mümkün.
AK Parti köklü medeniyet geleneğinden aldığı güç ile dünyaya daha geniş bir vizyon ile bakıyorlar.
Sığ derede yüzmekte zorlananlar engin denizlere açılmaya cesaret edemezler. Türkiye Cumhuriyeti gölgesinden korkanlar ile değil yedi düvele meydan okuyanlar ile yükselmiştir.
AK Parti hükümeti ülkenin menfaatlerini her zaman gözetir. Bunu kast eden mihraka da asla müsade etmez. Türkiye'nin onurunu aynı kararlılıkla muhafaza etmeyi de sürdüreceğiz.
TEZKERE
Tezkere görüşmelerinde tarihe not düşülmesi gereken ibretlik görüntüler ortaya çıkmıştır. Ana muhalefet partisi temsilcilerinin tezkereyi değerlendirme biçimleri zamanı geldiğinde daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye'ye bir başka ülkeden silah doğrultuluyor, her gün neredeyse ateş ediliyor...
CHP zihniyetinin bu zulme görmeyip Esed'e arka çıktığını biliyoruz. İlk atışlarda sesimizi çıkarmadık daha sonralarında nota verdik ama son gelen ateş ile biz artık buna müsade etmiyeceğimizi gösterdik.
Bize verilen tezkere ile savaş çıkartacağımızı söylüyorlar. O işin perde arkası..savaşır veya savaşmayız o zamanı gelince görülür. efendim blöf yapılıyormuş, o blöfü da zamanı gelince görürsünüz.
Siz Amerika'nın karşısında el pençe divan duruyorsunuz. Biz böyle bir tabloyu yaşamadık yaşamıyoruz da. Milletin nasıl bir tablo görmesini arzu ediyorsa onu gösteriyoruz.
Ülkenize top atışları yapılsa siz ne yaparsınız, alttan mı alırsınız, sineye mi çekersiniz...Sizin kitabınızda yok mudur...Hiç mi istiklal Marşını okumadınız...
Tezkere bu parlemento da saatlerce alkışlanarak geçmiştir. Siz destek verin, vermeyin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yapılan her türlü saldırı karşısında bizi görecektir. Artık karşılıksız bırakmak diye bir şey yok. Devlet olmanın gereği her türlü tedbiri almak ve gereğini yerine getirmektir. Elimizdeki tüm araçları, diplomasinin tüm kollarını kullanıyoruz ve kullanmaya da devam edeceğiz.
Böyle büyük bir milleti CHP zihniyetinin kaprislerine alet edemeyiz. Türkiye'nin kaderini tezkereye karşı çıkmak adına Suriye'ye destek veren bir zihniyete bırakamayız. Bu anlayışı ile BDP'nin kuyruğuna takıldığı bir daha görülmüştür. CHP sözcüleri tezkere konusunda yaptıkları her açıklamayla milletin gözünden düşüyorlar. O yüzden burdan sesleniyorum susun artık çünkü konuştukça batıyorsunuz. Burdan MHP'ye bu anlamda teşekkür ediyorum.
SURİYE
Suriye'deki gelişmeleri tüm devletler yakinen takip ediyor, her kararımızı destekliyorlar ama bakıyorsunuz ki Türkiye'nin ana muhalefet partisi karşı çıkıyor. Biz Suriye konusunda siyasi ve ekonomik davranmıyoruz. Türkiye'nin yanı başındaki yangına sessiz kalması mümkün değildir.
Bugün Suriye'den kaçıp gelen 100 bin kardeşimiz Türkiye'de bulunuyor. Biz onları burada en iyi şekilde ağırlamaya devam edeceğiz. Bizim Suriye politikamızı eleştirenler bizim nasıl bir politika gütmemizi bekliyorlar. Kapıları kapatalım onları Esed'in zulmünün kucağına mı bırakalım. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama asla kendisine sığınan kişiye sırtını dönmez.
Bizim için Suriye dünyadaki her hangi bir ülke değil. Suriye halkının içinde bir çok kan bağı ile bağlılığımız olan insan var.
Biz Suriye'de yönetim değiştiğinde aradaki fiziki engelle kalktığında önce Suriye'ye koştuk ve kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Çevre ülkelerde ardı ardına vatandaşlar sokağa döküldüğünde biz Esed ile konuştuk ona yol gösterdik, ama o bizi oyaladı ve orada da halk sokağa döküldü.
Ülkemdeki bazı mahvillere de sesleniyoruz. Suriye halkı bizim canımız ciğerimizdir bizim derdimiz zalim Suriye yönetimidir. Ancak tezkere konusundaki tutumu CHP yönetiminin Suriye rejimiyle ortak hareket ettiğinin bir resmidir.
Burdan Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Arap Baharı sırasında iktidardan düşenler Sünniydi...Biz de hiçbir zaman mezhep ön planda olmamıştır. Biz hiç bir zaman zalimin yanında olmadık. Senin bunlardan haberin var mı... İran Şii ama nükleer konusunda Amerika'ya rağmen biz İran'ın yanında yer aldık. Sen AK Parti iktidarını ne zannediyorsun, önce bir aynaya çık bir bak...
O EMNİYET MÜDÜRÜNE TEPKİ!
Elinde silah olan kan döken, can alan, tehditi yöntem olarak benimsemiş hiçbir kimseye müsammamız olamaz. Eline silah alan kişileri 'iyi çocuklardı' diye nitelendiren anlayışa da hiç bir zaman prim vermedik vermeyeceğiz de...
Biz hiçbir eli silahlı katille ağlamadık ağlamayacağız da. Biz birilerini memnun etmek için hoşgörülü konuşmayacağız. Bırakın siyaseti siyasetçiler yapsın, siz görevinizi yapın... Evlatlarımızı ketleden teröristler için ağlamayız...
EVET MİLLİYETÇİYİM
Ölüm makineleri haline gelmiş insanlar için devletin kahhar yüzünü de göstermekten çekinmeyeceğiz. Bu söylemlerim üzerinden bazı gazeteler hemen 'Erdoğan'dan milliyetçi söylemler' diye başlık atacaklar evet buradan sesleniyorum bu söylemlerimden ötürü milliyetçi isem evet ben milliyetçiyim...
ANA DİLDE EĞİTİM YOK!
Ana dilin öğrenilmesi haktır, bunu okullara getirdir. Ancak ana dilde eğitim diye bir şey yok... Resmi dil Türkçe'dir, seçmeli ders olabilir. Belediyenin kapısında Türkçe müdür yerine Kürtçe müdür yazmasının gereği yoktur. Türk vatandaşlarının başka ülklerde azınlık olduğu yerde bile anadilde eğitim yok.
